• BIST 106.474
  • Altın 151,810
  • Dolar 3,6607
  • Euro 4,3032
  • Kocaeli : 9 °C
  • İstanbul : 17 °C
  • Sakarya : 9 °C

Siz olsanız kimi seçerdiniz?

Hasan Altınkaya


Bugünlerde kamuoyu AK Parti’nin ilçe belediye başkan adaylarının kimler olacağı merak ediyor.
Kimlerin aday olacağı konusunda her kafadan bir ses çıkıyor.
Adeta ‘aday toto’ oynanıyor.
Türkiye geneli tüm ilçelerde durumun böyle olduğunu düşünüyorum.
Kimi MKYK’dan işi bağlamış’, kimi Ankara’dan işi bitirmiş, kimi Başbakanın kıramayacağı bir ismi devreye sokmuş gibi bir sürü söylenti piyasada dolaşıyor.
Bilindiği gibi Başbakan Erdoğan başkanlığında aday belirleme üst komisyonu kuruldu.
Başbakan Erdoğan başkanlığındaki bu komisyon, ilçe belediye başkan adaylarını ‘17 Aralık operasyonu’ olmasaydı belki çoktan açıklamış olacaktı.
Düşünün komisyon İstanbul’da toplantı yaparken, sosyal medyada Ankara’dan haber geldi, falan başkan işi bitirdi gibi yazılar paylaşılmaya başlandı.
9-10 kişinin katıldığı toplantıda Başbakan’dan izin alıp, Ankara’yı arayan ve oradan Kocaeli’ye bilgi sızdıran kim gerçekten merak ediyorum!
Böyle bir şey olabilir mi?
Kim buna cesaret edebilir?
Kamuoyunda algı yaratarak ‘en güçlü figür benim’ havası veren siyasetçiler, ismi açıklanmadıklarında ne yapacaklar çok merak ediyorum.
Gelelim komisyon toplantısına…
Öncelikle Başbakan Erdoğan tüm ilçe belediye başkan aday adayları ile ilgili gazetelerde çıkmış haberleri dosyalatıyormuş.
Aday adayını, ‘en yakını kadar bilecek tüm bilgiler’ Başbakan’a gidiyor.
Yani hap bilgiler Erdoğan’ın önüne geliyor. Başbakan’a yardımcı olan 10 kişi de partinin imajının spekülatif iddialarla zedelenmemesi için büyük titizlik gösteriyorlar.
Daha önce adı yolsuzlukla ve şaibeli işlerle anılan aday adayları tek tek belirlenmiş.
Bu kişiler Başbakan’ın önüne bile gitmeyecek.
Öyle ya Erdoğan koyduğu kriterlerde hizmet edecek değil, partinin imajını bozacak kişileri görmek istemiyorum dedi.
Başbakan bunları söyledikten sonra kim şaibeli isim konusunda Başbakan’a diretebilir ki?
Bu konuda daha önce parti aday belirleme komisyonunda görev yapmış bir ağabeyimiz şunları söylemişti; ‘Aday belirleme toplantısı mahşer günü gibidir. Orada herkes kendini düşünür. Kimse kimse için kendisini riske atmaz. O yüzden o toplantılar da, hiç kimsenin şu aday olsun demesiyle aday belirlenmez. Raporlara bakılmadan, kriterlere uygunluğu gözden geçirilmeden hiçbir aday belirlenmez demişti.’
Yani Hakkari’de ki bir ilçe belediyesi için hangi uygulama yapılıyorsa, Edirne’deki bir ilçe belediyesi için de aynı uygulama yapılıyor.
Sinop’ta şaibeli bir ilçe belediye başkan aday adayı nasıl direkt olarak eleniyorsa, Hatay’da yolsuzlukla bir şekilde ismi gündeme gelmiş, gazetelere manşet olmuş bir ilçe belediye başkan aday adayı da aynı şekilde eleniyor.
Yani kriterler, işleyiş bu şekilde oluyor.
‘Artık yüzdük yüzdük kuyruğuna geldik derler ya!’ işte tam da o döneme girildi.
Başbakan Erdoğan başkanlığındaki seçim üst kurulu 3 gün sürecek son istişare toplantısını da gerçekleştirdi.
Belki yazının çıktığı gün aday bile belli olmuş olacak.
Bu yazıyı okuyan herkes yaşadığı bölgedeki aday adaylarını kendi süzgeçlerinden bir geçirsin.
Önce vicdanlarında bir değerlendirsinler.
Bakalım, partinin belirlediği kıstaslar ile kendi değerlendirmeleri arasında bir fark olup olmadığını görebilecekler mi?
Zaten herkes kendince aday adayını değerlendirmiş ve notunu vermiştir.
‘Kim hizmet etmek amacıyla başkanlığa talip, kimin özgeçmişi daha parlak, kim siyaset sahnesinde yer almasına rağmen şaibeye bulaşmamış’ gibi kriterler vatandaşlar tarafından değerlendirilmiştir.
Ve bir de şu soruyu kendinize sorun.
Size şu şu kriterdeki isimleri bana getirmeyin diyen bir Başbakan’a hangi isimleri götürüp ‘efendim bu isimleri değerlendirelim’ derdiniz?
Yada siz Başbakan olsaydınız, hangi isimi seçerdiniz?
Elinizi vicdanınıza koyun ve bir düşünün…

YÜZÜK
Sultan III. Ahmed Han kendisine hediye edilen çok kıymetli zümrüt yüzüğü, bir gün, divan toplantısında vezirlere göstererek:
-’Acaba bundan daha kıymetlisi var mıdır?’ diye sordu. Hazirûn:
-’Hayır Efendim, sıhhat ve afiyetle takınız. Bundan daha değerli bir şey olamaz ’cevabını verdikleri halde yalnız Nevşehirli İbrahim Paşa itiraz etti:
-’Bundan daha kıymetli şey vardır padişahım!’ dedi. Padişah beklemediği cevap karşısında sordu:
-’Nedir?’
-’O yüzüğün takıldığı parmak Efendim’ diye cevap verdi.

Sevdiğim sözler
Sözün en güzeli, söyleyenin doğru olarak söylediği, dinleyenin de yararlandığı sözdür. (Aristo)






Bu yazı toplam 1357 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim