• BIST 107.303
  • Altın 152,979
  • Dolar 3,7134
  • Euro 4,3645
  • Kocaeli : 22 °C
  • İstanbul : 22 °C
  • Sakarya : 18 °C

Sevmeliyiz ki sevilelim

Sevmeliyiz ki sevilelim
Sevgi olaylara ve durumlara göre acımasız davranışların engelleyicisidir. Bizler olağan durumlarda tepkilerimizi sergilerken sevgimize göre sergileriz.

Çocuğumuza ya da eşimize gösterdiğimiz sevgi ile komşularımıza sergilediğimiz kabul görülerimizin farklı olmasının nedeni sevgimizin farklılığı ya da seviyesidir. Aile içi bireyler birbirine sevgi ile yaklaşarak aile bağlarının güçlenmesini sağlarlar. Aile içi davranışlarda sevginin sürekli hissettirilmesi değer verme ve önemsemeyi hatırlatırken bağlanmayı artırır. Sevgiye ait davranış ve tutum çıktıları kabul görür ya da anlayışı artırdığı için çatışmanın önleyicisi olur. Aile bireyleri yetişkin durumuna ( Çocuklar )  geçerken aslında sevgilerini paylaşmayı öğrenir. Aile içinden bireyler arkadaş gruplarına dahil olurken sevgilerini paylaşmaya başlarlar. Yeteri kadar ilgi görmeyen çocuklarda oluşan sevgi eksikliği ya da aileye kendini ait görmeme, çocukta sevgi bulabileceği kişi yada grup arayışına neden olur. Tabi ki çocuk her seferinde gruba ait olmayı seçmeyebilir ve yalnızlaşmayı seçebilir.

Sevgiye karşı sevgi tutumu sergilemesi için aile bireylerinin sevgisini birbirine göstermesi gerekmektedir. Aile içinde süreklilik içeren birliktelikler zamanla bu sevgi paylaşımının gereksiz olarak kabullenilmesine yol açabilir. Aile için bireylerin birbirlerine karşı sergilemiş olduğu davranışa göre bireylerde ben değerliyim ya da değersizim duygusu ortaya çıkar. Bu duygu hissedenin duygusu olmasına karşın hissettirenin sergilemiş olduğu duygu çıktısıdır.

Aile içi ebeveyn ya da ergen çatışmalarında en önemli çıktı ürkme, kaygı ve korku gibi olumsuz çıktılarının oluşmamasıdır. Bu çıktıların oluşmaması için tek engelleyici araç sevgi paylaşımıdır. Toplumumuzda normal olarak kabullenilmemiş olsa dahi sevgi süreklilik ister ve bu süreklilik sevginin sunulmasının sürekliliğidir. Sevginin zıt’ ı olan nefretin yok edilmesinin tek yöntemi ise sevginin çoğaltılmasıdır. Korku ya da nefret gibi duygular azaldıkça sevgi artacaktır. Aile bireyleri arasında oluşan ya da ortaya çıkan çatışmaları bireysel olarak çözmesi ya da ortadan kaldırması son derece güçtür. Bu çatışmaları ortadan kaldıracağı desteği bilinçli ve yasal olarak takibi yapılan kadrolardan alınması son derece önemlidir. Herhangi bir resmi dayanağı olmayan terapi merkezlerinde çalıştırılan terapistlerin nitelikleri bilinmemektedir. FSL Aile Danışmanlığı Merkezi tecrübeli ve bilinçli ekibi ile sizleri Mutlu ve Huzurlu yaşam için davet ediyor. Gülen yüzler sizlerin olsun.

H. Latif İŞCEN

Sosyolog – Psikoterapist – Aile Danışmanı

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim