• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Kocaeli : 26 °C
  • İstanbul : 30 °C
  • Sakarya : 26 °C

Şevket Kazan Zaman Aşımı Problemi Yok

Şevket Kazan Zaman Aşımı Problemi Yok

Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Şevket Kazan, darbecilerin yargılanmasının önünde hiçbir engel bulunmadığını söyledi

Darbenin üzerinden geçen süreye ilişkin yapılan zaman aşımı savunmalarının da geçersiz olduğunu bildiren Kazan, "1982 Anayasası'nda çıkartılmış olan geçici 15. madde 7. 11. 1982 tarihinde kabul edilen Anayasa ile yapılan darbe hakkında dava açılamayacağı hükmünü getirmiş ve bu tarihten itibaren söz konusu suç hakkında zaman aşımı süreci kesintiye uğramış ve bu kesinti 7. 5. 2010 tarihinde Anayasa değişikliğinde sona ermiştir. Dolayısıyla zaman aşımı hebasından kesinti süresinin düşürülmesi lazımdır. Bu yapıldığında zaman aşımı problemi hiçbir tereddüde mahal kalmayacak şekilde ortadan kalkmış olacak' dedi. Konuya ilişkin gazetemize açıklamada bulunan Kazan, 12 Eylülcülerin savunma yaparken iki temel dayanak noktası oluşturmaya çalıştıklarını belirtti. Bunlardan birisinin Evren'in açıkladığı 'Kurucu İrade' kavramına dayanılması, ikincisinin ise 'Zaman Aşımı' kavramına dayanılması olduğunu belirten Kazan her iki dayanağın 6da geçersiz olduğunu söyledi.

Kenan Evren'in Basına yansıyan sözlerini hatırlatan Kazan, 'Ceza kanununa göre zamanaşımı süresi dolmuştur' şeklindeki sözlere itibar edilmemesi gerektiğini söyleyerek, "Anayasa'nın 7 Mayıs 2010 tarihindeki değişikliğinde müebbet hapislerde zaman aşımı süresinin 30 yıl olduğu hükmü yer almıştır. Bu hükme dayanarak bazıları 12 Eylül 1980 darbesini dikkate alarak zaman aşımının geçtiğini, yani davanın yargılanamaz olduğunu ifade etmektedirler. Bu hüküm, ilk nazarda haklı gibi görünüyorsa da haklı değildir. Bu arada şunu ifade edelim ki; 1995 Anayasa değişiklikleri sırasında Refah Partisi gurubu adına gece yarısı mecliste verilen bir önerge ile Anayasa'nın geçici 15. Maddesinin kaldırılması istenmiş, Refah Partisi dışındaki diğer partilerin gurupları bu önergeye destek vermemişlerdi. Seçim meydanlarındaki vaatlerine rağmen destek vermemişlerdi. Eğer o tarihte bu madde kaldırılmış olsa idi (ki darbenin üzerinden henüz 15 yıl geçmişti) bu dava o zaman görülürdü. Ancak bugün bu davanın 32 yıl geçtikten sonra açılmış olması söz konusu tartışmaların nedenlerinin başından gelmektedir. Bazıları bu zaman aşımını bertaraf edebilmek için suçu TCK'nun 77. Maddesindeki 'İnsanlığa karşı işlenen suçlarda zaman aşımı işlemez' hükmüne dayanmak düşüncesindedir. Yargılanacak olan suç o tarihte cari olan TCK'nun 149. Maddesidir. Bu bakımdan zaman aşımı konusunda bu maddeye dayanmak ileride hukuki tartışmalara sebebiyet verecektir.


MAĞDUR MÜDAHİLLER HESAP SORABİLECEKLER
Oysa 1982 Anayasası'nda çıkartılmış olan geçici 15. madde 7. 11. 1982 tarihinde kabul edilen Anayasa ile yapılan darbe hakkında dava açılamayacağı hükmünü getirmiş ve bu tarihten itibaren söz konusu suç hakkında zaman aşımı süreci kesintiye uğramış ve bu kesinti 7. 5. 2010 tarihinde Anayasa değişikliğinde sona ermiştir. Dolayısıyla zaman aşımı hebasından kesinti süresinin düşürülmesi lazımdır. Bu yapıldığında zaman aşımı problemi hiçbir tereddüde mahal kalmayacak şekilde ortadan kalkmış olacak ve yargılamanın esasına girilerek mağdur müdahiller hesap sorabilecekler ve haklarını almış olacaklardır" diye konuştu.


'BEN KURUCU İRADEYİM. 1982 ANAYASASI'NI BEN YAPTIRDIM'
Diğer bir dayanak noktanın da yine Evren'in söylediklerinden anlaşılacağı gibi kendilerini 'kurucu İrade' olarak görmeleri olduğunu söyleyen Kazan, bunun da yanlış olduğunu ifade ederek, "Sayın Evren diyor ki; 'Ben kurucu iradeyim. 1982 Anayasa'sını ben yaptırdım. Kurucu irade yargılanamaz.' Kurucu irade konusunda kendisinin olduğunu ifade etmesi son derece yanlıştır. Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurucu iradesi 29 Ekim 1923'te Devleti Cumhuriyet olarak kurmuştur. Bütün darbelere, bütün muhtıralara ve Anayasa değişikliklerine rağmen Türkiye Cumhuriyeti Devleti bugüne kadar hiç kesintiye uğramadan Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak gelmiştir. Onun için 1923'teki kurucu iradeden başka kurucu bir irade yoktur. O nedenle de bu savunmaya itibar edilmesi mümkün değildir" şeklinde konuştu.

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim