• BIST 106.991
  • Altın 151,481
  • Dolar 3,6762
  • Euro 4,3196
  • Kocaeli : 5 °C
  • İstanbul : 13 °C
  • Sakarya : 5 °C

Söylemlerinde dindar, eylemlerinde dine uymayanlar

M.Tanzer Ünal

Artık alıştık…

AKP’nin Türkiye’sinde, yukarıdaki tarife uyan tiplerin sayısı her geçen gün artıyor.

Konuşmalarına bakıyorsunuz, Allaahh Allaaaahh, her sözün başında din iman; yaptıklarına bakıyorsunuz, dinle imanla hiçbir ilgileri yok.

Yalancılık…

Sahtekârlık…

Yolsuzluk…

Hırsızlık…

Riyakârlık…

Adaletsizlik…

Rüşvet alıp-verme…

Yetim hakkı yeme…

Devlet malına el uzatma…

Hepsi onlarda!

Muhafazakâr görünüyorlar, ama dinimizce “günah” kabul edilen şeyleri yapmaktan da geri durmuyorlar.

İşin garibi, bütün bunları yapanlar, yaptıklarını “gayet normal” olarak görüyorlar.

Hiç yüzleri kızarmıyor…

Hiç yüksünmüyorlar…

Çok sıkışırlarsa, aldıkları avantaları, elde ettikleri haksız kazançları din adına kullandıklarını söylüyorlar, kulaklarını tıkayıp çalmaya çırpmaya devam ediyorlar.

Bakın çevrenize, bunlardan onlarcasını görürsünüz.

Bunlar, AKP döneminin yarattığı yeni zengin tipleri.

Altlarında son model arabalar…

Lüks evlerde oturuyorlar…

Mesleğin ne, ne iş yaparsın diye sorsan, doğru dürüst ne mesleği var ne de işleri…

Ama paraya para demiyorlar.

Mutaassıp görünürler, çevrelerine kendilerini böyle kabul ettirmişlerdir, ama kent dışına çıkınca, ülke dışına çıkınca yemedik halt bırakmıyorlar.

 

 

Sadece bizimkiler mi?

“Söylemlerinde dindar, eylemlerinde dine uymayan tipler” sadece ülkemizde mi fazla?

Diğer Müslüman ülkelerde durum ne?

Merak etmeyin bu konuda hemen hemen bütün İslam ülkelerinin karnesi zayıf.

Dünyada “İslam ülkesi” denince akla ilk hangi ülke gelir?

“Suudi Arabistan” değil mi?

Tartışmasız…

Millet sanır ki, İslami kurallar burada en katı şekilde uygulanır, hiç kimseye taviz yoktur, şeriat kurallarına uymayan cezasını çeker.

Bu söylediğim kısmen doğrudur, kısmen yanlış.

Yanlıştır, İslami kurallar Suud hanedanına uygulanmaz.

Doğrudur, hanedan dışındaki herkes ister yerleşik vatandaş olsun ister turist, şeriat kurallarına uymak zorundadır.

Diyeceksiniz ki, “Bu nasıl iş?”

İşte böyle bir iş!

Suudi Arabistan’ın iki yüzü var.

Bize genellikle bir yüzünü gösterirler, diğer yüzünü göstermek yasaktır, günahtır.

Suudi Arabistan’ın görünen yüzünü biliyorsunuz…

Sadece erkeklerin yaşama hakkına sahip olduğu bir ülkedir.

Kadının adı yoktur.

Her kadının bir “veli”si, yani “erkek koruyucusu” vardır.

Kadınlar, “veli”nin izni olmadan…

*Çalışamazlar…

*Evlenemezler…

*Boşanamazlar…

*45 yaşından önce seyahat edemezler…

*Evlilik cüzdanı yoksa dışarıda bir erkekle yemek yiyemezler…

*Bazı ameliyatları olamazlar…

*Araba kullanamazlar…

*Özel şoförü veya bir yakın akrabasının dışında kalan kişilerin kullandığı araçlara binemezler…

*Tek başına sokağa çıkamazlar…

*Tek aşına alışveriş yapamazlar…

Bunlar, Suudi kadınlarla ilgili önemli kurallar.

Genel kurallar ise saymakla bitmez.

İçki içmek hem günah, hem suçtur…

Şu şudur, bu budur…

Liste uzayıp gider.

Ama Suudiler, “günah” ve “suç”tan kurtulmanın bir yolunu bulmuşlar.

Bahreyn, Suudi Arabistan’a komşu bir ülke biliyorsunuz.

İki ülkeyi bir köprü bağlıyor.

Suudi vatandaşlar, o köprüyü geçip Bahreyn’e ulaştıklarında “suç” ve “günah”ı geride bırakıyorlar.

İçki, kumar, karı-kız hepsi serbest!

İstedikleri gibi eğleniyorlar, yiyorlar içiyorlar, yatıyorlar kalkıyorlar, bunları kendi vicdanlarında günah kabul etmiyorlar, yaptıkları Bahreyn’de zaten suç değil, ama köprüyü geçip ülkelerine geri döndüklerinde tekrar “günah” ikiyüzlüğüne, sahte dindarlığa bürünüyorlar…

Bunların Müslümanlıkları bu kadar!

 

 

Ramazan aylarında büyük kentlerin otellerinin en büyük müşterileri kimlerdir dersiniz?

 Ramazan ayı geldiğinde, İstanbul ve Ankara gibi kentlerin belli başlı otelleri değişik İslam ülkelerinden gelen müşterilerle dolar.

“Mübarek ayı Türkiye’de geçirmek için gelmişlerdir” diyeceksiniz…

Ben de öyle sanıyordum.

Değilmiş…

İstanbul’un çok yıldızlı otellerinden birinde bir yakınım çalışıyor, o anlattı.

“Ramazan ayında Arap müşterilere sattığımız içki kadar, diğer aylarda satmıyoruz” dedi.

Bu da İslam dünyasının görünmeyen, gösterilmeyen yüzü!

 

Ya Suudi Prens’in Bodrum sefasına ne diyorsunuz?

Suudi Arabistan Prensi Nawaf bin Abdulaziz Al Suud, bazı arkadaşlarıyla birlikte bugünlerde gözde tatil beldemiz Bodrum’da.

Gazetelerde güzel görüntüleri yayınlandı.

85 metre uzunluğunda muhteşem bir tekne…

Prens, güvertede bikinili mankenlerle oynaşıyor.

Fotoğrafı çeken muhabir saymış, 10 manken varmış.

Bazıları, Suudi Arabistan Prensi’nin böyle görüntü vermesini her nedense yadırgıyorlar.

Ben yadırgamıyorum…

Büyük çoğunluğun yadırgadığını da sanmıyorum.

Çünkü AKP’nin kurduğu “Yeni Türkiye”de, artık herkes böyle görüntülere “içeriden aşına”!

“Başkalarına verirler talkını, kendileri yutarlar salkımı” örneği…

Başkalarına “günah”, onlara “mubah”!

Başkalarına “suç”, onlara “hak”!

Onlar İslam’ı bu hale getirdiler.

Siyasileştirdiler, ticaretleştirdiler, rant kapısı yaptılar.

Günah diye başkalarının tepelerine bindikleri şeyleri, onlar büyük bir zevkle yapıyorlar.

Suudi Arabistan Prensi’nin yaptığı da bu!

Suudi Arabistan’da kadının saç telinin görünmesi günah, ama bizim prens bikinili mankenlerle votka ve viskinin dibine dibine vuruyor!

 

Vali Bey’in Bilişim Vadisi açıklamasına cevabım yarın

Sevgili okurlarım, dün tam günlük yazımı bitiriyordum Vali Hasan Basri Güzeloğlu’ndan “Bilişim Vadisi” ile ilgili açıklama geldi.

Şimdiye kadar bu konuda onlarca yazı yazmama rağmen hiçbir açıklama gönderilmemişti de, şimdi neden açıklama yapılıyordu?

Bugün Vali Bey’in açıklamasını okuyun, yarın benim de söyleyeceklerim var.

İşte gelen açıklama:

“Ulusal ve Yerel bazı Gazetelerin internet ve basılı yayın organlarında  Ülkemizin vizyon projelerinden olan ve bilgi toplumuna geçişte hazırlayıcı ve dönüştürücü bir misyon üstlenen ilimiz Gebze İlçesi Muallimköy bölgesinde yapımı devam eden Muallimköy Teknoloji Geliştirme Bölgesi Yönetici A.Ş. ile ilgili yanlış, kasıtlı ve kamu oyunu yanlış bilgilendirmeye dayalı bir dizi haber ve yorumlar yayınlanması nedeni ile aşağıdaki açıklama ve düzeltmenin yapılması zorunlu hale gelmiştir.

Haber içeriğinde “Avrupa’nın En İyi Kamu Binası Ödülünü” alan üç ayrı kamu binasının yıkıldığı iddia edilmektedir.

Muallimköy Teknoloji Geliştirme Bölgesi Yönetici A.Ş. faaliyetlerine başladığı 11.06.2011 tarihi sonrasında projenin gerçekleştirileceği alanda Gebze Teknik Üniversitesi’ne ait 1999 Marmara Depremi öncesi inşa edilen o zamanki adıyla Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü tarafından yaptırılmış üç adet binayı atıl durumda GTÜ’den 17.02.2015 tarihinde devralmıştır.

Devraldıktan sonra, şirketimiz tarafından bu 3 binanın değerlendirmesi ve kullanılması için gerekli incelemeler başlatılmış ve bu incelemeler sonucunda aşağıdaki bulgulara ulaşılmıştır.

  • Bu 3 binanın inşa edildiği, toplam 3.000.000 m² Bilişim Vadisi sınırları içerisinde onaylı 1/5000’lik Nazım İmar Planı yapılmadığı ve onaylı 1/5000’lik planın olmadığı tespit edilmiştir.
  •  Yine Bilişim Vadisi alanında onaylı 1/1000 Uygulama Planı’nın bulunmadığı görülmüştür. Yapılan incelemeler neticesinde, 3 adet binanın 2’sinin tamamlandığı, 1’inin ise natamam olduğu ( kaba inşaat seviyesinde), inşaatların ruhsatlarının alınmadığı, ruhsat projelerinin olmadığı hatta ruhsat müracaatlarının dahi bulunmadığı tespit edilmiştir.
  • Bu 3 adet ruhsatı bulunmayan kaçak binanın birden fazla kadastro parseline oturduğu, binaların kadastro yollarına denk geldiği ve bu alanda parselasyon yapılmadığının tespiti yapılmıştır.
  • Yine bu 3 adet ruhsatı olmayan kaçak binalardan birinin belirli bir kısmının, orman arazisine tecavüzü olduğu tespit edilmiştir.

Şirketimiz yaptığı ön çalışmalar neticesinde; bu binaların depreme dayanıklı olup olmadığının tespiti amacıyla 3 adet bina için de Deprem Performans Analiz Raporları hazırlatmış, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne bu raporları sunmuş,  2007 Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik Bölüm 7’ye göre hazırlanan raporlar sonucu, binaların yönetmelik raporlarının gereklerini sağlamadığı görülmüş, Aralık 2014 – Ocak 2015 tarihinde binanın riskli olduğu ile ilgili resmi yazılar tarafımıza ulaşmıştır.3194 İmar Kanunu ve Yönetmelikleri çerçevesinde söz konusu 3 adet kaçak binanın ruhsata bağlanabilmesinin, iskânının alınabilmesinin, kullanılmasının ve içerisinde ikamet edilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Bu sebeple şirketimiz bu 3 adet binanın insan sağlığı, mal ve can güvenliği açısından uygun olmaması nedeniyle söz konusu binaları yıkmıştır.

Devam eden inşaat ve yapım işlerinde belli bir firmanın kayırıldığı ve hiçbir ihale yapılmadan belli bir firmaya işlerin verildiği iddia edilmektedir.

Şirketimiz yaptığı bütün ihalelerde, Türkiye’nin alanında en iddialı ve uluslararası taahhüt ve yüklenimlerde bulunan uzman ve yeterlilik sahibi firmaları davet etmiş ve ihalelerini gerçekleştirmiştir. İhaleler iki aşamalı olarak yapılmış, birinci aşamasında davet edilen tüm firmalar tekliflerini sunar, tüm davetliler huzurunda bu teklifler açılır ve tüm davetliler rakiplerinin verdiği fiyatı görür. Bu aşamadan sonra, en düşük teklifi sunan beş firmaya tekliflerini revize etmeleri için 15 gün ek süre verilir. Bu süre zarfında tekliflerini hazırlayan firmalar, yine katılan firmaların huzurunda tekliflerini sunar, tüm firmaların huzurunda bu teklifler açılır. Ardından, Açık Eksiltme Usulü ile en düşük fiyat veren firma ile sözleşme imzalanır. İhale sürecinde tüm süreçler açık ve şeffaf bir şekilde ihaleye katılan tüm firmaların gözü önünde ve kurulan komisyonların denetiminde yürütülür. Görüldüğü üzere şirketimiz bu usulle hem rekabeti, hem şeffaflığı hem de ülke ve kamunun menfaatlerini gözetmektedir. Yapılan ihaleler sonucu, imzalanan sözleşmelerdeki metre kare maliyetlerimize bakıldığında da o yıl içerisinde muadili binaların neredeyse tamamına yakınından daha ucuza mal edildiği, hiçbir şekilde kayırmanın söz konusu olmadığı açıkça görülmektedir. Ayrıca yapılan ihalelerin tamamı anahtar teslim götürü bedeldir. Bu gününe kadar yapılan hiçbir ihaleye itiraz söz konusu değildir.

Bilişim Vadisi sınırları içerisinde köylülere ait arazi ve arsaların değeri altında ucuza kapatıldığı iddiası dile getirilmiş olup, projenin gerçekleştirildiği alanın bir kısmı özel şahıslara aittir. Arazi sahiplerinin mağdur olmamaları için, rızaları doğrultusunda mutabık kalınarak satın alma işlemlerine başlanmıştır. Bu süreç içerisinde sahiplerinin rızasına binaen satın almalar yapılmış ve halen yapılmaktadır. Bu usulle hem arsa sahiplerinin hem de kamunun ve Bilişim Vadisinin menfaatleri gözetilmiş ve toplam şu ana kadar 60.000 metrekare şahıs arazisi alımı gerçekleştirilmiştir. Arsa alımlarımız tüm vatandaşlarımızın mağdur olmaması yasalar çerçevesinde sürdürülmektedir. Hiçbir şekilde zorla ve değeri altında herhangi bir alım gerçekleştirilmesi söz konusu olmamıştır. Alan bütünlüğündeki hukuki süreçte şirketimize tanınan haklar çerçevesinde çalışmalara devam edilmektedir.

İhalelerde belirlenen sürelerin geçtiği ve teslim işlemlerinin gerçekleşmediği iddiası ile ilgili olarak birinci etap alt yapı ihalesi bitirilmiş ve geçici kabulü yapılmış ikinci ve üçüncü etap ihaleleri ise teknik ve hukuki gerekler doğrultusunda çalışmalar hızlı bir şekilde devam sürdürülmektedir.

Ülkemiz ve insanımızı geleceğe taşıyan, Türkiye’nin hedeflerine ulaşması açısından vaz geçilmez değerde ve önemde olan, Türkiye’nin inovasyon ekonomisine geçişine büyük katkı sağlayacak olan Bilişim Vadisi Projesinin böylesi asılsız, gerçeklikten yoksun ve kasıtlı haberlerle yıpratılması, kamuoyuna yanlış bilgi verilmesi kabul edilemez.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

 

Hasan Basri GÜZELOĞLU

Kocaeli Valisi

Muallimköy Teknoloji Geliştirme Bölgesi

Yönetici A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı”

Bu yazı toplam 2054 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
KÖRFEZLİ
14 Temmuz 2016 Perşembe 16:00
16:00
SÖYLEDİKLERİNİZE AYNEN KATILIYORUM
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim