• BIST 90.002
  • Altın 146,309
  • Dolar 3,6187
  • Euro 3,9328
  • Kocaeli : 15 °C
  • İstanbul : 16 °C
  • Sakarya : 16 °C

Siyaset mi, Din mi?

Banu Gürer

 

Türkiye çok sıkıntılı bir süreç içerisinde…

İşin siyasi yanı bir tarafa bu sürecin beni en çok endişelendiren yönü toplumdaki “din algısı”nın ciddi biçimde zarar görmesi ve toplumun din üzerinden çok tehlikeli bir kutuplaşmaya doğru gitmesi/götürülmesi.

Zira hangi siyasi görüşten olursa olsun “din” denildiği zaman insanlarımızın büyük bir kısmının aynı zeminde buluşabildiğini görürdük…

Artık siyasetin üzerinden “dindarlığın” hatta daha da vahimi “Müslümanlığın” çok şiddetli bir dille tanımlandığı ve bu nedenle oldukça sıkıntılı sonuçlara gebe olabilecek bir süreçsöz konusu…

Peki, İslam’a göre dünyayı (ya da dini) yorumlama biçiminizi “dini” bir gereklilik olarak insanlar üzerinde baskı unsuru haline getirebilir misiniz?

Bu yorumlama biçimi üzerinden insanların dindarlıklarını sorgulayabilir misiniz?

Bir Müslüman ve hatta dindar olarak, Allah’a itaat etme konusunda insanın “günah işleme” hakkını savunup, Allah’tan başkasına “körü körüne itaat etmenin” toplum menfaatine olduğunu söyleyebilir misiniz?

Ne Allah-ü Teala’yı (C.C.) ne de Hz. Peygamber’i (S.A.V.) “haklılığınızı” ispat adına, tabir-i caizse, (haşa!) istismar edebilir ya da buna izin verebilir misiniz?

Dinin çok temel kavramlarının ve yasaklarının menfaate binaen içinin boşaltılmasına göz yumabilir misiniz? Bunun müsebbibi olabilir misiniz? 

Nihayetinde tüm bu yaşananlar bırakın dindarı Müslümana yakışır mı?

Allah’a bunun hesabını vermek mümkün müdür?

Cenab-ı Hak “Ey iman edenler! Allah’tan gereği gibi sakının… Allah’ın ipine topluca sarılın ve bölünmeyin…” (Al-i İmran, 102-103);

“Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve doğrularla beraber olun.” (Tevbe, 119);

“Ey iman edenler! Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan, adalet ile şahitlik eden kimseler olun. Bir topluma olan kininiz, sakın ha sizi adaletsizliğe itmesin. Âdil olun. Bu, Allah’a karşı gelmekten sakınmaya daha yakındır. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.” (Maide, 8) buyurduğuna göre hesabı vermek çok zor gözüküyor…

Ne acıdır ki bu tablo Müslümanlar için yeni bir tecrübe de değil…

İslam’ın ilk dönemlerinden, hatta Hz. Peygamber’in (S.A.V.) vefatının hemen ardından Müslümanların içine düştükleri çatışma ve bölünmelerin, Sıffin Savaşı’nda adeta somutlaştığı, bilinen bir gerçektir.

Nitekim İslam dünyasındaki bölünmelerin ve kargaşaların arkasında hala bu dönemin izleri yatmaktadır.

O dönemde de bazılarının siyasi görüş farklılıklarını meşrulaştırmak için dini, bir anlamda, kullandıkları görülür ki acı sonucu ne yazık ki tüm bir ümmeti etkilemiştir, etkilemektedir…

Dönüp dolaşıp aynı noktaya gelmek dinen de aklen de kabul edilebilir mi?

Cenab-ı Hak yine Kur’an-ı Kerim’de dinin koruyucusunun Kendisi (C.C.) olduğunu, dolayısıyla ona bir şey olmayacağını vurguluyor (Hicr, 9).

Ancak Müslümanlar için aynı garanti söz konusu değil!

Yani aklımızı başımıza almadığımız vakit geçmiş toplumların acı akıbetinden bizleri koruyacak hiçbir güç bulunmuyor…

İlgililerin dikkatine…

 

 

 

 

Bu yazı toplam 1865 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
HALİL İBRAHİM AYDIN
05 Nisan 2014 Cumartesi 12:38
12:38
AĞZINA KALEMİNE SAĞLIK GÜZEL KIZIM ÇOK YERİNDE BİR TESBİT.
70 MİŞLİ YILLARDA KURULAN MSP VE KURUCULARI İÇERİSİNDE BULUNAN USTAT NECİP FAZIL BİZ KURDUK SELAMET BU OLDU MELANET DİĞEREK AYRILMIŞTI NUR İÇİNDE YATSIN NEKADAR HAKLI OLDUĞUNU ŞİMDİ ANLIYORUZ.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim