• BIST 107.206
  • Altın 143,369
  • Dolar 3,5533
  • Euro 4,1312
  • Kocaeli : 18 °C
  • İstanbul : 25 °C
  • Sakarya : 18 °C

Sirmen, bugün sinyal verecek…

M.Tanzer Ünal

Kocaeli siyasetinin ana gündem maddesi Sefa Sirmen…
Sadece CHP’liler değil, AKP ve MHP’liler de Sefa Bey’i konuşuyor.
Gerçekten aday adayı olacak mı, yoksa yoklama mı çekiyor?
“Aday olsun, ondan başka kimse İzmit Belediyesi’ni AKP’den alamaz” diyen de var…
Sefa Bey’i İzmit Belediyesi’ne değil de Büyükşehir Belediyesi’ne yakıştıran da…
“Yeter artık. Yerini gençlere bıraksın” görüşünde olan da…
AKP’lilerin bazıları tedirgin, bazıları rahat!
Tedirginler, “CHP İzmit Belediyesi’ni elimizden ancak Sefa Sirmen’le alır” fikrinde birleşiyor.
Geçenlerde AKP’li eski bir belediye başkanı, bu düşüncesini “sansürsüz” olarak yüzüme söyleyiverdi.
Rahat pozlardaki partililer ise, “Bizim için Sefa’dır, Hikmet’tir, Fahri’dir fark etmez. İzmit Belediyesi yine bizim” diye etraflarına moral pompalıyorlar.
********
Sefa Sirmen, bugün saat 11. 30’da partisinin İzmit ilçe binasında “basın toplantısı” düzenleyecek.
Son gelişmelerle ilgili açıklama yapacak…
Bazıları, bunu, “Sefa Bey, adaylığını ilan edecek” şeklinde algılamış.
Değil…
Sadece basının sorularını yanıtlayacak.
Peki, Sefa Bey basın açıklaması yaparken, destekçileri de parti binasında mı olacak?
Bu konuda bir organizasyon yok!
Partililere, “Basın açıklamasına sizleri de bekliyoruz” diye davet yapılmamış.
İsteyen, gidecek.
Gelelim, Sefa Bey’in ne söyleyeceğine…
Daha önceki bir yazımda bu konuda ipuçları vermiştim.
Demiştim ki:
*”Aday adayı değilim” demeyecek.
*”Aday adayıyım” açıklaması da yapmayacak.
*Kendi adına yapılan aday adaylığı başvurusundan çok etkilendiğini, tabanın isteğine sırt çeviremeyeceğini, gelişmeleri olumlu yönde değerlendireceğini söyleyecek.
Bugüne dönersek…
Sonuç olarak…
Aday adaylığı konusunda bugün sadece “sinyal” verecek.
Kesin aday adaylığı açıklaması ne zaman?
19 veya 20 Eylül’de…
Yakın çevresinin planlaması böyle!
*********
Önceki gün, Sefa Sirmen’in yakın çalışma arkadaşları Ferit Ataman, Zeynel Başlak ve Murat Sirmen’le görüştüm.
Bildiklerimi kendilerinden çek ettim.
Farklılık yok!
Ortak görüşleri şöyle:
*Sefa Sirmen üzerinde aday adaylığı konusunda toplumsal baskı var.
*Diğer aday adayları da çok değerli kişiler, ancak AKP adayı Nevzat Doğan’la başa çıkmaları zor.
*Aslında Sefa Sirmen, Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na aday olmalı. Ancak şu anda İzmit Belediye Başkanlığı garanti görünüyor.
*CHP, hiçbir belediyede yok. İşe bir yerden başlamalı. En sağlam yerden… Seçim kazanılabilecek en sağlam yer de İzmit Belediyesi görünüyor. Sefa Sirmen elini taşın altına koymalı ve aday adayı olmalı.
**********
Sefa Sirmen’in basın toplantısını Kocaeli siyaset dünyası merakla bekliyor.


Xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

2020 Olimpiyat Oyunları, hayaller ve gerçekler…
*********
Ah hayaller, ah!
Sizlerle yaşamak güzel de, şu “gerçekler” olmasa!
Gerçekler, bizleri eninde sonunda kıçımızın üzerine oturtuveriyor.
Şimdi diyeceksiniz ki, “Münafıklık yapma, 2020 Olimpiyat Oyunları İstanbul’a gelseydi, iyi olmaz mıydı?”
İyi olurdu elbette…
“Olimpiyat yapmış ülke” olurduk.
İstanbul, “olimpiyat yapmış kent” olurdu…
Fors bin beşyüz!
Gazeteler, “34 milyar dolarlık tarihi fırsat kaçtı” şeklinde başlıklar attılar.
Neler yapılacaktı?
Neleri kaçırdık?
*Bir tanesi İzmit’te olmak üzere devasa stadyumlar…
*İstanbul’un altyapı eksikleri giderilecekti.
*Olimpiyat yılında 2. 5 milyon turist gelecekti.
*Yatırım tutarı, 19. 7 milyar dolar…
Bu parayı nereden bulacaktık?
Borç alacaktık…
Nasıl olsa, “Borç yiğidin kamçısı”…
Sırtımız, kamçı yemekten yara oldu.
Araştırın, olimpiyat yapan bizim gibi gelişmemiş ülkeler, daha sonra büyük sıkıntılara girmişler.
Borç ödemek için yıllarca canları çıkmış.
Tamam da, “Devasa spor tesisleri yapılıyor, bunlar kazanç değil mi?” diyeceksiniz.
Bizim gibi ülkeler için değil!
Neden değil, bakın anlatayım.
Eğri oturup, doğru konuşalım.
Sporla barışık olmayan bir ülkeyiz.
Sporla aramız pek iyi değil.
Bizde “spor” denince “futbol” akla gelir, futbolda dahi Allahlık bir halimiz var.
Milli Futbol Takımımızın durumu ortada…
Nasıl olmasın ki?
Futbolu yabancılar oynuyor, biz seyrediyoruz.
Bir rakam…
Süper Lig’de oynayan yabancı oyuncu sayısı 126.
Bir de Türk olup da Avrupa ülkelerinde yetişen futbolcularımız var.
Bunların sayısı da çok fazla…
Ve insanın içini acıtan rakam!
Süper Lig’deki futbolcuların sadece yüzde 9’u Türkiye’de yetişiyor.
Yani?
Yanisi şu: Sahalarda seyrettiğimiz futbolcuların yüzde 91’inin yetiştiği ülke Türkiye değil.
İşte, en fazla ilgi gösterdiğimiz spor dalı olan futboldaki rezalet durumumuz.
Diğer branşlardaki durumumuzu siz düşünün!
Kendimiz yetiştirmeyiz de, diğer ülkelerden halterci, atlet ithal ederiz.
Marifetmiş gibi, milliyetlerini değiştirip kendi vatandaşımız yaparız.
Madalya aldıkları zaman da anlamsız bir şekilde seviniriz.
Üç tarafımız denizle çevrili, beşte dördümüz yüzme bilmeyiz.
Ata sporu dediğimiz güreşteki durumumuza bakın!
Var mı “Çok iyi durumdayız” diyebileceğimiz bir spor dalı?
Varsa, söyleyin
Devletimizin hâlâ daha “spor politikası” yok.
Spor yapmak, insanımızın birinci önceliği değil.
Okul çağında da, ileriki yıllarda da spor angarya…
********
Özetlersek…
Hayatında “spor” olmayan, “spor yapmasını” bilmeyen bir millet, Olimpiyat’ı hak edemez.
Önce sporu yaşamımızda başköşeye oturtalım…
Her çocuğumuz, bir spor dalıyla ilgilenir hale gelsin…
Lisanslı sporcu sayımız 10 milyonu bulsun…
Borç alarak değil, kendi kazancımızla spor tesisi yapar hale gelelim…
Altyapı eksiklerimizi tamamlayalım…
“Yapacağız…” değil, “Yaptık…” diyecek hale gelelim…
Sonra da Olimpiyat’ı hak ederek alalım.
Paramız yok…
Sporcu altyapımız yok…
Tesisimiz yok…
Olimpiyat yapacağımız şehrin altyapısı nanay…
Olimpiyat almaya kalkıyoruz.
Haddimizi bilmiyoruz.
Bir de…
Neydi o Başbakan Erdoğan’ın “çelişkili” tavrı?
Rusya’da “savaş tamtamları” çaldı, bir gün sonra Arjantin’e gitti “barış türküleri” söylemeye başladı.
Çoğu delege yutmadı…
Yöneticileri “savaş tamtamları” çalan bir ülkeye, Olimpiyat verilir mi?
*********
Ben, “Olimpiyat’ı almamız gerektiği” görüşünde değildim.
Bu nedenle de sonuca üzülmedim.
Xxxxxxxxxxxxxxxxxxxx



Ah SEDAŞ, sana ne söyleyeyim?
********
Kartepe’nin Balaban Köyü’nde oturuyorum.
Önceki gün, pazar günü, elektrikler tam 8 saat boyunca kesikti.
Sabah saat 10. 30’dan akşam 18. 25’e kadar…
Bu en uzun süreli “eziyet” oldu.
Kısalarını hemen hemen her gün çekiyoruz.
Yarım saat, bir saat…
Yıllardır bu böyle!
İnanın bıktırdı.
Çekilecek gibi değil.
Düzelecek diyorlar, ama düzeleceği de yok.
Bilmem, ben SEDAŞ’a söyleyecek söz bulamıyorum.
Siz olsanız ne dersiniz?






Bu yazı toplam 887 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim