• BIST 98.314
  • Altın 143,598
  • Dolar 3,5661
  • Euro 3,9852
  • Kocaeli : 21 °C
  • İstanbul : 22 °C
  • Sakarya : 21 °C

Solakoğlu’nun Sivas olayları açıklamasına DİKKAT!

Mesut Akbulut

Tarih: 2 Temmuz 1993

Yer: Sivas

Olay yeri: Madımak Oteli

**

Bu tarihte ne mi olmuştu?

35 aydın, iki de otel görevlisi toplam hayatını kaybetmişti…

Daha doğrusu diri diri yakılmıştı…

Kim mi yakmıştı?

**

Yobazlar…

**

Devlet, bu olayın üzenine gitmedi…

Faillerden biri, karakola 500 metre uzaklıktaki bir evde yaşıyor…

Ama ne hikmetse, emniyet 15 yıl bulamıyor…

Öldüğü zaman, gerçekler anlaşılıyor…

**

Failleler biliniyor, ama hapse atılmıyor…

Açılan dava, zaman aşımından dolayı kapatılıyor…

Ne de olsa burası TÜRKİYE…

**

Kocaeli Baro Başkanı Tamer Solakoğlu, 20 yıl önce Sivas’ta 35 kişinin diri diri yakılmasının yıl dönümü nedeniyle basın açıklaması yaptı…

Solakoğlu, açıklamasında bütün gerçekleri dile getirdi…

Solakoğlu’nun Sivas açıklamasını birlikte okuyalım: 

**

 

 

 “Yirmibir yıl önce 02 Temmuz 1993 günü Sivas ilinde Pir Sultan Abdal Kültür Şenliklerinin yapılması için ülkemizin çeşitli yerlerinden bu şehre gelen sanatçı, şair, yazar, aydınların da içinde bulunduğu çok sayıda yurttaşımızın kültür etkinliklerini icra ettikleri sırada konakladıkları Madımak Otelinin karanlık güçlerin maşaları tarafından  kışkırtılan ve kim oldukları hala tam olarak tespit edilemeyen canilerce yakılması sonrasında 35 canımızı kaybetmiş olmanın derin üzüntüsünü aradan geçen bunca yıla rağmen yüreğimizde hissediyoruz.
 

“DEVLET SEYİRCİ KALDI”

Halen gerçek failleri tespit edilemeyen ve halkımızı siyasi görüş, din, mezhep, ırk, etnik köken, sınıf gibi farklılıklarını düşmanlığa dönüştürerek birbirine kin ve nefret beslemesine zemin hazırlayan karanlık odakların hiçbir zaman başarılı olamadıkları geçmişte görülmüştür. Ancak, bugün esefle görmekteyiz ki, tarihi acı olaylarla dolu ülkemizde yaşam hakkı başta olmak üzere tüm temel hak ve özgürlüklere yönelik devlet baskısı ve şiddeti halen devam etmektedir. Düşünce ve fikir özgürlüğü, basın özgürlüğü başta olmak üzere her türlü muhalif eylem devletin sert müdahalesi ile karşı karşıya kalmaktadır. Dün Sivas’ta insanların canlı canlı yanmasına seyirci kalan  devlet, bugün doğasına, yeşiline, özgürlüğüne sahip çıkan gençlerimiz üzerine tüm acımasızlığı ile saldırmakta ve yeni canların kaybına sebebiyet vermektedir.
 

HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ

 

“Tüm yaşadıklarımız göstermektedir ki, ülke yöneticileri her dönemde ülkemizde demokrasinin, hukukun üstünlüğünün, insan hak ve özgürlüklerinin gelişmesini sağlayacak tedbirler almak yerine, kendi iktidarını daimi kılmak ve güvence altına almak için çaba sarf ettiği sürece ülkemizde Sivas’lar, Maraş’lar, Çorum’lar, Gazi olayları, Gezi olayları son bulmayacaktır. Buradan Sivas olaylarının acılarını halen unutmadığımızı haykırırken, yukarıda saydığımız benzer acıların tekrar yaşanmamasının yolu hangi dilden, etnik kökenden, mezhepten ya da dinden olursa olsun tüm yurttaşlarımıza hukuk güvencesi altında kendilerini ait hissettikleri bir ülkede yaşıyor hissinin verilmesinin en önemli  unsur olduğunu dile getiriyoruz. Bunun en basit yolu ise, insan hak ve özgürlüklerinin güvence altında olduğu bir Hukuk devleti
yaratmaktır. Dün olduğu gibi, bugün de halkımızın önemli bir bölümünde maalesef hukuka olan güven tamamen sarsılmıştır, demokratik-sosyal bir hukuk devletinde yaşamadığı düşüncesi yaygınlaşmıştır.
 

RAHMET DİLEDİ


Sivas’ta yitirdiğimiz 35 cana yirmibir yıl sonra tekrar Allah’tan rahmet dilerken, tüm ulusumuzun acılarını paylaştığımızı, bu acılar vesilesi ile farklılıklarımızı zenginlik olarak kabul eden, halklımızın tüm kesimlerinin huzur ve barış içinde yaşadığı, eksiksiz demokrasinin, her yurttaşa eşit davranan ve uygulayan tarafsız ve bağımsız yargının hakim olduğu bir ülke yaratma anlayışının hakim olduğu bir devlet yönetimi özlem ve ısrarımızı tekrarlıyoruz. Yirmibir yıl önce 02 Temmuz 1993 günü Sivas ilinde Pir Sultan Abdal Kültür Şenliklerinin yapılması için ülkemizin çeşitli yerlerinden bu şehre gelen sanatçı, şair, yazar, aydınların da içinde bulunduğu çok sayıda yurttaşımızın kültür etkinliklerini icra ettikleri sırada konakladıkları Madımak Otelinin karanlık güçlerin maşaları tarafından 
kışkırtılan ve kim oldukları hala tam olarak tespit edilemeyen canilerce yakılması sonrasında 35 canımızı kaybetmiş olmanın derin üzüntüsünü aradan geçen bunca yıla rağmen yüreğimizde hissediyoruz.
 

 

HAK VE ÖZGÜRLÜK


Halen gerçek failleri tespit edilemeyen ve halkımızı siyasi görüş, din, mezhep, ırk, etnik köken, sınıf gibi farklılıklarını düşmanlığa dönüştürerek birbirine kin ve nefret beslemesine zemin hazırlayan karanlık odakların hiçbir zaman başarılı olamadıkları geçmişte görülmüştür. Ancak, bugün esefle görmekteyiz ki, tarihi acı olaylarla dolu ülkemizde yaşam hakkı başta olmak üzere tüm temel hak ve özgürlüklere yönelik devlet baskısı ve şiddeti halen devam etmektedir. Düşünce ve fikir özgürlüğü, basın özgürlüğü başta olmak üzere her türlü muhalif eylem devletin sert müdahalesi ile karşı karşıya kalmaktadır. Dün Sivas’ta insanların canlı canlı yanmasına seyirci kalan  devlet, bugün doğasına, yeşiline, özgürlüğüne sahip çıkan gençlerimiz üzerine tüm acımasızlığı ile saldırmakta ve yeni canların kaybına sebebiyet vermektedir.
 

ACILAR UNUTULMADI

 
Tüm yaşadıklarımız göstermektedir ki, ülke yöneticileri her dönemde ülkemizde demokrasinin, hukukun üstünlüğünün, insan hak ve özgürlüklerinin gelişmesini sağlayacak tedbirler almak yerine, kendi iktidarını daimi kılmak ve güvence altına almak için çaba sarf ettiği sürece ülkemizde Sivas’lar, Maraş’lar, Çorum’lar, Gazi olayları, Gezi olayları son bulmayacaktır. Buradan Sivas olaylarının acılarını halen unutmadığımızı haykırırken, yukarıda saydığımız benzer acıların tekrar yaşanmamasının yolu hangi dilden, etnik kökenden, mezhepten ya da dinden olursa olsun tüm yurttaşlarımıza hukuk güvencesi altında kendilerini ait hissettikleri bir ülkede yaşıyor hissinin verilmesinin en önemli  unsur olduğunu dile getiriyoruz. Bunun en basit yolu ise, insan hak ve özgürlüklerinin güvence altında olduğu bir Hukuk devleti
yaratmaktır. Dün olduğu gibi, bugün de halkımızın önemli bir bölümünde maalesef hukuka olan güven tamamen sarsılmıştır, demokratik-sosyal bir hukuk devletinde yaşamadığı düşüncesi yaygınlaşmıştır.
 

 

“ACILARINI PAYLAŞIYORUZ”


Sivas’ta yitirdiğimiz 35 cana yirmibir yıl sonra tekrar Allah’tan rahmet dilerken, tüm ulusumuzun acılarını paylaştığımızı, bu acılar vesilesi ile farklılıklarımızı zenginlik olarak kabul eden, halklımızın tüm kesimlerinin huzur ve barış içinde yaşadığı, eksiksiz demokrasinin, her yurttaşa eşit davranan ve uygulayan tarafsız ve bağımsız yargının hakim olduğu bir ülke yaratma anlayışının hakim olduğu bir devlet yönetimi özlem ve ısrarımızı tekrarlıyoruz.”

 

**

 

Sayın Solakoğlu’nun açıklaması böyle…

Her şeyi özetliyor…

Çok cesurca bir açıklama…

Sayın Solakoğlu’nun bu açıklamasının altına ben de imza atıyorum… 

Bu yazı toplam 744 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim