• BIST 97.587
  • Altın 144,246
  • Dolar 3,5616
  • Euro 4,0057
  • Kocaeli : 18 °C
  • İstanbul : 19 °C
  • Sakarya : 21 °C

Sıla-i Rahim (2)

Mehmet Sönmezoğlu

(Akrabalarla ilgilenmek)
İslam dini sıla-i rahmin terk edilmesini (kat-ı rahimi), yani akrabalık bağlarını koparmayı, onlara karşı ilgisiz ve alakasız kalmayı büyük günahlardan saymıştır. Nitekim Yüce Allah mü’minleri akrabalarla alakayı kesmekten sakındırmıştır: “…Kendisi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah’a karşı gelmekten ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakının…” (Nisâ, 4/1)
Başka bir ayet-i kerimede ise, akrabalık bağlarını koparmak bozgunculuk yapmakla bir tutulmuş, böyle yapanların da Allah’ın lanetine uğrayacakları bildirilmiştir: “Demek, başa geçtiğinizde yeryüzünde bozgunculuk çıkaracak ve akrabalık bağlarını koparacaksınız, öyle mi? İşte bunlar, Allah’ın lânetleyip, kulaklarını sağır, gözlerini kör ettiği kimselerdir...” (Muhammed, 47/22-23) İslam âlimleri bu ayet-i kerimeden, akrabalarla alakayı kesmenin münafıklık vasfı olduğu manasını çıkarmışlardır.
Hz. Peygamber (s.a.s.) sıla-i rahimin, rızkın bereketine, ömrün uzamasına sebep olduğunu bildirmiş (Buhârî, Edeb, 12) ve akrabalık bağının korunmasının Allah’ın ihsan ve rahmetine vesile olduğunu belirterek; “Rahim (akrabalık), Allah’ın rahmetinin eserlerindendir. Kim bu bağı korursa, Allah ona merhamet eder. Kim onu koparırsa, Allah da ondan ihsan ve rahmetini keser” (Buhârî, Edeb, 13) buyurmuştur. Diğer bir hadis-i şeriflerinde ise şöyle buyurmuşlardır: “Akrabasıyla ilişkiyi kesen (cezasını çekmeden veya affedilmeden) Cennet’e giremez” (Buhârî, Edeb, 11) buyurmuştur.
Peygamber Efendimiz (s.a.s.), sahabe-i kiramdan, “Beni cennete yaklaştıracak ve cehennemden uzaklaştıracak bir ameli haber verir misiniz?” diye soran birine; “Allah’a ibadet eder, O’na hiçbir şeyi ortak koşmaz, namazı doğru kılar, zekatı verir, yakınlarını ziyaret edersin” diye tavsiyede bulunmuş, o kişi uzaklaşırken de arkasından “Emrolunduğu şeyleri yaparsa, cennete girer” (Müslim, İman, 4) buyurarak sıla-i rahimin ne kadar önemli olduğunu vurgulamıştır. Bir hadis-i şeriflerinde ise şöyle buyurmuştur: “Allah’a ve ahiret gününe iman eden misafirine ikram etsin. Allah’a ve ahiret gününe iman eden akrabasını görüp gözetsin. Allah’a ve ahiret gününe iman eden ya hayır söylesin ya da sussun.” (Riyâzu’s-Sâlihin, Birr’ul Valideyn, 312)
Sıla-i rahim sadece küçüklerin büyüklere karşı vazifesi olarak görülmemeli, büyük küçük herkes tarafından yerine getirilmelidir. Ayrıca sıla-i rahim karşılık beklemeden yapılmalıdır. Yani bu vazifeyi yerine getirmeyen akrabalara karşı bile sıla-i rahim yapılmalıdır. Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.s.), “Akrabadan gelen iyiliğe misliyle karşılık veren kimse, tam manasıyla akrabasına sıla etmiş değildir. Gerçek sıla, kendisiyle ilgiyi kesenleri görüp gözetmektir” (Buhârî, Edeb, 15), “Faziletli işlerin en üstünü senden ziyareti kesen akrabanı ziyaret ederek ilişkiyi sürdürmendir” (Ahmed, III, 438) buyurmuştur. Hz. Peygamber (s.a.s.), akrabalarını ziyaret ettiği halde onların kendisine gelmediklerini, onlara iyilik ettiği halde onlardan kötülük gördüğünü söyleyen bir sahabeye, böyle davranmaya devam ettiği sürece Allah’ın yardımının kendisiyle beraber olacağını söylemiştir.
Akrabalar arasında zaman zaman çeşitli sebeplerle ufak tefek kırgınlıklar olabilir. Ancak böyle durumlarda hoşgörülü davranmalı, meseleleri çok fazla büyütmemeli ve akrabalık bağını koparmamaya özen göstermeliyiz. Her fırsatta, özellikle de bayramları, mübarek gün ve geceler ile Cuma gününü fırsat bilerek birbirimizi ziyaret etmeli, sevinç ve mutluluklarımızı paylaşmalıyız.
Sıla-i rahim, sadece ziyaret olarak anlaşılmamalıdır. Sıla-i rahim, aynı zamanda hısım ve akrabalarımıza ihtiyaçları halinde maddî olarak yardım etmek, hizmetlerini görmek, onlara daima şefkat ve sevgi göstermek, iyi ve kötü günlerinde yanlarında olmaktır.
Yeni yetişen neslimizi son zamanlarda meydana gelen sosyal, kültürel ve ahlâki yozlaşmadan korumalı ve onlara sıla-i rahimin önemini öğretmeliyiz. Akraba ziyaretlerine çocuklarımızı da götürmeli, onlara hısım, akraba ve dostlarımızı tanıtmalıyız. Hz. Peygamber (s.a.s.) bu konuda “Nesebinizden sıla-i rahim yapacaklarınızı öğrenin; zira sıla-i rahim akrabalarda sevgi, malda bolluk, ömürde uzamadır” (Buhâri, Edeb, 12; Tirmizî, Birr, 49) buyurmaktadır.
Öyleyse dinî bir vazife ve toplumsal bir sorumluluk olan sıla-i rahimi asla ihmal etmemeli, akrabalarımızla olan münasebetlerimizi güçlendirmeye, hatta birlikte yaşadığımız toplumun diğer kesimleriyle de iyi ilişkiler içinde olmaya gayret göstermeliyiz.

Bu yazı toplam 756 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim