• BIST 82.363
  • Altın 147,140
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • Kocaeli : 5 °C
  • İstanbul : 8 °C
  • Sakarya : 5 °C

Şimdi devletin çıkan çivisini yeniden çakma zamanı

M.Tanzer Ünal

“Devletin çivisi çıktı…”

Yıllardır dilimizden düşürmeyiz bu sözü.

Her fırsatta söyleriz.

Her olumsuz olaydan sonra bu ifade dökülür ağzımızdan.

Yolsuzluk olur, söyleriz…

Hırsızlık olur, söyleriz…

Ekonomik kriz çıkar, söyleriz…

Komşu ülkelerle aramız açılır, söyleriz…

Parti liderleri birbiriyle kavga ederler, söyleriz…

Kişisel sorunlarımızı çözemeyiz, söyleriz…

Özetle…

“Devletin çivisi çıktı” ifadesi, bizler için bir sığınma limanıdır.

Kendimizi hiçbir zaman sorumlu tutmayız, suçu “devletin çivisini çıkaranlara” atarız, rahat ederiz.

Öyle ya, vatandaş olarak bizlerin ne suçu olabilir, suç, devletin çivisini çıkaranlarda!

                                               *******

Böyle böyle, bu mantıkla, bu kafa yapısıyla geldik bugünlere.

“Devletin çivisinin çıktığı” ne dönemler geçirdik, ama önemsemedik.

Bu tür olaylara şerbetliydik…

“Bu da gelir geçer” diye düşündük, geldi ve geçti.

27 Mayıs 1960, işte böyle bir dönemdi.

12 Eylül 1980 de…

İki darbe yaşadı Türkiye.

Siyasi tarihimizde “muhtıralar” var.

*12 Mart muhtırası…

*28 Şubat süreci…

*27 Nisan e-muhtırası…

Darbe girişimleri, eylem planları ve ayaklanmaların sayısı epey fazla!

*Dokuz subay olayı…

*22 Şubat 1962 ayaklanması…

*20 Mayıs 1963 ayaklanması…

*20 Mayıs 1969 darbe teşebbüsü…

*9 Mart 1971 darbe teşebbüsü…

*15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsü…

Tabii arada daha sonra “kumpas” olduğu ortaya çıkan “darbe planları” var.

*Poyrazköy davası…

*Sarıkız, Ayışığı, Yakamoz, Eldiven darbe planları…

*Ergenekon darbe planı…

*Balyoz darbe planı…

Yakın zaman içinde ne günler geçirdik, ne günler…

Hele o Ergenekon kumpası yaşanırken…

Dalga üzerine dalga…

Birinci dalga, ikinci dalga, üçüncü dalga, beşinci dalga derken; ahtapotun bacakları her tarafa uzanırken; ne çok kullanmıştık “Tamam artık, devletin çivisi bu defa gerçekten çıktı” lafını.

 

Dahası varmış…

“Devletin çivisi çıktı, devletin çivisi çıktı…” diye diye bugünlere geldik, ama bir baktık ki, geçmişte yaşadıklarımız, bugün yaşadıklarımızın yanında pek “devletin çivisini çıkaracak” olaylar değilmiş.

15 Temmuz darbe girişimi, gerçek anlamda “devletin çivisini çıkarmak için” yapılmış.

Meğer cemaat, yıllardır devletin çivisini çıkarmak için uğraşıyormuş da, devleti yönetenler de dahil, hiç birimiz farkında değilmişiz.

Maalesef!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan sokaktaki ayakkabı boyacısına kadar hepimiz uyumuşuz.

Mışıl mışıl!

Şimdi Türkiye, o derin uykudan uyandı.

Herkes, hepimiz, şaşkın durumdayız.

Devletin altını oymuşlar, fark etmemişiz…

Devleti devlet yapan bütün kurumları ele geçirmişler, uyumuşuz…

Orduyu, polisi, yargıyı kendilerinden yapmışlar, oralı olmamışız…

Özetle…

Devletin çivisini çıkarmışlar.

Hani o geçmişte yerli yersiz kullandığımız ifade, bugün gerçek anlamını 15 Temmuz darbe girişimi ile buldu.

Artık devletin çivisi çıkmış mı çıkmamış mı diye tartışmak, anlamsız.

Devletin çivisi çıkmış!

 

Şimdi, çıkan çiviyi yerine çakma zamanı

Tartışmaya gerek yok!

Suçlu aramak, kelle avcılığına çıkmak anlamsız!

Olan oldu, biten bitti.

Zaman kaybetmeyelim, önümüze bakalım.

Şimdi hepimize düşen görev, 15 Temmuz’da devletin çıkan çivisini yeniden yerine çakmak olmalı.

Bu konuda hepimize düşen görevler var.

Hepimiz, sorumluluk bilinciyle hareket etmeliyiz.

Vatandaşlık görevlerimizi tam olarak yerine getirmeli, bizi yönetenleri de iyi denetlemeliyiz.

 

 

Pazar günü iyi bir hava yakaladık

Önceki gün, demokrasi tarihimize altın harflerle yazılacak önemli bir gündü.

“Demokrasi ve Şehitler Günü”nde, yediden yetmişe, AKP’lisi, CHP’lisi, MHP’lisi, partilisi partisizi hepimiz bir araya geldik.

Devletimiz için…

Milletimiz için…

Vatanımız için…

Bayrağımız için…

Dosta düşmana gözdağı verdik.

“Bizi paramparça sanmayın, biz, söz konusu Türkiye olunca böyle bir araya geliriz, tek yumruk oluruz” mesajı duyurduk.

 

Bundan sonra yapılacak şey

Herkes, hatalarıyla yüzleşmeli.

Herkes, samimiyetle özeleştiri yapmalı.

Nerelerde hata yaptım?

Bundan sonra neler yapmalıyım?

Ve hatalara kapısını kapatmalı.

Çünkü ulus olarak bu saatten sonra yeni hatalar yapma lüksümüz yok.

Bıçak sırtında gidiyoruz…

Bundan sonraki hatalarımızın bedeli çok ağır olur, altından kalkamayız.

Beş milyon kişi Yenikapı’da neden toplandı?

Neden günlerdir yurdun her tarafında “demokrasi nöbetleri” tutuluyor?

Neden 15 Temmuz’dan bu yana siyasi görüşü ne olursa olsun herkes bir arada?

Neden parti liderleri Türkiye söz konusu olunca, küslükleri, dargınlıkları ve kırgınlıkları bir tarafa bırakarak bir araya geldi?

“Ülkemizi silahla gelen değil, seçimle gelen yönetsin” diye…

Bu birlik ve beraberliğin kıymetini bilelim!

15 Temmuz, ulus olarak “aldığımız son ders” olsun!

7 Ağustos Demokrasi ve Şehitler Mitingi, bizim için milat olsun!

Bu yakınlaşmanın, bu birlik ve beraberlik ruhunun değerini bilelim.

Eğer bizleri yönetenler, iktidarıyla muhalefetiyle, aradan üç beş gün geçtikten sonra, “herkes yoluna” teranesine yeniden başlarlarsa; inanın bu vatana ve bu millete yazık olur!

Oturalım, doğru şeyler yapalım.

Devleti tekrar eski yörüngesine oturtalım.

Devletin çıkan çivilerini yeniden eski yerlerine çakalım.

Bu dünyada yaşayacağımıza göre, kendimizi dünyadan soyutlayamayacağımıza göre, uluslararası normlara göre ülkemizi yönetelim.

Devleti devlet gibi yönetelim.

Devlet gücünü; onunla bununla, o grupla bu grupla, o cemaatle bu cemaatle paylaşma geleneğini bırakalım.

Adaletli olalım!

Hakkaniyetli olalım!

Hukukun üstünlüğünü yeniden egemen kılalım.

Rant kapılarını tıkayalım…

Çalışmadan ve üretmeden yaşamak isteyenlere fırsat vermeyelim.

Laikliği esas alalım.

Güzel dinimizi, siyasete ve ticarete alet etmeyelim.

Kılıçdaroğlu’nun önceki gün ifade ettiği gibi, siyaseti, camiye, kışlaya ve yargıya sokmayalım.

Geçmişten ders almasını bilelim, tarihi tekerrür ettirmeyelim.

“Tarihten ders almasını bilmeyen ahmaktır” sözü bize, bizim toplumumuza, Türk milletine yakışmaz.

Başka Türkiye yok!

Son şansımız, bu şansı iyi kullanalım!

Bu yazı toplam 1940 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim