• BIST 106.649
  • Altın 144,151
  • Dolar 3,5252
  • Euro 4,1269
  • Kocaeli : 26 °C
  • İstanbul : 27 °C
  • Sakarya : 26 °C

Şeytan ve kurdu

Ayşe SARIZEYBEK

Merhaba sevgili okurlar,

Yeni haftaya girerken ülkemiz tarihi bir dönemeçten geçti.

Her seçim sonrası olduğu gibi, birçok şey yazıldı, söylendi.

Kim haklı kim haksız bilmiyoruz.

Benim bildiğim tek şey kendi yaşadıklarım ve tanık olduklarımdır.

Bu referandumda sandık görevlisiydim. Sandık kurulu görevlisi deneyimimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

**

 Sabah altıda, tüm üyelerle beraber sandık başında buluşup, zarflarımızı ve oy pusulalarımızı mühürlemeye başladık.  Sekizde oy verme başlayıncaya kadar, yapılacak işlerimiz tamamlandı. Benim görevli olduğum sandığa daha çok yaşlılar verilmiş.  Birçoğu ayakta bile zor durabildiği için,  evladının ya da bastonunun yardımıyla yürüyebiliyordu.  Dedeler, nineler,  sabahtan akın etmeye başladılar. Katılım yüzde doksan altı oldu.  Onların duyarlılığı, birçok gençte bile yok inanın.

Oy verme işlemi bitince tutanaklarımızı hazırlayıp saymaya başladık.

Bina görevlileri sürekli dolaşıp ilgilendiler. Oy pusulalarını sayıp bitirdiğimizde saat yedi olmuştu. Sadece evet-hayır diye ikiye ayırdığımız için kolaydı.   Üstelik kuralları çok titiz uyguladığımızdan bizim sandıkta kimse bir şeye itiraz bile etme gereği de duymadı. İki saatte,  ancak oyları sayıp resmi tutanakları doldurabildik.  O an üzerinde bilmem kaç tane parti amblemi bulunan pusulaları saysaydık kaç saat sürerdi diye düşündüm. Bunu düşünürken sonuçları çok çabuk açıklanan seçimler aklıma geldi. Allah Allah dedim. İki parça şey bile iki saat sürdü.  Çarşaf gibi oy pusulasını hemencecik nasıl sayar bitirirler ki diye düşündüm ister istemez.  Şeytan, aklıma kurt düşürüyordu. Şeytanın koyduğu kurtları kovmak için Allah Allah dedim her seferinde.

**

Oy çuvalımızı mühürleyip,  okuldaki diğer sandık görevlileriyle polislerle beraber otobüslere binip ilçe seçim kuruluna gidince birde ne göreyim.

Mahşer kalabalık. 

Upuzun bir kuyruk.  

Herkesin elinde bir çuval...

Mahşer kalabalığın üyeleri olarak,  çuvalları teslim etmek için itiş kakış ilerlerken,  oyların yüzde doksan dokuzu sayıldı haberini duyunca, Allah Allah diyerek yine şaşkınlığa düşüverdim.

Bir elimde henüz teslim edemediğim çuvala bakıyorum, bir yandan mahşer kalabalığın elindeki çuvallara.

Şeytan yine aklıma kurt düşürüyor.

Bütün memlekette oylar teslim edilmiş, bir biz mi kaldık yani?

 Şeytanın koyduğu kurtları kovmak için Allah Allah diyorum her seferinde.

**

Bir saat kuyrukta bekliyorum,  benim ardımda yüzlerce kişi beklerken, birden seçim sonuçları açıklanıyor.

Şeytan beni hiç bırakmıyor.

Sürekli aklıma kurtlar düşürüyor.

Allah Allah deyip duruyorum hep.

Herkes mühürsüz oy pusulasını tartışıyorken, benim gözüm hep çuvallara takılıyor.

Biz buradaysak, hala teslim edilememiş binlerce çuval varken, bu sayılanlar hangi çuvaldan çıktı diyor şeytan, durmadan kurt düşürüyor aklıma.

Allah Allah diyorum her seferinde.

Şeytanın koyduğu kurtları kovmak istiyorum.

**

Kim ne açıklarsa açıklasın, kendi gözümün gördüğüne inanıyorum.

Allah Allah diyorum her seferinde, her şeyin hayırlısı olsun. Birde şeytanın kurtları düşmese aklıma..

Sevgiyle kalın.

Bu yazı toplam 2526 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim