• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • Kocaeli : 20 °C
  • İstanbul : 21 °C
  • Sakarya : 21 °C

Sporla kurtulan yaşamlar

Işıl Bozca

Başarı sadece tüm derslerden en yüksek notu almak mıdır?

Başarı sadece sporda madalya almak mıdır?

Başarı sadece kupaları havaya kaldırmak mıdır?

Başarı sadece en tepede yer almak mıdır?

Bu liste uzaarrrrr gider.

Bazen başarı birine yaptığımız küçük bir dokunuşla hayatını değiştirmektir,

Bazen birisine geleceğini hediye etmektir,

Bazen unuttuğumuz ama en değerlimiz olan sağlığımızın ne kadar değerli olduğunu anlamaktır.

Aynı Eray Atmaca hikâyesinde olduğu gibi

Hikâyenin kahramanı Eray ATMACA

12 yaşında başarılı bir yüzücü

5 yaşında yakalandığı alerjik astım hastalığı ve tedavisini desteklesin diye başlanan spor dalının bir insanın yaşamının değişmesine büyük etkisi.

Eray Atmaca 6 yaşındayken başladığı bu sporda önce yüzmeyi öğrendi, ciddi astım atakları atlatırken, çok ciddi bir ilaç kullanımıyla tedavi süreci devam etti. Yoğun ilaç kullanımıyla birlikte hayatına devam eden Eray’ın ailesi bilinenin aksine spora daha da yoğunlaştı. İlaçlar, tedaviler, derken artan yüzme antrenmanlarıyla her anı daha dolu yaşamaya başladı. Hastalığın başlamasının 5.yılında ilaçlar bırakıldı ve Eray sağlığına kavuştu. Yazarken bu kadar basit fakat yaşarken bir ömür…

Düşünsenize çocuğunuz sürekli tıkanıyor, acı çekiyor, siz ilk önceleri ne yapacağını şaşırmış durumdayken doktorlar, tedaviler sizi daha da korkutuyor, Ardından birde spor süreci başlıyor. Çevredeki hemen herkes sizin kötü bir ebeveyn olduğunuzu söylüyor, çünkü hasta çocuğu birde yüzdürüyorsunuz diye.

Hatta apartmanda oturan yaşlı amcalar kapıyı açıp bakıyorlar sabahın köründe bu insanlar nereye gidiyor diye…

Derken antrenmanlar daha da artıyor, artık Eray’ın vücudunda hastalığın en küçük belirtisi bile yaşanmıyor. Antrenmanlar büyüyor, hastalık küçülüyor.

Evet, hastalık bitiyor ve artık basarılar arka arkaya gelmeye başlıyor.

Şu an Eray Kocaeli’nin en iyileri, Türkiye’nin ilk 5 sporcusu arasında görülüyor. Yüzme sporuna devam ettiği takdirde Milli takım sporcusu olmasına kesin gözüyle bakılıyor.

Evet, gelelim bu başarı öyküsündeki başrol oyuncularına

ERAY ATMACA

Haftanın 6 günü Kocaeli Yüzme Kulübünde Naci karakuş hocam ile çalışıyor, her sabah 05.00 da kalkıyor antrenman yapıyor, okula gidiyor, kara antrenmanı yapıyor tüm özel anlarını havuzda yaşıyor, arkadaşları kadar gezmiyor, bilgisayar oynamıyor. Sadece spor yapmıyor, yüzme sporunu tüm kurallarıyla yaşıyor,

Anne Demet ATMACA

Bir bankacı haftanın 6 günü çalışıyor, her gün 5 de kalkıp Eray’ı havuza getiriyor, birde 6 aylık bebekleri var, hiç antrenman kaçırmıyor, çocuğunu besliyor, her anında yanında oluyor.

Baba Serkan ATMACA

Kendini evladına adamış bir baba, o da bankacı, yoğun iş ortamlarında bile Eray’ın bir antrenmanını bile kaçırmıyor, onunla çok ilgileniyor, sürekli destek veriyor.

Bebek Deniz ATMACA

Ne olduğunu anlamadan kendini düdük seslerinin arasında buluyor, şaşkın şaşkın etrafa bakarken geleceğini görüyor

Anneanne Hasibe KONCA

İlerleyen yaşına rağmen kendisini torununa adayan bir anneanne,Eray’ı hergün okuldan alıp,antrenmana getiriyor,yemeğini yediriyor,eve götürüp ailesine teslim ediyor,

Ve fedakarlıkta  son nokta; AİLE!!! Eray antrenmanlarına rahat gelsin diye evlerini havuzun yanına taşıdı. Sizce bu hikâyede başrol kimin hakkı?

 Her zaman söyleriz bu bir aile sporudur diye, aileden biri görevini yerine getirmezse bu iş olmaz, başarı gelmez.

Bu güzel aileye ne kadar teşekkür etsek az olur, umarım örnek teşkil eder ve birilerinin daha hayatı değişir.

İşte sporla kurtulan yaşamlara güzel bir örnek sağlık için başlanan ve başarıyla devam eden bir kariyer, henüz 12 yaşında fakat istikarlı, kararlı, iradeli, sabırlı, güzel bir evlat,

Bir şeylere kolay ulaşmıyor, tepeden inme kariyer elde etmiyor, çalışmadan kazanmıyor,

Sizler sıcak yatağınızda uyurken o küçücük yüreğiyle havuza geliyor, hasta olsada, yorgun olsa da, mutsuz olsa da, dersi olsa da…

Evet, kabul ediyorum zor, belki evlatlarınıza kıyamıyorsunuz anlıyorum, fakat bizler üzerimize düşeni yapmazsak, onları kim yetiştirecek? Dünyaya getirmek en kolayı, asıl zor olan sonrası ve şunu biliyorum ki beslemek çocuk bakmak değil.

Değerli anne babalar lütfen çocuklarınızla ilgilenin,

Onların spor yapmalarına, sanatsal faaliyetlere katılmalarına imkân verin,

Çocuklarınızı her şartta destekleyin,

Onlardan sadece başarı beklemeyin,

 

Sonra etrafta heba olan gençlerimizi, kaybolan hayatları görüp; bu güzel ülkeyi kimlere bırakıyoruz diye de isyan etmeyin…

Bu yazı toplam 2462 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Aygül Göksel Teoman
18 Kasım 2014 Salı 22:48
22:48
Sevgili Işıl,bir başarı hikayesi ancak bu kadar güzel anlatılabilir. Eray'ın başarısında emeği geçen herkesi yürekten kutluyorum. Umarım Eray'ın milli yüzücü olarak daha büyük başarılara imza attığını görürüz.Tebrik ediyor,başarılarının devamını diliyorum.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim