• BIST 105.324
  • Altın 146,596
  • Dolar 3,4727
  • Euro 4,1687
  • Kocaeli : 16 °C
  • İstanbul : 25 °C
  • Sakarya : 16 °C

Sonuç: % 34

Necdet  Güler

İddia ediyorum; sizi, gözleriniz bağlı, kulaklarınız kapalı şekilde, uçak yolculuğu ile dünyanın bir başka ülke kentine götürseler ve vardığınız yerde bir taksiye bindirdikten sonra trafiğin yoğun olduğu bir caddede gözlerinizi ve kulaklarınızı  açsalar, oradaki insanların medeniyet denilen olguya ne derece sahip olduklarını çok büyük isabetle hemen anlarsınız. Çünkü medeni insan olmanın en belirgin işareti insanların birbirine saygısıdır ve bu saygının ne derece olduğu araç kullananların ve yayaların  davranışından kolayca anlaşılır. Yani trafik medeniyetin aynasıdır.

Şimdi araba sürerken, bir otobüste yolculuk yaparken veya yaya olarak bu kentin caddelerinde gezerken medeniyet açısından bir inceleme yapın. Kentimizde bu konuda veri sağlamak o kadar kolay ki….

Bazı örnekler vereyim; Biliyorsuuz, tren istasyonunun önünden geçen yol Merkez Bankasından sonraı ikiye ayrılıyor. Sağa döneni İstanbul-Ankara karayoluna, doğru gideni Hürriyet Caddesine bağlanıyor. Geçenlerde Merkez Bankasının önünden yürüdüm, yolun ayrıldığı kavşaktan Hürriyet caddesi istikametinde gitmek için orada işaretli yaya yolu üzerinde bekledim. Baktım gelen araçta sağ sinyal yanmıyor. Anladım ki geçmeye niyetlendiğim yaya gecidine doğru yönelmeyecek. Biliyorsunuz günümüzdeki bütün motorlu araçlarda sağ-sol sinyalleri çalıştırmanız elinizi direksiyon simidinden ayırmadan bir parmağınızı oynatmakla mümkün oluyor. Gerçekten zor bir işlem! Geçidi geçmeye kalkıştım. Ama az kalsın dünyamı değiştirecektim. Biliyorsunuz yaya yolunda bir insan görünce bizim şöförlerimizin büyük çoğunluğu medeniyet belirtisi olarak çok hassas davranmaktadır! Merak bu ya..Cebimden kağıt kalem çıkardım ve köşede bekleyip sağa dönüş yapan tam yüz araçtan kaç tanesinin sinyal kullandığını işaretledim. Sonuç: 34 araç. Yani medeni açıdan durum %34’ü gösteriyor.

Birkaç yıl önce bir grup arkadaş Kıbrıs’a gittik. Girne’de tek yönlü ve trafiğin yoğun olduğu bir caddede geziyoruz. Yolun hemen kenarında gruptan bir bayan arkadaşla kaldırım üstündeyiz. Ben elimle karşıdaki bir mağazayı işaret ettim ve oraya  gidip-gitmeme konusunda konuşurken gözüm trafiğe takıldı. Bütün araçlar durmuştu. Bu durumu görünce benim işaretim üzerine öndeki aracın, yolun karşısına geçmemiz  olasılığı üzerine durduğunu anladık ve mahçup duruma düştüğümüz için hemen karşı kaldırıma geçtik. Trafik yeniden akmaya başladı. Bu arabaları kullananların tamamı Türk.. İzmit’tekiler de öyle. Bu fark neden ve nasıl oluşmuş acaba?…Girne’de araçlar bir yayanın kaldırım üstündeki davranışına dayanarak duruyor, İzmit’te insan, yaya yolunu yarılamışken önünden – arkasından araçlar geçiyor. Tam bir rezalet.

Daha bitmedi…Yüzlerce sayıda verilebilecek örneklerden bir başkası; Otomobilin ön koltuğunda sayın! şoförün eşi oturuyor, kucağında bir bebek. Ortalıkta kayış filan hak getire.. Arka camda kocaman ve matbaa işi bir afiş. Üstünde şu yazılı.”Arabada prenses var”. Aslında bu afiş noksan yazılmış: Şöyle yazması gerekiyor: “Arabada prenses direksiyonda ök.z  var”

Ya…yayalar ve yolcular; çok mu farklı? Geçenlerde bizim mahallede tam durak tabelasının altında minibüs bekliyorum. Duraktan –inanmayacaksınız 10 m kadar mesafeye- bir bayan geldi beklemeye başladı. Otobüs yaklaşınca elini kaldırdı durması için, ben de kaldırdım. Otobüs şöförü kadının olduğu yeri geçti tam önümde durdu. Ben bindim ve arkamdan o – medeni!-  bayan geldi ve şöföre bırtakım laflar söyledi,  onun beklediği yerde durmadı diye. Durak neymiş!

Yolcu söfore sesleniyor: Ben müsait bir yerde ineyim…

Kentte yaşıyor ama hala durak olgusu oluşmamış…Kendini tarlalar arasında giden köy otobüsünde zannediyor.

Duraklarda insanlar ön kapıdan binecek.  İçerdeki yolcu arka kapıya gitmiyor inmek için. Ön kapıya geliyor binecek olan onu bekliyor. Büyük bir çoğunluk hala öğrenemedi arka kapıdan inmeyi.

Şimdi eğri oturun ve doğru söyleyin. Yayası – yolcusu  böyle olan toplumun şoförü nasıl olacaktı?

Trafikteki insan davranışlarını medeniyet açısından ölçüye vurun:  sinirleriniz bozulur.  Ama ben ölçtüm; %34 

 

 

Bu yazı toplam 1147 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim