• BIST 83.067
  • Altın 146,783
  • Dolar 3,7897
  • Euro 4,0443
  • Kocaeli : 3 °C
  • İstanbul : 4 °C
  • Sakarya : 3 °C

Seyhan: Siyaset, millete hizmet etme aracıdır

Seyhan: Siyaset, millete hizmet etme aracıdır
AKP milletvekili aday adayı Serkan Seyhan gazetemize verdiği röportajda hayatının her alanında millete hizmet gayreti içinde olduklarını ve siyaseti de millete hizmet aracı olarak gördüklerini söyledi.

2011 yılında yapılan genel seçimlerde AKP’nin 10.sıra milletvekili adayı olan Serkan Seyhan, 7 Haziran’da yapılacak genel seçimlerde milletvekili aday adayı olarak başvurusunu önceki gün il başkanı Şemsettin Ceyhan’a yaptı. Seyhan Gazetemize verdiği röportajda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kendi de bir eğitimci olan Seyhan eğitimle alakalı olarak çok önemli projeleri olduğunu ve bunu da gerek medyada gerekse ulusal medyada sürekli yazdığını ve dile getirdiğini söyledi. Siyaseti ise millete hizmet etme aracı olarak gördüğünü ve bir şekilde millete en iyi hizmet etmek istediğini söyledi.

 

"HER ZAMAN MİLLETİME HİZMET ETMEK İSTEDİM"

Bir eğitimciyken neden siyasete girme ihtiyacı hissettiniz?

Ben hayatım boyunca sürekli milletime hizmet etme gayreti içerisinde oldum. Bugüne kadar eğitimci hayatım boyunca hep ilimize ve insanımıza hizmet etme gayreti içinde oldum. Ben bir şekilde sürekli halkıma hizmet etmek istiyorum. Bizler siyaseti halka hizmet etmede bir araç olarak görüyoruz.


Milli Görüş geleneğinden geliyorsunuz. Ak Partiye ne zaman geçmeye karar verdiniz?

Benim için önemli olan hizmet etme makamında olmamdır. Önceden Milli Gençlik Vakfı ve Anadolu Genlik Derneği’nde hizmetlerde bulundum. Orada iken de yine amacımız insanımıza hizmet etme gayreti içinde olmamızdır. 2001'de Ak Parti kurulduğunda bizlerde Ak Parti’ye sempati duymaya başladık, ardından da Ak Parti’de siyaset yapmaya karar verdik. Burada bulunma amacımız da yine bir şekilde hizmet etme anlayışı içinde olmamızdır.

 

"EN ZİRVEYİ HEDEFLİYORUM"

Siyasetteki hedefiniz nedir?

Benim amacım bu yolda en büyük hizmetler vermektir. Bu amaçla ülkeme en büyük hizmetleri yapmak için yola çıkmış bulunuyorum. Bir eğitimci olarak ülkemle alakalı çok büyük projelerim var ve bu hizmetleri hayata geçirmek için mecliste olmam gerektiğini düşünüyorum. İçerisinde bulunduğumuz ortamlarda bütün arkadaşlarımız beni lider olarak gördüler ve hep milletvekili olmam konusunda bana tavsiyelerde bulundular. Bizim içimizde var olan milletimize hizmet etme aşkı da bizi siyaset yapmaya itti. Bu anlamda çevremizden gelen bu taleplere de kulak verdik ve hedeflerimizi gerçekleştirmek gidebildiğimiz yere kadar gideceğiz.


Milletvekili sıralaması sizin için ne kadar önemli?

Ben geçen dönemde de aday olmuştum. O dönemde 10. sıradan milletvekili adayı idim. Ben kadere iman etmiş birisiyim. Her şeyin nasip kısmet olduğunu düşünüyorum. Bugün de milletvekili olmak istedik ve biz elimizden gelen çalışmayı ortaya koyacağız. Bizler her şey nasip kısmet deyip de yan gelip yatmayacağız. Var gücümüzle çalışacağız. Yapmamız gereken çalışmaları yaptıktan sonra nasibimizde varsa oluruz diyeceğiz. Bu anlamda sıralama bizim için çok da önemli değil, biz üzerimize düşen çalışmaları yapacağız.

 

"EĞİTİMLE ALAKALI PROJELERİM VAR"

Bir eğitimci olarak sistemi din eğitimi hakkında neler düşünüyorsunuz?

Ben şahsen eğitim sisteminin eskiye oranla daha fazla geliştiğini düşünüyorum. Yapılacak daha çok hizmetin olduğunu da düşünüyorum. Bu anlamda benimde eğitimle alakalı çok büyük projelerim var. Eğitim konusunda en üst noktaya gelmek istememdeki amaç da bu zaten. Din dersleri konusunda ise devlet herkesin inandığı gibi bir eğitim vermek zorunda olduğunu düşünüyorum. Devlet vatandaşını ayrıştırmadan inanç değerlerini öğretmekle sorumludur. Farklı mezheplerden de talep olursa yine devlet onlara da eğitim vermek durumundadır. Ancak bu mezhep ve dinlerin devleti bölme çabası içerinde olmaması gerekiyor. Devletin birlik ve beraberliğini bozmayacak çalışmalar içerisinde bulunan herkes dini eğitimini açıkça alabilmelidir.


Okullarda verilen din dersini ve din kültürü ve ahlak bilgisi kitaplarını yeterli buluyor musunuz?

Toplumuzda dini ve ahlaki açıdan eksikler olduğunu bilmekle beraber, özellikle son yıllarda basılan din kültürü ve ahlak bilgisi kitaplarını şahsen ben inceledim. Hakikaten eskiye oranla çok iyi hazırlanmış kitaplar. Doyurucu bilgiler veren, çocukların da kolay anlayabileceği şekilde resimlerle anlatılmış durumda. Ama tabi ki eğitim konusunda yine bir takım eksiklikler var ancak bizim de bu bir eğitimci olarak çalışmalarımız var. Bunları da meclise girdiğimizde ortaya koyacağız ve bu yönde çalışmalarımızı artıracağız.

 

"ALEVİLER KENDİNİ KULLANDIRTMADI"

Din eğitimi konusunda özellikle Aleviler üzerinden tartışmalar yaşanıyor. Sizce birileri Alevileri kullanıyor mu?

Eğer Aleviler kullanılmış olsaydı şimdiye kadar Türkiye param parça olmuştu. Çünkü yüzyıllardır Aleviler üzerinde bir oyun oynanıyor ancak Aleviler bu oyunlara gelmiyor ve direniyor. Aslında Aleviler gerçekte çok dindar insanlardır ancak birileri Aleviler hakkında bir şeyler ortaya atmaya çalışıyorlar. Devlet bütün bu oynanan oyunların farkında olmalı ve Alevilerin özlük haklarını kabul ederek onlarında istediği eğitimi vermelidir. Aleviler, ahlakı çok sağlam insanlardır.

 

"OKULLARIN ÖZELLEŞTİĞİ ÜLKELER DAHA KALİTELİ EĞİTİM VERİYOR"

Devletin özel okulları desteklemesini ve öğrencileri özel okullara yönlendirmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Dünyada kaliteli eğitim veren ülkeleri incelediğimizde çok rahat bir şekilde görüyoruz ki bu ülkelerde özel okul oranları % 60 civarındadır. Bugün ülkemizde özel okullaşma oranı ise % 3'ler civarındadır. Okulların özelleşme oranının az olduğu ülkelerde eğitimin kalitesiz ve sorunlu olduğunu görüyoruz. Ülkemizde de daha kaliteli insanların yetişmesi için tıpkı gelişmiş ülkelerde olduğu özelleşme oranı artmalıdır. Belki bu anlamda devletin bu konuda daha destekler sunması gerekmektedir. Eğitim sisteminde en önemli sorunlardan biri de ahlak sorunudur. Ahlakı sağlam olan insanlar daha kaliteli bir eğitim sayesinde kendini daha iyi geliştirmektedir. Özellikle çekirdek aile yapısının oluşmasıyla birlikte aileler çalışmaktan dolayı çocuklarını istenilen ölçüde yetiştiremiyorlar. Bu anlamda okullarda verilen eğitimin önemi daha da artmaktadır.

 

Sizin belirlediğini öncelikli sorunlar var mı?

Bizler halkın içinden çıkmış insanlarız ve halkımızın dertlerini ve sıkıntılarını en iyi bilen birisiyim. Biz toplumun içinde yetiştik ve hayatımız hep bir mücadele ve sıkıntı ile geçti. Bu anlamda insanımızı en iyi bir şekilde anlayıp dertlerine ortak olacak konumdayız. Benim asıl hedefim eğitim alanında yapmak istediklerimdir. Çokça defa yazdım ve halkla paylaştım. Eğitim konusunda çok ciddi çalışmalarımız var ve bunları hayata geçireceğiz. Diğer bir yandan ülkemizde işletmelerin kaliteli yönetim uygulamasının olmadığını görüyorum. Bu anlamda işyeri eğitimlerine ağırlık verilmesi gerektiğini düşünüyorum. İşyerinde çalışan insanlarda aidiyet duygusu çok zayıf ve bunun neticesinde kaliteli üretim ortaya çıkmıyor. Bu anlamda aidiyet duygusunun artırılması için işyeri eğitimlerinin artırılması gerekiyor.

 

"ASGARİ ÜCRETİN ARTMASI ENERJİDE DIŞA BAĞIMLILIĞIN AZALMASINA BAĞLIDIR"

Ülkemizde asgari ücret normal mi?

Aslında asgari ücreti iki başlık halinde değerlendirmek gerekiyor. Birincisi devlet memurlarıdır ki, devlet kendi memuruna asgari olarak 2.450 tl vermektedir. Bu da ülkenin içerisinde bulunduğu konum itibari ile normal bir rakam sayılabilir. Yani devletin verdiği asgari ücret normal sayılabilir. İkincisi ve asıl sorun olan özel sektörün verdiği asgari ücrettir. Burada da şunu söyleyebiliriz: Üretimde önemli olan üç unsur vardır. İşgücü, hammadde ve enerjidir. Hammaddenin her yerde aynı olduğunu biliyoruz ancak asıl önemli olan işgücü ve enerjidir. Türkiye iş gücü olarak ideal bir ülkedir. İşgücü fiyatları artırılırsa firmalar fabrikaları kapatır ve işgücünün daha ucuz olduğu yerlere fabrika açarlar. Bu ise işsizliğin artması açısından oldukça önemlidir. Diğer bir taraftan Türkiye enerji bakımından dışa bağlı bir konumdadır. Şimdilerde iki tane nükleer enerji tesisleri yapmaktadır. Bunlar bittiğinde dışa bağımlılık azalacaktır. Aslında buradaki düğüm ülkemizin enerji bakımından dışa bağımlılığının azalması asgari ücretin de artmasını sağlayacaktır. Bugün itibari ile Türkiye'ye üç tane enerji tesisi yetecektir. Bu tesisler tamamlandıktan sonra asgari ücret istenilen seviyeye gelecektir. Yani ne zaman enerjide dışa bağımlılıktan kurtuluruz o zaman asgari ücret artar.

 

Ekonomik yapıyı genel olarak nasıl görüyorsunuz?

Türkiye 2002 yılında yıllık gelirinin %85'ini faize ödüyordu, 2015 yılına baktığımızda ise yıllık gelirinin %15'ini faize ödüyor. 2002 yılında %55 ile kredi verilirken, 2015 yılından baktığımızda % 0,5 oranları ile kredi veriliyor. Bütün bunlar son 13 yılda ekonominin geldiği noktayı göstermektedir. Bundan sonraki süreçte de daha da gelişeceğini düşünüyorum. Röportaj: Muharrem İBRAHİMOĞLU

muh-004.jpg

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
misafir
22 Şubat 2015 Pazar 23:24
23:24
Sende palavra atıyorsun,senden işçiye hiçbir fayda gelmez.Sende rant peşinde görünüyorsun,sende vatana,millete hizmet edecek birbakış göremiyorum.sana oy yok.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim