• BIST 89.809
  • Altın 145,306
  • Dolar 3,6167
  • Euro 3,9083
  • Kocaeli : 6 °C
  • İstanbul : 9 °C
  • Sakarya : 6 °C

Şimdi sıra hesap sormaya mı geldi?

M.Tanzer Ünal

Birkaç gündür herkes birbirine aynı soruları soruyor…

Bundan sonra ne olacak?

Kaos olur mu?

Ekonomik ve siyasi kriz yaşanır mı?

Ya hükümet kurulamazsa?

Bunlardan hesap sorulmayacak mı?

***

Sevgili okurlarım, seçim öncesi en büyük hedef, AKP’nin iktidardan gönderilmesiydi.

Muhalefet partilerinin tek arzusu, “değişim”di.

“Önce AKP’yi iktidardan indirelim, sonrasına bakarız” diye düşünüyorlardı.

Şimdi AKP gitti.

Bir “imparatorluk dönemi” sona erdi.

Milletin yüzde 60’ı bir “Ohhh be!” çekti.

Millet; yıllardır aşağılanmaktan, azarlanmaktan, ayrıştırılmaktan, zulmedilmekten bıkıp usanmıştı.

Hırsızlığı, yolsuzluğu, rüşveti görüyor; korkusundan sesini çıkaramıyordu.

Ülkeyi yönetenlerin kibrinden bıkıp usanmıştı.

Kendilerine gelince lüksün her türlüsü sarayı, uçağı, Mercedes’i var; vatandaşa gelince kaynak yoktu!

İsraf diz boyu idi.

Yandaş olunca bütün kapılar açılıyor, farklı düşünenlere zırnık koklatılmıyordu.

Muhterem, başbakanlık ve cumhurbaşkanlığı kesmeyince, “başkanlık” istemeye başladı.

Ne olur ne olmaz diye, durumunu yasallaştırmak istiyordu.

Sonunda halk bu gidişe 7 Haziran’da “dur” dedi.

Başbakan başbakanlığını, cumhurbaşkanı cumhurbaşkanlığını bilsin!

***

O yüzde 40’ı da nasıl aldıkları malum.

Tüm devlet imkânları seferber edildi.

Bürokratı, belediye başkanı, valisi, bakanı, başbakanı, cumhurbaşkanı… Hepsi ama hepsi sekiz on koldan AKP için sahaya indi.

Uçaklar, helikopterler, plakası değiştirilmiş siyah plakalı arabalar…

Ellerinde ne kadar “koz” varsa oynadılar.

Diğer partilerden büyük vaatlerle transferler yaptılar.

Oluk oluk para harcadılar…

Ama olmadı, olmadı…

Bırakın 400 milletvekilini, bırakın 335 milletvekilini, tek başına iktidar olabilecek 276 milletvekilini bile bulamadılar.

258 milletvekiliyle yetindiler.

 

Seçmen “koalisyon” dedi de…

Şimdi gelelim kafalardaki sorulara…

Bundan sonra ne olacak?

Pazar günü sadece, “AKP iktidardan gitsin mi, gitmesin mi” oylandı.

Seçmen dedi ki, gitsin!

AKP’yi iktidardan indirirken de şu mesajı verdi:

“Tek parti iktidarı, bizim kültürümüze uygun değil. Bir süre sonra despotluk başlıyor. Onun için oturun koalisyon kurun. Ülkeyi dengeli ve uyumlu bir şekilde yönetin!”

Halkın verdiği mesaj bu!

Peki, bu mesaj doğru algılandı mı?

Uyumlu bir koalisyon nasıl kurulabilir?

Ülke olarak, 13 yıldır “koalisyon kültürü” nü unutmuşuz!

“Anonim yaşamak” ve “anonim iş yapmak” konularında zaten sıkıntılarımız var, şimdi nasıl “anonim siyaset” yapacağız?

Siyasette “ortak akıl” nasıl yaratacağız?

Bizde biliyorsunuz, “lider siyaseti” var.

Lider düşünür, lider karar verir, tartışılmadan uygulanır…

Hukuka, toplum vicdanına uygunmuş, herkes için adilmiş, pek bunlara bakılmaz.

Sonra da son yıllarda yaşadığımız gibi, telafisi mümkün olmayan sıkıntılar ortaya çıkar.

Sevgili okurlarım, bunları düşünmeye başladığımıza göre galiba normalleşiyoruz.

Kimsenin kimseyi ezmediği, herkesin hakkını aldığı, hukuk ve adaletin egemen olduğu Türkiye’yi galiba özlemişiz.

Devlet, “hukuk” demektir.

Hukuku kaldırın, devlet devlet olmaktan çıkar “aşiret” olur.

Türkiye, tam böyle bir noktadaydı.

İnanın uçurumun kenarından döndük.

 

Bundan sonra ne yapılmalı?

Seçim bitti, iktidar alaşağı edildi, hepsi bu kadar mı?

Değil!

Toplum, gereğinin yapılmasını istiyor ve bekliyor.

Nedir bunlar?

İstiyor ki…

*AKP’nin üstünü kapattığı 17-25 Aralık rüşvet ve yolsuzluk dosyaları yeniden açılsın.

*Türkiye, biran önce “hukuk devleti” statüsüne geri dönsün.

*Yargı, biran önce iktidar baskısından kurtulsun. “Güçler ayrılığı” sistemi yeniden işlerlik kazansın.

*Yandaş basın ve yandaş işadamlarının hortumları kesilsin.

*İsraf sona erdirilsin, saray saltanatı sona ersin.

*Recep Tayyip Erdoğan, anayasal çerçevede cumhurbaşkanlığı yapsın.

*Bilal Erdoğan’ın kontrolündeki TÜRGEV’e yapılan bağışlar sorgulansın.

*Atatürk ve milli bayramlarla ilgili değerlerimiz geri getirilsin.

*Dinci eğitim dayatması bitsin.

*Valilere; “iktidarın emir eri” değil, “devletin valisi” oldukları hatırlatılsın.

*Son yıllarda yapılan bütün büyük ihaleler sorgulansın, hile görülen ihaleler iptal edilsin ve sorumluları hakkında yasal işlem yapılsın.

*Komşu ülkelerle ilişkiler düzeltilsin.

*”Borç ekonomisi” nden “üretim ekonomisi” ne geçilsin.

*Seçimlerde verilen sözler yerine getirilsin.

Toplumun benzer haklı istekleri ve beklentileri var.

Bu beklentilerin yerine getirilmesi gerekir.

 

İyi de bu beklentileri kim yerine getirecek?

AKP’nin de içinde bulunduğu bir “koalisyon hükümeti” nin toplumun bu beklentilerini yerine getirmesi mümkün değil.

Çünkü ülkemizdeki sorunun nedeni AKP!

AKP’nin tekrar hükümet ortağı yapılması, AKP’yi ödüllendirmek olur.

Millet, muhalefete dönüp, “Biz indirdik siz tekrar başımıza getirdiniz” demez mi?

Sonra ne değişecek?

Seçim mitinglerinde “Koalisyon büyük felakettir” diyen Recep Tayyip Erdoğan, kurulacak koalisyon hükümetine anayasal cumhurbaşkanı sorumluluğu içinde mi davranacak, yoksa AKP lideri gibi talimat mı verecek?

İşin zorluğu burada!

AKP, iki başlı!

AKP’de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın vesayeti var.

AKP’nin anahtarı Erdoğan’da…

Ahmet Davutoğlu tek başına karar vermez ki!

Özetle…

AKP’nin de içinde olacağı bir “koalisyon hükümeti”, AKP’nin 13 yıllık geçmişini sorgulayamaz, toplumun bu yöndeki beklentilerine cevap veremez.

 

“AKP-CHP koalisyonu” pişirilmek isteniyor

İki gündür bakıyorum, bazı çevreler ısrarla “AKP-CHP koalisyonu” nu pişirmeye çalışıyor.

AKP bu işe çoktan hazır, şartlarını da sıralamış:

*Cumhurbaşkanının meşruiyeti tartışılmayacak…

*Barış süreci devam edecek…

*Paralel yapıyla mücadele sürecek…

CHP, AKP ile koalisyona evet desin, bir sonraki seçimde CHP diye bir partiyi bulamazsınız.

Sadece CHP değil, AKP ile MHP koalisyon yapsın veya HDP ortaklık yapsın, sonları aynı olur.

Daha düne kadar en ağır şekilde eleştirdiğin ve suçladığın partiyle sen aynı hedefe doğru nasıl yürürsün?

Hırsız dediğin kişilerle nasıl kol kola girersin?

Daha sonra seçmenlerinin yüzüne nasıl bakarsın?

 

Peki, ne olmalı?

Toplumun da rahatlatılması için yapılacak tek şey var

HDP’nin dışarıdan destekleyeceği “CHP-MHP koalisyon hükümeti” nin kurulması!

Toplam 292 milletvekilleri var.

Oturup ana prensipler üzerine anlaşacaklar.

Şunları şunları şunları yapacağız…

Meclis başkanı şu olacak, komisyonlarda bunlar bulunacak.

Ortak vaatlerimiz var, bu vaatler şu şekilde yerine getirilecek.

Bakanlık dağılımı şöyle olacak.

Meclis açıldı, başkanlık divanı oluşturuldu, hemen düğmeye basılacak, peş peşe önergeler verilecek.

*17-25 Aralık rüşvet ve yolsuzluk dosyaları yeniden gündeme alınsın.

*TÜRGEV’e yapılan bağışlar sorgulansın.

*Saray madem başbakanlığın, amacına uygun olarak kullanılsın.

*Büyük ihaleler üzerindeki şaibeler araştırılsın.

Benzer soru önergeleri vererek, vaatlerle ilgili kanunlar çıkarılarak toplum rahatlatılabilir.

İsraf önlenir, adalet sağlanır, toplumdaki ayrıştırma sona erdirilir…

Komşu ülkelerle barış sağlanır…

Üretim ekonomisine ağırlık verilir…

Suçlular suçunu çeker, topluma huzur gelir.

Toplumun her kesimi iktidara yeniden güven duymaya başlar.

 

Eğer bu yapılamazsa…

Eğer CHP, MHP ve HDP bir araya gelip bunu yapmazlarsa, taşın altına ellerini koymaktan kaçınırlarsa, kaybederler…

Bir daha seçmenin karşısına geçip söz söylemeye yüzleri olmaz.

Seçmen, “Biz size koalisyon görevi verdik, neden yerine getirmediniz?” der.

Seçmen, “Ülkeyi tek parti yönetsin, AKP yönetsin” düşüncesinde olsaydı, tekrar AKP’yi iktidara getirirdi.

Getirmediğine göre, ülkeyi yönetme görevi CHP, MHP ve HDP’nin!

Ülkeyi yönetme sorumluluğundan kaçan, kriz çıkaran hangi parti olursa olsun, kaybeder!

Bu böyle biline!

Bu yazı toplam 1845 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim