• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Kocaeli : 11 °C
  • İstanbul : 8 °C
  • Sakarya : 11 °C

Sığırın üstündeki şövalye!

M.Tanzer Ünal

Adına ister “liyakat nişanı”, isterseniz de “ödül” deyin!
“Veren” neden verdi, “alan” neden aldı, bunu iyi inceleyin!
“İlginç olaylar” la karşılaşacaksınız.
“İşin içinde iş” olduğunu göreceksiniz.
Şaşıracaksınız…
Belki küçük dilinizi yutacaksınız.
********
Bugün size bir “Şövalye Liyakat Nişanı” hikâyesi anlatacağım.
İyi dinleyin…
Türkiye’nin nasıl yönetildiğini, nasıl “nişanlarla”, “ödüllerle” kandırıldığını anlayın!
Önce, “şövalye” ne demek?
Kimdir “şövalye”?
Şövalyelik, Ortaçağ Avrupa’sında çok önemli bir unvandı.
“Soyluluğu” ifade ederdi…
Son derece usta olan bu “atlı savaşçılar”, toplumsal düzeni koruyarak adalet sistemini ayakta tutarlardı.
Her zaman ezilenin yanında olurlar, adaletsizliğe karşı dururlardı.
Derebeylik düzeninin önemli bir figürü idi…
Fransız Hükümeti, yıllardır “Şövalye Liyakat Nişanı” dağıtır.
130 yıldır…
Geçenlerde…
Aralık ayı başında…
Paris’te…
İlk defa bir “Türk büyüğü” ne…
Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker’ e …
“Tarım Alanında Şövalye Liyakat Nişanı” verildi.
Fransa Tarım Bakanı Stephane Le Foll, Mehdi Eker’e nişanı bizzat takdim etti.
Gelelim nişanın neden verildiğine…
Nişan beratında, veriliş nedeni, “Tarımsal gelişime katkıları ” diye belirtilmiş.
Ama hangi ülkenin “tarımsal gelişimi”, o belli değil.
Fransa’nın mı, Türkiye’nin mi?
Diyeceksiniz ki, “Elbette Türkiye’nin tarımınadır…”
Hayır, Fransız tarımına…
Hem Fransız tarımına hem Fransız hayvancılığına…
Tarım ülkesi Türkiye’yi “saman ithal eder hale getirdiği” için, Fransa, “nişan” verecek değil herhalde!
O da olur…
Bir ülkenin tarım ve hayvancılığını öldüren, diğer bir ülkeden “ödül” alabilir.
Peki, Fransa Hükümeti, bizim Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker’ e neden “Şövalye Liyakat Nişanı” verdi?
Durup dururken, Fransa, Mehdi Eker’ i neden öptü?
Anlatayım…
Fransa, son yıllarda tarım ve hayvancılıkta “sıkıntılı günler” yaşıyordu.
Çiftçiler iyi üretiyorlar; ancak ürettiklerini satamıyorlardı.
Bizdekinin tam tersine, “arz” var, “talep” yoktu.
Sık sık eylem yapıyorlar, satamadıkları ürünleri yollara döküyorlardı.
Fransız Hükümeti, soruna “çıkış yolu” ararken, bazı ülkeler arasında Türkiye’yi de “hedef pazar” seçti.
Seçti de ne oldu?
Tam isabet…
Hedefi, göbekten vurdu.
Son 2 yılda…
Fransa, Türkiye’ye 250 milyon dolarlık “canlı hayvan” ve “et” sattı.
Bu rakamlar uydurma değil.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın verileri…
Anlayacağınız, “Fransa’nın hayvancılığı” nı biz kurtardık.
Fransa’da hayvancılıkla uğraşanlara büyük destek verdik.
Eeee… Bu kadar “kıyak”a bir “Şövalye Liyakat Nişanı” çok mu?
Türkiye, canlı hayvan, et, ot, saman ithal ederken…
Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Fransa’dan “Şövalyelik Nişanı” alıyor.
Ne kadar “garip” değil mi?
Ama Bakan Mehdi Eker, bu nişanı “garip” bulmuyor.
Eşi ile birlikte Paris’e gidip, gururla “şövalyeliği” kabul ediyor…
**********
Dahası da var…
Onu da anlatayım.
Türkiye’de hayvancılığın AKP döneminde nereden nereye geldiğini ortaya koyan rakamlar açıklandı.
Ülkemizde hayvancılık, son 10 yılda tam anlamıyla “sizlere ömür”…
Dış ticaret rakamlarında bunu net olarak görüyoruz.
2002 yılında, yani AKP iktidarının başlangıç yılında, “canlı hayvan ihracatımız” 31. 3 milyon dolar, “canlı hayvan ithalatımız” ise 15. 9 milyon dolarmış.
Yani…
“Canlı hayvan dış ticaret fazlamız” varmış.
Neredeyse, aldığımızın iki katı canlı hayvan satıyormuşuz.
Gelelim 2012 yılına…
Geçen yılın ocak- kasım dönemi dış ticaret rakamları geçenlerde açıklandı.
11 ayda, sadece 7. 3 milyon dolarlık canlı hayvan ihracatı yapılmış.
Aynı dönemdeki canlı hayvan ithalatı ise tam 804 milyon dolar…
İthalat, ihracatın 110 katı…
*********
Şimdi anladınız mı, Fransız Hükümeti’nin, bizim Bakan Mehdi Eker’ e neden “Şövalye Liyakat Nişanı” verdiğini?
Türk tarımına veya hayvancılığına hizmet ettiği için değil…
Fransa ve diğer bazı Avrupa ülkelerinin hayvancılığına hizmet ettiği için bu ödül verildi.
Bizde, kendisine ödül verilecek bir durum yok!
Rakamlar, tepetaklak!
Yalnız, benim anlamadığım bir durum var.
Yazımı bitirmeden, ne olduğunu söyleyeyim.
Benim bildiğim, şövalye, at üstünde olur.
“At” sız şövalye olmaz.
Bakan Mehdi Eker, “şövalye” olduğuna göre…
Şimdi “At”a mı binmeli, yoksa “Fransız sığırı” na mı?
Bence, at yerine “Fransız sığırı” na binmeli.
Çünkü o ödül kendisine “Fransız sığırı” ithal edildiği için verildi.
Türkiye seninle gurur duyuyor Bakan Mehdi Eker!
“Şövalyeliğin” hayırlı uğurlu olsun!
Türkiye, seni hep “Fransız sığırının üstündeki şövalye” olarak anacak.

Bu yazı toplam 800 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim