• BIST 107.217
  • Altın 140,822
  • Dolar 3,5243
  • Euro 4,0982
  • Kocaeli : 27 °C
  • İstanbul : 28 °C
  • Sakarya : 27 °C

Sigara, menopoz yaşını düşürüyor

Sigara, menopoz yaşını düşürüyor
Kadınlarda kısırlığa neden olan faktörlerden ve çözüm yollarından bahseden Op. Dr. İnci Çavuşoğlu, sigara kullanımının menopoz yaşını düşürdüğünü kaydetti.

VM Medical Park Kocaeli Hastanesi'nden Op. Dr. İnci Çavuşoğlu, kadınlarda kısırlığa neden olan yumurtlama sorunu ve Polikistik Over Sendromu (PKOS) ile ilgili soruları yanıtladı. Sigaranın menopoz yaşını aşağıya düşürdüğünü kaydeden Çavuşoğlu, PKOS hastalarının kilo almamaları ve egzersiz, diyet yapmaları gerektiğinin altını çizdi.

 

“HORMON DENGESİ NORMAL OLMALI”

Yumurtlama nedir?

Yumurtlama; üreme çağındaki kadınların her ay yumurtalarından bir ya da daha fazlasının olgunlaşıp, yumurtalık dışına atılması ve tüplerden alınarak rahme taşınmasıdır. Yumurtlama olabilmesi için kadının hormon dengesinin normal olması gerekir. Hormonlar düzenli çalışıyorsa, her ay tek taraflı yumurtlama olması beklenir. Aynı ayda çift taraflı ve birden fazla yumurtlama sık karşılaştığımız bir bulgu değildir.

 

Yumurta bozukluğu nedir ve nedenleri nelerdir?

Kadında yumurtlama; beynimizdeki hipofiz bezinden salgılanan FSH ve LH adlı hormonların yumurtalıkları uyarması,10-12 günde yumurta hücresinin gelişmesi ve yumurtanın çatlaması şeklinde olur. Bu düzenekte bir bozukluk varsa, yani beyindeki hipofiz bezi ile yumurtalık arasındaki ilişkiyi bozan bir faktör varsa o zaman yumurtlama bozukluğundan bahsedilebilir. Bu faktörleri şöyle özetleyebiliriz: hipofiz bezinde küçük tümörlerin olması, yumurtalıkta kist ve tümörlerin varlığı, yumurtalığın kendisindeki hormon salınım bozuklukları, tiroid hormon bozuklukları (guatr, hipotiroidi veya hipertiroidi), böbrek üstü bezlerinin mekanizmasında bozukluklar...

 

“STRES DE ETKİ EDEBİLİYOR”

Böbreküstü bezinden salgılanan androjen hormonu dediğimiz erkeklik hormonları, yumurtalığın yapısını bozarak, yumurta gelişimini ve dolayısıyla da yumurtlamayı engeller. Bunların dışında; stresler, sıkıntılar, ölümler, üzüntüler, boşanmalar, ayrılmalar, ağır egzersizler beslenme bozuklukları, savaş gibi durumlar, yani sinir sistemimizi ve psikolojimizi etkileyen travmatik olaylar da yumurtlamayı olumsuz etki edebilir. Polikistik Over Sendromu (PKOS) da günümüzde yumurtlamayı bozan en sık nedenlerden biridir.

 

Yumurtlama bozukluğunun tedavisi var mı?

Evet, yumurtlama bozukluğunun tedavisi vardır. Hastanın yumurtalığında, beyninde, hipofiz bezinde tümör yoksa, kist yoksa ve tüpleri de normalse o zaman bu hastada yumurtlama tedavisi uygulanabilir. Tedavide en önemli adım, hastalığın altındaki nedeni belirleyip ortadan kaldırmak, sonra ilaç tedavisine geçmektir. Eğer hastada tiroid hormon bozukluğu, şeker hastalığı veya böbrek üstü bezlerinde fonksiyon bozukluğu varsa öncelikle bu sorunların ortadan kaldırılması gerekir. Sonrasında kadın kendiliğinden hamile kalabilir. Eğer kalmazsa o zaman yumurtlama tedavisine geçilir.

 

“YÜZDE 45’TE HAMİLELİK OLUŞUR”

Yumurtlama tedavisinde, ilk önce ağızdan kullanılan hap şeklinde ilaçlı tedavisi uygulanır. Adetin beşinci gününde başlanır, beş günlük tedavisi sonucunda yüzde 80 yumurtlama olur, yüzde 40-45’inde hamilelik oluşur. Yumurtlama haplarına rağmen hamilelik oluşmuyorsa, o zaman yumurtayı büyüten FSH ve LH hormonları hastaya dışarıdan iğneyle belli dozlarla verilir, yumurta gelişimi olduğunda da çatlatmak için farklı bir iğne yapılır ve yumurtlama gerçekleşir. Bu dönemde aşılama yapılarak gebelik ihtimali artırılmaya çalışılır.

 

Yumurtalıklar neden iflas eder?

Bazı durumlar vardır ki o kişilerde yumurtalıklar çalışmaz. Bunlardan birincisi; genetik sorunlardan kaynaklı olanlardır. Bazı kadınlar genetik bozukluklar nedeniyle erkenden (25-35 yaş arasında) menopoza girebilir. Menopozda yumurta üretimi tamamen durduğu için adet de görmezler, yumurtlama da olmaz. İkincisi; tümör vb. nedenlerle yumurtalıkları alınan hastalarda yumurtlama olamaz. Üçüncüsü; yumurtalıklara müdahale yapılmış, kist veya tümör çıkarılmış ise yumurtalık korunduğu halde bazen ameliyattan kaynaklanan nedenlerle yumurtalıklar normal fonksiyonunu kaybedebilir, yumurtalık rezervi düşebilir.

 

“SİGARA MENOPOZ YAŞINI DÜŞÜRÜR”

Ayrıca imünolojik dediğimiz sebepler, bağışıklık sistemini bozan alerjik maddeler (virüsler vb.) imünolojik yumurtalık yetmezliğine sebep olabilir. Kanser tedavisi sırasında uygulanan kemoterapi veya şua yöntemleri de erken menopoza neden olabilir. Burada özellikle üzerinde durulması gereken konu kadınlarda sigara kullanımı yumurtalık fonksiyonlarını ileri derecede bozduğudur. Sigara menopoz yaşını en az 5-6 yıl erkene alır. Ayrıca menopoza girmese de, adet görmeye devam etse bile yumurtalık fonksiyonlarını bozarak hamile kalma şansını azaltabilir. Bu nedenle sigara içmek erken menapoz için ciddi ve önlenebilir bir risk faktörüdür.

 

Polikistik Over Sendromu (PKOS) nedir?

PKOS, kadınlarda en sık görülen yumurtlama fonksiyon bozukluğudur. Normalde kadınların yumurtalıklarında her ay bine yakın yumurta hücresi gelişmeye başlar ancak son seçilme dönemine girildiğine bunlardan 20 ila 50 tanesi kalır. Bunlar o ayki gelişen yumurta grubunu oluşturur. Bu 50’ye yakın yumurta da 5-6 gün geliştikten sonra içlerinden bir tanesi olgunlaşır ve bu o ayki yumurta olarak gelişimini devam ettirir. 18-20 milimetreden sonra  da çatlar ve yumurtlama olur. Diğer yumurtalar ise geriler ve kaybolur. İşte bazı durumlar vardır ki bu mekanizma bozulmuştur.

 

“PKOS GERÇEK BİR KİST DEĞİLDİR”

Yumurtalıklardaki yumurta hücreleri 8-10 milimetre çapa geldiklerinde daha fazla gelişemezler ve büyümezler. Bunlar, yumurtalık içinde küçük küçük kistler halinde kalır. Çapları, 5 ila 10 milimetre arasında değişir. İsminden de anlaşılacağı üzere polikistik yani çok sayıda küçük yumurta kistleri oluşur. Yumurta tam gelişip yumurtlama oluşturamadığı için PKOS da yumurtalıklarda büyüme başlar. Büyüyünce de yumurtalıktan erkeklik hormonları salgılar. Bu da yumurtalığın yapısını, hastanın şeker metabolizmasını bozar. Adet düzenleri bozulur ve gecikmeli (2-6 ay) adet görürler. İşte biz bu duruma PKOS diyoruz. Yani PKOS; gerçek bir kist değildir.

 

Bu hastalık neden ortaya çıkıyor ve nasıl kısırlığa neden oluyor?

Vücutta hormon salgısını düzenleyen bazı enzimler vardır. Bu enzimler, kolesterolden kadınlık hormonlarını oluşturur ve hormonal dengeyi sağlar. Daha anne karnındayken bu enzimlerde oluşabilecek bozukluklar kadınlık hormonlarının salınımını da bozar ve yumurtalıklar normal fonksiyonunu kaybeder, hormon dengesi bozulur. Bunun sonucunda yumurtalıklar büyür, içinde çok sayıda küçük küçük yumurta hücreleri olur, adetler gecikir, yumurtlama olmaz ve kısırlık sorununa yol açar.

 

“ORTA DERECE KİLO ARTIŞI YARATIR”

Kısırlık dışında başka hangi sorunlara yol açıyor?

PKOS; sadece bir kısırlık ya da yumurtlama sorunu değil, aynı zamanda hastalarda çeşitli sağlık sorunları da yaratır. PKOS, kısa sürede yumurtlamanın olmaması, adetlerin gecikmesi ve kısırlığa yol açmasının dışında, hastaların orta derecede kilo artışına neden olur. Çünkü yumurtalıktan salgılanan erkeklik hormonları şeker metabolizmasını bozduğu için kilo almaya eğilimi artırır; hastalar 6 ila 15 arasında kilo alır. Ayrıca hastaların yüzde 60’ı, uzun vadede (40-50’li yaşlarda) şeker hastası olarak karşımıza çıkarlar. Yine uzun vadede tansiyon, kalp hastalığı gelişebilir. Bu hastaların bir kısmında ileriki yıllarda rahim ve meme kanseri oluşabilir.

 

Nasıl tedavi ediliyor?

Tedavisinde amacımız öncelikle hastaların zayıflaması ve kilo kontrolünün sağlanmasıdır. Bunun için de ekmekten, beyaz undan, şekerden kaçınmaları, bol posalı ve lifli gıdalar tüketmeleri önerilir. Sadece diyet çoğunlukla yeterli gelmez. PKOS hastalarında hormon dengesi bozuk olduğu için az da yeseler kilo alma eğilimleri daha fazladır. Çünkü enerji ve şeker metabolizmaları bozuktur, yediklerini vücutta yağ dokusuna dönüşüp depo ederler ve bu daha da kilo almalarına neden olur. İşte bu nedenle diyetten sonra hastanın hareketlerini artırması önerilir. Günlük yaşamda aktif olmalarını istenir. Haftada en az üç kez, en az yarım saat olmak şartıyla hızlı yürüyüşler (hatta koşu olabilir) önerilir.

 

“DİYET, HASTANIN SAĞLIĞINI KORUR”

Diyet ve egzersiz hastanın genel sağlığını korur. Hastanın çocuk beklentisi varsa; öncelikle zayıflaması önerilir ve şeker metabolizmasını düzenleyici ilaçlar verilir. Bunların yüzde 40-50’sinde hamilelik kendiliğinden oluşur. Gebe kalamazlarsa o zaman yumurtlama için özel ilaçlar kullanılır. Ancak bazı hastalarda çocukları olmasına, hamile kalmak gibi bir beklentisi olmamasına rağmen PKOS nedeniyle sağlık sorunları (geç adet görme, tansiyon, şeker, meme ve rahim kanseri riski vb.) yaşanır. Bu koşullarda da hastanın mutlaka tedavi edilmesi gereklidir. Kan kolesterol, şeker, trigiliserit seviyeleri kontrol altında tutulmalıdır. İlgili uzmanlarca düzenli olarak muayeneleri yapılmalıdır. Bu tedavide amaç hem hastaların düzenli adet görmesini sağlamak, hem de rahim içindeki aşırı gelişmeyi kırarak ileride rahim kanseri gelişme riskini azaltmaktır.

 

PKOS’un gebe kadında olumsuz etkileri var mı?

PKOS’lu kadınların yüzde 30 ila 50’si kendiliğinden hamile kalır ve gebelik süresinde PKOS’nin olumsuz etkileriyle karşılaşabilir. Çünkü şeker metabolizmaları bozuktur. Böyle olunca da hamilelik sırasında aşırı kilo artışı olabilir, gebelik şekeri görülebilir, gebeliğin altıncı ayından itibaren ödem tansiyon yükselmesi ve gebelik zehirlenmeleri gelişebilir. Bu yüzden PKOS'lu hastalar özellikle gebelik döneminde yakın takip edilmeli ve tedavileri de ona göre düzenlenmelidir. PKOS’u bulunan ve hamile kalan kadınlar gebelik döneminde özellikle yemeklerinde unlu, hamurlu yiyeceklerden kesinlikle uzak durmalı, egzersiz yapmalı ve lifli gıdalar tüketmeye özen göstermelidir.

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim