• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Kocaeli : 5 °C
  • İstanbul : 8 °C
  • Sakarya : 4 °C

Şirketlerde ortaklara avans karı mı dağıtılmalı, ücret mi ödenmeli?

Fikret Gökmen

Gerek vergi mevzuatında, gerekse, 6102 sayılı yeni TTK’daki düzenlemelerle, ortakların şirketten keyfi ve yasal dayanaksız para çekmeleri engellenmeye çalışılmıştır.
Bunun için, halka açık olmayan A.Ş’ler de yönetim kurulu üyelerinin ve limited şirketlerde ortak müdürlerin, genel kurul kararıyla ücret alabilecekleri öngörülmüştür.
Ona keza, yine bu amaçla, yıl içinde geçici vergi dönemleri itibariyle, ortaklara kâr payı avansı dağıtımı imkanı getirilmiştir.
Bu durumda, doğru bir vergi yönetimi ve şirket kaynaklarının rasyonel kullanımı için, bu iki imkanın hangisinin tercih edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşılmaktadır.
Yaptığımız hesaplamalar ve değerlendirmelerle bu sorunun cevabını bulmaya yöneliktir.
Limited şirket ortaklarının ücret alması halinde, alınan ücretin tutarı yönünden yılın sonuna kadar bir belirlilik ve istikrar söz konusu olduğu halde, kâr payı avansı dağıtımında bu belirlilik ve istikrar söz konusu değildir.
Ayrıca, mevzuat kısıtlaması gereği, söz konusu dönem kârının yasal yedek akçeler ayrıldıktan sonra, % 50’si ortaklara dağıtılabilmektedir. Şirketin zarar ettiği veya bir önceki dönemden daha düşük kâr ettiği geçici vergi dönemlerinde avans kâr payı dağıtımı da söz konusu olmayacaktır.
Kâr payı avans dağıtımını ortaklar yönünden cazip kılan tek husus, geçici vergi dönemlerinde dağıtılan avans kâr paylarında, kurum bünyesinde yapılan GVK’nın 96/b-ii stopajının olmaması ve bu stopajın, takip eden yılda dönem kârının akıbeti ile ilgili olarak, genel kurul kararının verildiği tarihe kadar ertelenmesidir.
Öte yandan, hesap döneminin zararla sonuçlanması veya dönem kârının dağıtılan avans kâr paylarından daha düşük çıkması halinde, dağıtılan avans kâr paylarının ortaklardan geri istenmesi de söz konusu olabilecektir.
Görülüyor ki, iki halin birbirinin alternatifi olarak mukayesesi söz konusu olamaz.
Zira iki halin bağlı olduğu değişkenler birbirinden çok farklıdır. Buna rağmen, olayın salt vergi yükleri yönünden analizi için, belirsizliğe yönelik değişkenler ihmal edilerek, ortakların ücret alması daha doğru olacaktır.
Zira geçici vergi dönemlerinde, dağıtılan avans kâr payları ile aynı dönemlerde alternatif olarak ücret alınması halinde, ortakların ellerine geçen tutarlar birbirlerine yakın olmasına karşın, olayın bütünlüğü içinde, ücret tercihi halinde, lehte kurumlar vergisi avantajı ortaya çıkmaktadır.
Dolaysıyla, avans kâr payı dağıtımı hali, ortakların ücret alması haline, olaya salt aritmetik açısından bakılsa bile, alternatif hal olamaz.
Keza bu durum, dönem sonu kârının dağıtımı ile ortakların ücret alma halleri karşılaştırıldığında bile, kâr dağıtımında; ortaklar nezdinde vergilendirmeye kadar gittiğimizde, ortaklar % 13,60 oranında nihai vergi yükü ile karşılaşırlarken, ücret halinde; nihai vergilemede (gelir vergisi stopajı ve kurumlar vergisi açısından) vergi yükü negatife dönmektedir.
KAYNAK: Yaklaşım Yayınları

Bu yazı toplam 1093 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim