• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Kocaeli : 15 °C
  • İstanbul : 18 °C
  • Sakarya : 15 °C

Siyasetteki FETÖ’culara sıra ne zaman gelecek?

M.Tanzer Ünal

Sevgili okurlarım, ülke olarak zor günler geçiriyoruz.

Kim, bu ülkeye zarar verdiyse…

Kim, bu güzel ülkemizin birlik, beraberlik ve dirliğini bozmaya kalktıysa…

Kim, kan akıttırdıysa…

Kim, gözyaşı döktürdüyse…

Kim, ülkemizin değerlerini ayaklar altına aldırdıysa…

Kim, kanlı 15 Temmuz darbe girişimini planladı, yaptırdı, yaptı ve destek verdiyse…

Elbette cezasını çekecek.

Bunun hiç kaçar tarafı yok!

Ortada suç varsa, ki var, cezası da olacak.

Yeter ki, suçlu- suçsuz ayrımı titizlikle yapılsın, olaylarda günahı olmayan insanlar mağdur edilmesin.

Kayırma olmasın…

Adaletsiz davranılmasın…

Kimin ne cezası varsa, çeksin!

 

 

Her tarafta FETÖ’cu var da…

15 Temmuz sürecini hep birlikte izliyoruz…

Darbe girişimine bizzat katılan askerler, destek verenler, medet umanlar, herhangi bir şekilde cemaatle organik bağı olanlar; bir bir toplanıyor, gözaltına alınıyor, tutuklanıyor, kurumla ilişkileri kesiliyor.

Polisler de öyle…

Hâkim ve savcılar da…

Hemen hemen bütün meslek grupları didik didik edildi.

Valiler…

Kaymakamlar…

Mülkiye müfettişleri…

Öğretmenler…

Üniversite öğretim üyeleri…

Maliyeciler…

Gazeteciler…

Sanayiciler…

İşadamları…

Aklınıza gelebilecek resmi-sivil bütün meslek grupları.

Yazımın başında da belirttim, bunlara hiçbir diyeceğimiz yok!

Bu memlekete, bu millete, bu vatana karşı suç işledilerse; işledikleri suçun karşılığı cezaları ne ise, çeksinler…

Zaten bugünlere, işlenen suçlar genellikle cezasız kaldığı için geldik.

Koruma olmasaydı…

“Bunlar bizden” denmeseydi…

Suç işleyenlere cezaları verilseydi…

Ülke olarak bugün bu sıkıntılı noktada olmazdık.

 

 

FETÖ, her tarafa sızmış da siyasete sızamamış mı?

Mutlaka sizin de dikkatinizi çekmiştir…

Hemen hemen bütün meslek gruplarından binlerce kişi, “FETÖ Terör Örgütü” üyesi oldukları iddiasıyla gözaltına alındı, bir kısmı tutuklandı, ama şimdiye kadar FETÖ suçlamasıyla gözaltına alınan tek bir siyasetçi yok.

Ama bütün toplum biliyor ki, siyasetçiler arasında da pek çok FETÖ’cu var.

Ve siyasetçiler arasındaki FETÖ’culara dokunulmaması, toplumun adalet duygusunu rencide ediyor.

Bir kez daha söylüyorum…

Suç işleyen, cezasını çekmeli.

Ancak bu noktada adaletli olmak durumundayız.

“Suç işleyen sıradan vatandaşsa cezasını çeksin, suç işleyen siyasetçiyse cezasını çekmesin” diyemeyiz.

Siyasetteki FETÖ’cuların da açıklanmasını bekliyoruz.

 

 

Matbaacı Mehmet İrfan’ın bir iyiliğini yıllar sonra öğrendim

Bugün sizlere yıllar önce yaşanmış bir olayı anlatacağım.

Okuyunca, bir hemşerimizle, rahmetli Mehmet İrfan’la gurur duyacak, ellerinizi açıp dua edeceksiniz.

Cumartesi günü akşama doğru Konya’dan Mustafa Bahçıvan dostum aradı.

Mustafa Bey, Konya’nın en eski gazetesi Yeni Meram’ın ve bölgenin en büyük matbaasının sahibi.

Muhterem bir insan!

Türkiye’de matbaacılığın duayenlerinden biri.

İlerlemiş yaşına rağmen oğullarıyla birlikte hâlâ işinin başında.

Konya’dan konuştuk…

Kocaeli’nden konuştuk…

Ortak dostlarımızdan söz ettik…

Ortak dostlarımız deyince, İzmitli matbaacı rahmetli Mehmet İrfan’ı andık.

Mehmet İrfan’ın, Otel Asya’nın arkasında küçük bir matbaası vardı.

10 yıl önce, 2006 yılında aramızdan ayrılmıştı.

Mustafa Bey, Mehmet İrfan’la ilgili bir anısını anlattı:

“Yıllar önce matbaada büyük bir yangın atlatmıştım. Kâğıt deposu yanmış, makineler zarar görmüştü. Perişandım… Birkaç gün sonra Mehmet İrfan ziyaretime, geçmiş olsuna geldi. Elinde bir çıkı, ‘Şunu hele kasaya bir koy’ dedi. İçinde ne var diye sormadım, açıp bakmadım, ofiste masamın kenarındaki kasaya koydum. İki gün sonra giderken, ‘Mehmet Bey, kasadaki emanetini unutma’ dedim. Mehmet Bey, çıkını istedi, kasadan çıkarıp verdim, masanın üstüne açtı, baktım, çıkının içi altın dolu. Bilezikler… Küpeler… Çeyrek, yarım, tam altınlar… ‘Bunları sana getirdim, ailemizin kara günler için bir tarafta tuttuğu ziynet eşyaları… Sıkıntını atlat, daha sonra gönderirsin’ dedi. Gözlerim yaşardı. Çok duygulanmıştım, beni çok mutlu etmişti. Allah rahmet eylesin çok iyi bir insandı… Durumu düzeltince, yaraları sarınca emaneti iade ettim…”

Mustafa Bey, bunları anlatırken inanın benim de gözlerim doldu.        

Mehmet Bey’in eşini sordu, “Hanımefendi yaşıyor mu?” dedi.

“Bildiğim kadar vefat etti, ama oğluyla konuşup sana döneceğim” dedim.

Dün Sururi ile konuştum, Mustafa Bey’e durumu söyledim.

Sururi’nin de telefonunu verdim.

Mutlaka aramıştır.

Ah o günler, ah!

O sıcacık dostluklar geride kaldı.

 

Devletlerin darbe sicili

* Darbeler en çok Afrika ülkelerinde görülmüş. Cezayir, Benin, Burkina Faso, Burundi, Çad, Komorlar, Etiyopya, Gambiya, Gana, Lesotho, Liberya, Moritanya, Nijerya, Ruanda, Togo, Uganda gibi 32 Afrika ülkesinde geçtiğimiz yıla kadar sayısız darbe olmuş. 

* Darbe gören 21 ülke ile Afrika’nın arkasında kalsa da,  Güney Amerika çok iyi bildiğiniz gibi, erken kalkanın iktidara geçtiği bir coğrafya. Öyle ki, Bolivya’nın gördüğü darbe sayısı 14, Peru’nun 9, Venezuela’nın 7...

* Türkiye’nin de aralarında bulunduğu Asya, Pasifik, Ortadoğu ülkelerinden 17’si bir sabah mutlaka darbeyle uyanmış. 

* Listede 9 da Avrupa ülkesi var. Ama en son darbe haberi 1981’de Polonya’dan gelmiş. 

* Tayland’da örneğin, yapılan darbe sayısı 19... Geçerli darbe sayısı 12. Yani 7 tanesi başarısızlıkla sonuçlanmış. 2014’teki son darbeyi yapan grup, Ulusal Barış Sağlama Komitesi... Cunta yönetimi hâlâ iktidarda… 

                                               ********

Darbe, ülkeler için “çok kötü” sicil!

İnşallah, 15 Temmuz darbe girişimi, ülke olarak yaşadığımız son felaket olur.

   

Bu yazı toplam 3546 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
sururi irfan
03 Ağustos 2016 Çarşamba 16:04
16:04
sn. Tanzer Ünal söyleyecek ve yazacak cümle kuramadım rahmetli Babam ile yazdıklarınıza......minnet ve şükran size ........Sururi İrfan
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim