• BIST 105.324
  • Altın 146,596
  • Dolar 3,4727
  • Euro 4,1687
  • Kocaeli : 14 °C
  • İstanbul : 24 °C
  • Sakarya : 13 °C

Stirling Kalesi muhteşemdi...

Stirling Kalesi muhteşemdi...
İskoçya’yı ziyaretimizde en etkileyici yerlerden birisi Stirling Kalesi. Ayrıca muhteşem güzelliği ile Lomond Gölü’ndeki gezimiz çok romantikti. Yaşanan talihsiz bir kazanın dışında her şey muhteşemdi

İyi bir uykunun ardından sabah erken kalkıp otobüsle Kraliçe Queen Mary’nin 10 aylıkken İskoçya tacı giydiği, ülkenin en ünlü kale şatolarından Stirling Kalesi’ni ve şehrini gezmek üzere Stirling’e doğru yola koyulduk. Gerçekten etkileyici ve görkemli bir şato. Güzel ve iyi korunmuş. Görmeye gelen insan sayısı çok fazla.

 

Şehri de gezdikten sonra bir doğa harikası denebilecek önemli göllerinden Loch Lomond Gölü’ne doğru hareket ettik. Diğer günlerde olduğu gibi belki de daha fazla miktarda ormanla kaplı olan ulusal park kabul edilmiş bölgelerden geçtikten sonra gölde motorla bir saat boyunca tur attık.

 

Bu sırada Naci Bey, kaptan köşkünden bize bu romantik göl hakkında kaptanın verdiği bilgileri aktardı. Gölün etrafı yüksek tepelerden oluşuyor. Sular çanak gibi ortada kalmış, tertemiz ve ormanla kaplı. Gölün etrafında tek tük evler var. Herhalde yapımına, izinsiz ve belgesiz avlanmaya müsaade edilmiyor.

 

LOMOND GÖLÜ’NÜN ÇOK FARKLI BİR GÜZELLİĞİ VAR

lomont.jpg

Lomond Gölü gezisinden sonra İskoçlar için önemli olan kraliyet koltuğunun olduğu İngiltere Kraliçesi’nin bir gece konakladığı, tüm İskoç krallarının yemin ettiği Scon Taşı’nın olduğu yer olan Scone Şatosu’nun odalarını tek tek gezdik. Sonrasında ise Edinburg’a yeşillikler ve ormanlar içinden geçerek döndük.

Bu akşam bizim için önemli bir gece olacak. Güzel bir mekanda ve gösteri alanında İskoç yemeklerini tadacağız ve İskoç Gaydası eşliğinde dans ve müzik gösterisi izleyeceğiz. Yemek yenecek yer büyük bir bahçe içinde. Gelenleri kapıda milli kıyafet giymiş İskoç görevliler ve gayda çalan bir müzisyen karşılıyor. Ortam oldukça büyük ve kalabalık, dünyanın birçok ülkesinden turistler var. İskoç televizyonunda İskoçya’yı uluslararası gösterilerde temsil eden trompetçi, akordiyoncu ve gaydacıyı, İskoç dansçıları seyrettik. Gerçekten harikaydı. Sahnedeki şovu sunanlar gelenlerin ülkelerini bildiklerinden sıra ile anons ediyor. Hangi ülkeyi anons ederse o ülke insanları da alkışlıyor ve yüksek sesle tezahürat yapıyor. Sayımıza göre oldukça iyi şekilde ülkemizin sesini duyurduk.

 

TALİHSİZ BİR KAZA

kale-004.jpg

Yemek iyi başladı. İlk olarak çorba dağıtılıyordu. Yan masadaki Karamürselli bir hemşehrimizin başından aşağı sıcak çorba döküldü birden ortalık karıştı. Garsonun suçu yoktu, ama yine de çok üzüldüler ve telafi edebilmek için uğraştılar. Naci Bey de koşuşturdu ve biraz sonra buz torbası başında arkadaşımız geri geldi. Neyse ki bir hasar oluşmadı, gömlek hariç…

edingurg.jpg

Kötü başlayan bir gece oldukça eğlenceli ve coşkulu geçti. Hatta Naci Bey en güzel dansçı İskoç kızını çorba azizliğine uğrayan misafiri dansa kaldırması için gizlice ayarladı. Bizim Karamürselli ile İskoç kız birlikte dans ettiler, fena da olmadı hani. Naci Bey’in tavsiyeleriyle İşkoç tandır dana eti ve İskoçların meşhur şölen yemeği ciger ezmesi hagis yemeğini de tattık grup olarak. Naci Bey, 130’a yakın ülkeyi bizzat gezmiş bir duayen olarak bu ülkeleri hem tarihi ile hem de mutfağı ve gelenekleri ile çok iyi biliyor. Hatta gelen yerel rehberlerden daha bilgili olduğunu söyleyebiliriz…

 

İngiltere seferi başlıyor

kated.jpg

İrlanda ülkeleri ve İskoçyo’nın ardından İngiltere’deyiz. Ve belki tarihin kalbinde… İlk adresimiz York kenti. Burası tarihi itibarıyla bir imparatorluk şehri

Günlerden 9 Ağustos Salı ve bizim için belki de gezinin en anlamlı günleri başlıyor. Bugün İskoçya’dan Büyük Britanya’nın merkezi, kalbi İngiltere’ye geçiyoruz. Sınırda iki ülkenin bayraklarının olduğu yerde kısa bir mola verdikten sonra ve şimdiye kadar gördüğümüz benzeri yeşillikler ve ormanlar içinden geçip müzesi, katedrali ve tarihi yapıları ile, ayrıca yaz ve sonbahara özgü doğal güzellikleri ile ünlü York şehrine gidiyoruz.

 

YORK’U ANLATMAK GEREKİRSE…

heykel-(dekube).jpg

York şehri, İngiltere’de Yorkshire ve Humberside bölgesinde bulunan 1996’dan beri tek, seviyeli, yörel idare merkezi ve şehir olma statüsüne de haiz bir yerel idare birimi ve yerleşke olarak bilinir.

Ouse ve Foss nehirlerinin birleştiği noktada bulunan bir şehirdir. 137 bin 505 olan şehir merkezi nüfusu, kırsal alanla birlikte 184 bin 900’dür.

York şehri adını geleneksel Yorkshire vilayetinden alır ve kraliyet seremonileri için ve coğrafyası bakımından “Kuzey Yorkshire” kontluğuna dahildir. Geleneksel olarak York şehri, sadece şehir duvarlarının içinde kalan bölge olarak kabul edilse de, 1 Nisan 1996’da oluşturulan tek, seviyeli, yörel, idare bakımından modern York şehri bu sınırların dışında bazı ufak yerleşkeleri de bünyesinde barındırır. Şehirdeki en büyük üniversite York Üniversitesi’dir. Ayrıca bu şehir Stirling Köprüsü Savaşı'ndan sonra William Wallace tarafından İskoçlar adına işgal edilmiştir. Ayrıca New York’a ismini veren şehirdir.

 

BİR İMPARATORLUK ŞEHRİ: YORK

york.jpg

İşte tarihi ile öne çıkan bu şehir görülmesi gereken yerlerden biri olarak bilinir. Açıkçası biz de zevk alarak gezdik. Katedrali görülmeye değerdi. Bahçesinde İstanbul’u kuran Bazı Bizans İmparatoru Costantine’nin heykeli var. MS 306 yılında buraya gelerek taç giymiş, imparator olmuş. Zira babası Bizans İmparatoru burada öldüğünden veliaht da babasının öldüğü yere gelip taç giymesi gerekiyormuş.

Daha sonra bir süre York şehrinin sokaklarında dolaştıktan sonra yılda 10 milyon kişinin gezdiği eski tekstil zengini Leeds şehrine hareket etmek için otobüse gitmek üzereyken bir kez daha yağmura yakalandık. Bu sefer yağmur fazla şiddetli olmadığından çok ıslanmadık ve bu şekilde yola cıktık. Panoramik bir tur yaptıktan sonra kalacağımız Hilton Oteli’ne geldik. Burada akşam yemeğimizi aldıktan sonra odalarımızda dinlenmeye çekildik.

 

Shakespeare’in doğduğu ev

stir.jpg

Yorucu bir yolculuğun ardından dünyaca ünlü yazar William Shakespeare’nin doğduğu topraklara, Avon’a varıyoruz. Bu şehir gerçekten bambaşka

Bugün de yorucu fakat güzel bir gün geçireceğiz. Seyahat boyunca hava gezi için olumlu sayılacak sıcaklıkta geçiyor. Burada hava bir açıp bir kapıyor. Ne üşüyoruz ne de çok sıcak oluyor. Yakalandığımız yağmur hariç genel olarak iyi sayılır. Türkiye’de iken internet üzerinden sürekli bilgi alıyoruz. Hani içimiz de pek rahat değil. Ülkemizde sıcaklıklar buraya göre çok yüksek ve yakıcı.

 

SHAKESPEARE’İN EVİ

wil.jpg

Neyse, yaptığımız kahvaltıdan sonra Straford’a ve dünyaca meşhur büyük Ozan William Shakespeare’in doğduğu Avon’a doğru yola çıkıyoruz. Daha sonra da Galler’in başkenti Cardif’e hareket edeceğiz. Şimdiye kadar birçok güzel ve görülmeye değer yer gördük, ama Straford William Shakespeare’in doğduğu evinin müze yapıldığı şehir bambaşkaydı. Adeta bizleri büyüledi. Butik bir köy ve tamamen korunmuş. Her yer çiçeklerle süslenmiş. İnsanın gözünü rahatsız eden hiçbir şey yok. Haliyle bu bölge turist kaynıyor ve çok kalabalık, görmeye değermiş.

 

SONUNDA OTELDEYİZ

muze-001.jpg

Naci Bey ile birlikte müze evi büyük bir zevkle gezdik. Sanki evde yaşam var gibi. Etkilenmedik dersem yalan olur. Daha sonra Cardif’e doğru yola çıkıyoruz. Bugün günümüzün çoğu yollarda geçiyor ve sonunda amaçladığımız durağa varıyoruz. Burada bir tur attıktan sonra tam şehrin kalbinde, yürüyüş caddesindeki tarihi otelimize varıyoruz. Yemek saati gelene kadar da caddeyi baştan sona bir güzel geziyoruz.

 

İlgili Haberler:

400.jpg

400-001.jpg

 

 

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Gebze’de tarih ve kültür turlarına davam08 Eylül 2017 Cuma 14:08
  • I:O Art Residence Bahçecik sergisi açıldı06 Eylül 2017 Çarşamba 14:34
  • Büyükşehir’in kültür gezilerine yoğun ilgi04 Eylül 2017 Pazartesi 14:37
  • İzmit sokakları kemençe ile coşacak04 Eylül 2017 Pazartesi 09:41
  • İrfan Değirmenci Kocaeli'ye geliyor03 Eylül 2017 Pazar 15:07
  • Türk sinemasına rekor destek!03 Eylül 2017 Pazar 14:25
  • Kırmızı otobüsle Tur İzmit devam ediyor03 Eylül 2017 Pazar 12:49
  • Sokakta konser01 Eylül 2017 Cuma 13:59
  • Pirelli, aile gününde coştu01 Eylül 2017 Cuma 12:33
  • Demet Akalın, İzmit'i salladı!31 Ağustos 2017 Perşembe 09:44
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim