• BIST 108.594
  • Altın 144,399
  • Dolar 3,4942
  • Euro 4,1102
  • Kocaeli : 16 °C
  • İstanbul : 18 °C
  • Sakarya : 16 °C

Sporcu ithalatı ve buharlaşan milyon dolarlar

M.Tanzer Ünal

Çok alem bir milletiz.
“Hazır” olanı seviyoruz.
Çalışalım,araştıralım,üretelim,alın teriyle yaşayalım…
Bunlardan uzağız.
“Çalışmadan yaşamak,üretmeden yaşamak hedefi”, bizim için yaşam tarzı olmuş.
Çalışarak yaşamak,ahmaklık…
Çalışmadan yaşamak ise,büyük meziyet…
Toplumun değer yargıları,genellikle bu yönde.
İşte bu nedendir ki,iki yakamızı bir araya getiremiyoruz.
Ne zaman,”çalışmayan ve üretmeyen insanın yaşam hakkının olmadığını “ öğreneceğiz…
O zaman toplumda düzelmeler başlayacak.
*******
Bunları neden yazdım?
Son yıllarda çok sinirime dokunan bir durum var.
Sporcu ithalatı…
Futbolda ithalat…
Voleybolda ithalat…
Basketbolda ithalat…
Atletizmde ithalat…
Halterde ithalat…
Boksta ithalat…
Benim bildiğim,bir ata sporumuz güreş kaldı.
Güreşçi de ithal edersek,tam olacak…
Hatta,bazı “ithal sporcular “ı Türk vatandaşlığına alıp,milli takımda oynatıyoruz.
Ne anlamı varsa…
*******
Özellikle futbolda,ülkemiz “futbolcu çöplüğü “ haline geldi.
Çocukluğumdan beri ,futbola ilgi duyan biriyim.
Spor muhabirliği dönemimde,salt kuralları iyi öğrenebilmek için,Futbol Hakemliği Kursu’na da gitmiş,belge almıştım.
Eskiden maçları statta izlerdik.
Şimdi yaşlandık,televizyon karşısındayız…
Hafta sonları, torunum Fatih’le yarış yapıyoruz.
Ben maç izlemek istiyorum,o ise çizgi film…
Sonunda anlaşma yaptık.
Hava kararıncaya kadar televizyon Fatih’in,kararınca benim…
******
Yabancı sayısı arttığından beri,maçları gönül huzuru içinde izleyemiyorum.
Kanıma dokunuyor…
Milliyetçilik duygularım depreşiyor…
Alt yapıya eğilmiyoruz…
Kendi çocuklarımıza olanak sağlamıyoruz…
Yetenekli futbolcularımıza da fırsat vermiyoruz…
Ne idüğü belirsiz,yaşı geçmiş,sakatlığı gizlenmiş futbolculara…
Sadece “yabancı “ oldukları için,milyon milyon dolarlar veriyoruz.
Bunların çoğu da…
Forma bile giymeden…
Tek maç dahi oynamadan…
Milyon dolarları cebine indirip,ülkesine geri dönüyor.
Bu nasıl bir hovardalıktır?
Nasıl bir sıkılmazlıktır?
Araştırmadan…
İzlemeden…
Sırf transfer yapmak uğruna birbirleriyle yarışıyorlar.
Bu piyasada,”transfer eden “ ve “transfer edilenler “ arasında neler döndüğünü de herkes biliyor.
Sonunda kariyersiz futbolcu transferinin faturası ,ülkemize çok ağıra mal oluyor.
Geçenlerde bununla ilgili çok ciddi bir araştırma okudum.
Son üç yılda…
Hatalı transferler yüzünden,tam 340 milyon Euro buhar olmuş.
Yani bir katrilyondan daha fazla Türk Lirası…
Yazık değil mi bu paraya?
Zengin bir ülke olsak,haydi neyse.
Borç alan,borçla yaşayan bir ülkeyiz.
Dışarıdan borç alıyoruz,bunun bir kısmını da,dışarıdan futbolcu diye transfer ettiğimiz üç beş zıpıra veriyoruz.
Bırakın diğerlerini,sadece üç büyük kulübün son yıllardaki transferlerine bakın!
Çoğu fiyasko…
İçlerinde gerçekten kariyer sahibi olanların sayısı çok az.
Kariyer de yetmiyor.
Alınan futbolcunun bir de ahlaklı olması lazım.
“Ne aldım,ne verdim “ muhasebesini yapmalı.
Ama ben sanmıyorum.
Çoğu,ülkemizi “keriz “ yerine koyup,memleketine döndü.
Sadece futbolcular mı?
Teknik direktörler de aynı…
Dört beş ay çalışıp da ülkesine çuvalla para götürenleri hatırlayın!
Son kişi,Hiddink…
Aylık maaşı,375 bin Euro.
Yani ,neredeyse 1 milyon (eski parayla bir trilyon) lira.
Diğer tüm masrafları da federasyondan.
Hollanda’da ödeyeceği gelir vergisi de…
Sonuç,hayal kırıklığı…
Ama bu ilk değil,bilmem kaçıncı…
Kazık yiyince,insanın aklı başına gelmez mi?
Bizde gelmiyor…
Çünkü para,o anlaşmaları yapanların cebinden çıkmıyor.
Senin benim verdiğimiz vergilerden ödeniyor.
Bu nedenle de kararı veren yöneticiler rahatsız olmuyor.
******
Sonuç olarak…
Pek çok konuda olduğu gibi,sporda da kendimizi toparlamamız lazım.
Bu ,böyle gitmez!
Pavyon hovardaları tavrıyla, spor yönetilmez.
Kendi kaynağımıza inmemiz lazım.
Sadece bir yabancı futbolcuya ödediğimiz parayla,bir futbol okulu açabiliriz.
Hesabını siz yapın!
Yüzlerce okul,binlerce futbol öğrencisi ve nice yıldızlar…
******
Tabii,asıl sorun,bizim sporla aramız yok.
Bunu düzeltmeliyiz.
Hala çocuğunun futbol oynamasına,basketbol oynamasına kızan,pek çok aile var.
Anadolu’da,topla oynamanın günah olduğuna inananların sayı da az değil.
Halbuki spor,”iyi yaşam “ için olması gereken her şeyin kapısı.
Sağlığın…
Yardımlaşmanın…
Halden anlamanın…
Sorumluluk almanın…
Cesaretle karar vermenin…
Aldığımız kararları uygulamanın…
Paylaşmanın…
******
Yazı uzadı…
Düşüncelerimi anlatabildim mi,bilmem.
Kendi çocuklarımıza yatırım yapabilmek için,sporcu ithalatına son vermeliyiz.
Başarıyı dışarıda değil,kendimizde aramalıyız.
İyi pazarlar!

Bu yazı toplam 707 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim