• BIST 98.314
  • Altın 144,066
  • Dolar 3,5732
  • Euro 3,9941
  • Kocaeli : 10 °C
  • İstanbul : 17 °C
  • Sakarya : 8 °C

Sen üzülme Gülşah

M.Tanzer Ünal

Gazetemizin dünkü manşetiydi.

Tam bir pazar haberi…

“İki fakülte bitirdi, iş bulamayınca Ereğli Balık Hali’nde babasıyla çalışmaya başladı. Körfezin güzel balıkçı kızı Gülşah Teke…”

Şimdi bu habere pek çok kişinin “Vah, vah!” diye tepki verdiğini sanıyorum.

Ben, benzer tepki verenlerden değilim.

Türkiye’nin şartları içinde…

Yaşamın normal akışında…

Gülşah’ın, babasının mesleğine sahip çıkmasını takdirle karşılıyorum.

Aferin sana Gülşah!

Sakın üzülme…

Sakın yüksünme…

Sakın, “Oku oku, sonunda balıkçı ol” diye kendi kendine kızma…

Tam aksine, mutlu ol!

Aile işletmesinde çalışmaya başladığın için gururlan!

“Bu işi babam kurmuş, ben büyüteceğim” diye kendine hedef koy!

Yaptığın eğitimler boşuna değil.

Kimya mühendisliği okumanı, işletme okumanı boşuna sanma.

Gördüğün eğitimlerin, yaptığın işle bağlantılarını kur.

Göreceksin, bu bağlantılar seni sektöründe “farklı” kılacak.

Başladığın işi sev.

Sakın “Ne yapayım iş bulamadım, mecburen balıkçılık yapıyorum” diye düşünme.

Varsa böyle bir düşüncen kafandan at.

Madem okumayı, eğitim almayı seviyorsun, yaptığın işle ilgili “bilgi eksikliği”ni gider.

Oldu olacak, üçüncü bir fakülteye kaydını yaptır, “su ürünleri” diploması da al.

Veya su ürünleri konusundaki kaynak kitapları temin et, oku.

Kim bilir belki ileride “kültür balıkçılığı” işine de girersin.

Körfezin kıyısında farklı konsepte bir balıkçı lokantası da hani hiç fena olmaz.

Su ürünleri geniş bir yelpaze…

Yapılacak çok iş var.

***

Tekrar ediyorum…

Sakın üzülme Gülşah!

Senin bu hareketin, üniversiteyi bitirip de babasının yanında çalışmak istemeyenlere de, babasının işini küçümseyenlere de örnek olacaktır.

Üniversite bitirmek, illa, devlette veya özel sektörde, bir başkasının yanında, ücretle çalışmayı gerektirmez.

Bu anlayış yanlış!

Türkiye bundan kaybediyor.

Gençler, bütün olanaksızlıklara rağmen, kendi işini kurmaya çabalamalı.

Girişimci olmalı…

Çalışmalı, üretmeli…

Bizim nesil, bizden sonraki nesil, bunu başaramadı, ama günümüz gençleri bunu başarmalı.

Türkiye “masa başı işlerle” kurtulmaz.

Türkiye’nin kurtuluşu, üretimde!

Sanayi üretiminde…

Teknoloji üretiminde…

Tarımsal üretimde…

Kaliteli hizmet üretiminde…

Gülşah, kolay gelsin!

Sakın kararından dönme!

Daha iyisini, daha ilerisini düşün!

Senin bu kararın, diğer gençlerin de yollarını bulmalarına yardımcı olacaktır.

 

Emekliye yok, vekile 10 bin lira promosyon

“Bakıyoruz” dediler…

“Çalışıyoruz” dediler…

“Anlaşmak üzereyiz” dediler…

“Yılbaşında tamam” dediler…

“Yılbaşına yetişmedi, Ramazan Bayramı’na ödeme var” dediler…

Ramazan Bayramı geçti, Kurban Bayramı geçti…

Bir önceki bakan, “Yılbaşında emeklilere kesin promosyon var” deyip çekip gitti…

Yeni Bakan Mehmet Müezzinoğlu, ayağının tozuyla, “Devletin böyle bir taahhüdü yok” deyiverdi.

Böylece…

Emekliye promosyon konusunda, şimdiye kadar siyasetçilerin verdiği sözlerin “gerçek olmadığı” ortaya çıktı.

Balon söndü!

***

Tam bu sırada…

“Emekli millet”ten esirgenen promosyonun, milletin vekillerine “bonkörce” ödeneceği ortaya çıktı.

Her milletvekiline, yılbaşında 10 bin lira “maaş promosyonu” ödenecekmiş.

Eh ne diyelim…

“Adaletin bu mu Türkiye?” demekten başka ne söyleyebiliriz?

 

Şu uğraştığımız şeylere bakın

*PKK, PYD, FETÖ terörüyle başımız dertte…

*Suriye ve Irak’la sorunlar yaşıyoruz…

*Bütün Batı dünyasıyla köprüleri attık…

*Ekonomik kriz patladı patlayacak…

Biz bütün dikkatlerimizi bu sorunların çözümüne vereceğimize, bakın ne kadar ucube, ne kadar zevzek, ne kadar pespaye işlerle uğraşıyoruz.

*Abdülhamid’in 174.doğum yıl dönünde sempozyum düzenliyoruz.

*Anıtkabir’e plastik çocuk bahçesi kuruyoruz.

Millerin kafasını böylesine zevzek, böylesine pespaye işlerle bulandırıyoruz.

Yani şimdi, bütün sorunlarımız bitti de, sıra Abdülhamid’in doğum gününü kutlamaya mı geldi?

Anıtkabir’e “çocuk bahçesi” yapmaya mı geldi?

Hedef ne?

Böylesi kaos günlerimizde ne yapılmak isteniyor?

 

Ekmek fiyatlarından herkes memnun

İyi oldu, çok çok iyi oldu!

Bakıyorum, ekmek fiyatlarının düşmesinden herkes memnun.

Dün bir tanıdığım fırına gitmiş, denemek için fırıncıya bozuk 1 lira 25 kuruş vermiş, bir ekmek istemiş.

Fırıncı, “Abla, Vali Bey davayı kazandı, ekmek artık 1 lira” deyip 25 kuruşu iade etmiş.

Bu olay tanıdığımın pek hoşuna gitmiş.

Vali Bey’e teşekkür ede ede bitiremiyor.

“Helal olsun, fırıncıların burnunu ancak Vali Bey sürttü” diyor.

Bu yazı toplam 2890 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
VATANDAS
25 Eylül 2016 Pazar 21:21
21:21
Sayin Tanzer bey ekmekteki indirim bizim D.Dere firinlarina ugramadi.Acaba bu firinlarin ayricaligimi var.Simdide ilginize tesekkur ederim.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim