• BIST 97.726
  • Altın 145,625
  • Dolar 3,5781
  • Euro 4,0001
  • Kocaeli : 17 °C
  • İstanbul : 19 °C
  • Sakarya : 17 °C

Siz “dindar” mısınız, yoksa “dinci” mi?

M.Tanzer Ünal

Genelde karıştırılır…

Birbirinin yerine kullanıldığı çok olur.

Dindarlık nedir?

Dincilik nedir?

Bu sorunun cevabını işin ehli, ilahiyat uzmanı Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk şöyle veriyor:

“Dindarların en zararlı düşmanı dincilerdir. Dinci, dindarın en yüce, en kıymetli sermayesini kirleten, çalan, istismar eden namerttir!

Dinci, dindarın hayatı pahasına koruduğu ve yaşama sebebi bildiği yücelikleri birer maske gibi kullanarak hesaplarını denk getirmeyi esas alan, hayasız bir hırsızdır, gaspçıdır.

Dincilik; dini, çıkar, koltuk, baskı, egemenlik aracı yapan bir sanayi koludur. İşin esası bakımından ne dini vardır, ne de imanı!

Dincinin dini-imanı, tanrısı, ibadeti hep çıkarı ve hesabıdır. Dincilik, tarihin en verimli, ama en namussuz iş koludur. Dinci ise bu sanayi kolunu meslek edinmiş olanların adı ve unvanıdır.

Ne yazık ki, tek kutuplu dünyanın süper zalimleri, sömürülerine destekçi bulmak için, dinci sektörün her türüyle işbirliği içine giriyorlar. Özellikle, kendilerine ‘İslam dünyası’ diyen aldatılmış kitlelerin aymazlığıyla…

İtham ve iftira, dincinin temel ibadeti, var oluş nedenidir.

Dinci, itham ve iftirayı ‘fisebîlillah’ (Allah yolunda) yaptığını söyleyerek, alçaklığı akıl almaz bir iblislikle kutsallaştırır. Bu alçak sanayi koluyla bütün gerçekleri unutmadan mücadele etmeliyiz.”

                                               *******

Sevgili okurlarım, dindar kimdir, dinci kimdir, sanırım ancak bu kadar güzel anlatılabilir.

Şimdi önce kendinizi test edin, sonra da çevrenizdeki insanları “dindar mı”, yoksa “dinci mi” tasnif edin!

Her namaz kılanı, her oruç tutanı, her hacca ve umreye gideni samimi Müslüman, dindar sanmayın.

Kuşkuyla bakın, araştırın, soruşturun!

Çoğunun, “dinci” yapıda olduğunu göreceksiniz.

Onlar, güzel dinimizi “siyasete” alet ediyorlar…

Onlar, güzel dinimizi “ticarete” alet ediyorlar…

Onlar, güzel dinimizi şahsi çıkarlarına alet ediyorlar…

İnandıkları için değil, siyasi ve ticari rant elde etmek için camiye gidiyorlar.

Umre ve hacca gitmeleri de yine aynı amacı taşıyor…

İftar yemekleri düzenlemeleri de…

Hem de devlet kasasından!

Hani kamu hazinesine el uzatmak günahtı?

Hani hırsızlığın, yolsuzluğun üzerini örtmek günahtı?

Hani yetim hakkı yemek günahtı?

Hani insanların arkasından konuşmak günahtı?

Bağnazlık, yobazlık, dinin siyasete ve ticarete alet edilmesi ülkemizin en eski sorunlarından biriydi, ancak bu sorunlar bu iktidar döneminde zirve yaptı.

Şu ülkemizin haline bir bakar mısınız?

Sanki AKP iktidarından önce bu topraklarda yaşayanlar Müslüman değildi, AKP iktidar olduktan sonra insanlar İslam’ı seçti!

Veya…

İnsanlarımız İslam’ı yanlış anlıyor ve uyguluyorlardı da, AKP geldi, dinimizi doğru uygulatmaya başladı.

Görüntü bu!

Ortalık, vıcık vıcık!

Ortalık, İslam’ı kendi çıkarları için kullanan sahtekârlarla, din bezirgânlarıyla dolu!

İslam, İslam olmaktan çıktı.

AKP, İslam’a farklı bir yorum getirdi.

Dinimiz, hiçbir dönemde bu kadar kötü kullanılmamıştı.

İslam, artık Türkiye’de “dindarların” değil, “dincilerin” hâkimiyetinde!

Bu böyle biline!

 

 

Yandaş gazetelerin dağıtım yöntemi

Geçen hafta Afyon’da bir oteldeyiz…

Sabah resepsiyonun önünden geçerek kahvaltı salonuna gidiyoruz…

Baktım, resepsiyondaki görevli, gelen geçen müşterilere önünde yığınla duran gazeteleri dağıtıyor.

Yandaş gazetelerden birini…

Bize de bir tane uzattı.

Ne olup bittiğini anladım, ama yine hinliğine “bir başka gazete istediğimi” söyledim.

Görevli, “Sadece bu gazete var” diye cevapladı.

Sonradan öğrendim…

Afyon’daki otellerin, yandaş gazeteleri “çok miktarda” alıp dağıtma zorunluluğu varmış.

Cebren!

Ya almazsa, dağıtmazsa…

Bunun sonucunu düşünmek bile istemiyorlar.

 

 

Kemer pazarında fiyatlar

Pazartesi günleri, Antalya’nın Kemer İlçesi’nde pazar kurulur.

Sebze, meyve, süt ürünleri, baklagiller, balık…

Çok renklidir.

Genellikle üreticilerin tezgâh açtığı bir pazardır.

Köylü, ürettiklerini getirir bizzat kendisi satar.

Yerlisi turisti gelir, haftalık ihtiyacını buradan temin eder.

Türkçe, Rusça, Almanca, İngilizce konuşmalar birbirine karışır…

Her gittiğimiz yerde, eğer rastlamışsa, pazar yerine mutlaka uğrarız.

Pazar gezmek, bize haz verir.

Türkiye’nin ortalaması oradadır.

Üreten, tüketen…

Mevsimine göre neler üretiliyor, kaça satılıyor…

Fikrin olur.

 ********

Son Kemer pazarında fiyatlar inanılmaz düşüktü.

Belli ki, turizmdeki kriz, tarım üreticisini de vurmuş.

Özellikle saklanamayacak ürün fiyatları dip yapmıştı.

Turist gelmeyince, oteller kapalı olunca, talep de azalmıştı.

Üretici, ürününü kime satacaktı?

Fiyatlar, arz-talep dengesine göre oluşmuştu.

Bir iki ürünün fiyatını vereyim…

*Napolyon kiraz… 10 gün önce İzmit’te 12-13 liraya satılıyordu, burada 4-6 lira arası. En iyisi 6 lira.

*Domates… 1-2 lira arası. En iyi pembe domates 2 lira.

*Salatalık… 50 kuruş veya 1 lira…

Köylünün bu paralara bu ürünleri mal etmesi mümkün değil.

Ama ne yapsın?

Bizde üretim organizasyonu yok, dağıtım organizasyonu yok, fiyat politikası yok.

Yetiştir, satabilirsen sat, satamazsan yok pahasına elinden çıkar veya çöpe at!

Böyle bir tarım politikası olabilir mi?

Sen komşu ülkelerle kavga ediyorsun, ihracat kapıları kapanıyor, ülkemize turist de gelmiyor, bu yanlış politikanın faturasını zavallı üretici ödüyor, zavallı işletme sahipleri ödüyor.

Böyle bir devlet yönetimi olabilir mi?

Kemer pazarında, bir liraya domates ve salatalık alırken içim sızladı.       

Bu yazı toplam 4595 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim