• BIST 89.282
  • Altın 145,807
  • Dolar 3,6298
  • Euro 3,8933
  • Kocaeli : 17 °C
  • İstanbul : 17 °C
  • Sakarya : 17 °C

Stres hastalık mıdır?

Stres hastalık mıdır?
Hemen herkesin sıkça kullandığı (bir) sözdür stres. Öğrenci, sınav öncesi streslidir; ev hanımı, altın günü öncesi hazırlık yaparken streslidir; sporcu, maç öncesi; yeni işe başlayan kişi, ilk gün streslidir.

Stressiz insan yoktur. Stres yaşamın bir parçasıdır. Stres, kişinin kendisini rahatsız eden bir ortama verdiği tepki olarak tanımlanabilir. Kişi, her stresli olaya aynı tepkiyi vermez.

Stres, bizi sorun çözmek için harekete geçiren enerjidir aslında. Eğer stres sorunlarımızı çözmemiz için bizi harekete geçiriyorsa sağlıklı, sorunlarımızı çözmemizi engelliyor, bizi buhrana sokuyorsa o zaman hastalıktan söz edilebilir.

Stresli olup olmadığınızı anlamak için şu sorulara verilen cevapların çoğunun “evet” olması gerekir.

1- Sürekli yorgun musunuz? Sabahları yorgun bir halde mi kalkıyorsunuz?
2- Başkalarına karşı tahammül gösteremiyor musunuz?
3- Kendinizi sinirli, endişeli ya da panik halinde mi hissediyorsunuz?
4- Dikkatinizi toplamakta zorluk yaşıyor musunuz? Sık sık unutkanlık yaşıyor musunuz?
5- Uyku probleminiz var mı?
6- Sık baş ağrısı yaşıyor musunuz?
7- Sık mide yanması, hazımsızlık, ağız kuruluğu gibi sindirim sistemi sorunları yaşıyor musunuz?
8- Çabuk mu sinirleniyorsunuz?

 

Aşırı stresli olduğunu söyleyen kişilerin çoğuna konulan tanı Yaygın Anksiyete Bozukluğu’dur. Halk arasında “evham, kuruntu, vesvese” olarak adlandırılır. Herkes için kaygı, endişe oluşturabilen olağan yaşam olayları bu hastalığa sahip kişiler için genellikle felaket senaryosuna döner. Senaryolar hep acıklı Küçük Emrah filmi gibidir, sonu hep mutsuz biter. Bu hastalığa sahip kişiler sürekli plan yaparlar, her şeyi tam, zamanında ve kuralına uygun yapılmasını isterler. Bu istekleri karşılanmazsa aşırı tepkiler gösterebilirler. Eğer tepkilerini karşı tarafa yansıtmaz içlerinde yaşarlarsa sık vücutsal yakınmaları olur ki bu yakınmaları açıklayacak fiziksel bir hastalık bulunamaz.  Bu aşırı stres birçok sağlık sorununa yol açar. Beyin sürekli alarm tuşuna bastığı için kalp daha hızlı atmaya başlar, solunum hızı artar, sindirim hızı yavaşlar, kabızlık, ağız kuruluğu olur. Sürekli kas kasılmasına bağlı olarak vücutta yaygın kas ağrıları aşırı stresin temel özellikleridir. Yüksek tansiyon ve diyabet hastaları ilaç kullanmalarına, diyetlerine dikkat etmelerine rağmen tansiyon ve şeker düzeyleri normale gelemez.

Kendilerini o kadar sorumlulukla donatırlar ki sanki dünya onların omzundadır, onlar olmasa eşleri, çocukları, işleri mahvolur,  kaos çıkar. Bu stresi sürekli yaşayanlar kendilerini güçsüz, yorgun ve endişe içinde hissedebilirler. Uyku problemi çekmeye başlar, sinirli ve çabuk heyecanlanan biri olurlar. Kendilerini rahat hissedemezler hep kötü bir şey olacak düşüncesiyle boğuşup dururlar.

 

STRESLE BAŞA ÇIKMA YOLLARI

Stresle başa çıkabilmenin en önemli yollarından birisi zamanı ele almaktır. Yani geçmişte neyin neden olduğunu sorgulamak, gelecekte neler olabileceğini hayal etmek yerine o anın içinde kalabilmektir. Doğru soru olarak “şuan ne yapmalıyım, ne yapmamalıyım” sorularını sormak gerekir. Ne geçmişe bir şey yapabiliriz ne geleceği bilebiliriz. Elimizde tek şey olan şuandır.  “Şimdi ve burada” diyerek anın içinde kalınmalıdır.

Fiziksel bir aktivitede bulunmak, spor yapmak vücuda da ruha da iyi gelir. Bunun dışında beslenmeye dikkat edilmelidir. Kahve, çay, kola gibi içecekler stresi arttırır. Bitki içecekleri, meyve suları daha çok tercih edilmelidir.

Birçok kişi stresten kurtulmak için yanlış yollar seçer. Faydası olmayan hatta zararlı olan bu yollara sigara, alkol, uyuşturucu gibi maddeler yönelmek, kontrolsuz olarak alış-veriş yapmak,  her şeyi içine atmak, içine kapanmak, aşırı yemek yemek örnek olarak verilebilir. Bunlar stresi hem arttırır hem de başka sağlık sorunlarına yol açar.

Eğer kişi sorunlar ve stres ile başa çıkamıyorsa mutlaka bir uzmandan yardım istemelidir. Tedaviyi ret eden kişilerin yakınları onlara kızmamalı, eleştirmemeli uzmana başvurmak için cesaretlendirmelidir. Sana sağlıklı olarak ihtiyacımız var, senin sağlığın için endişe ediyoruz diyerek tedaviye başvurmaları için cesaretlendirebilirler.

 

HASTALIK OLAN STRESİN TIBBİ TEDAVİSİ

Aşırı stres hastalığının tıbbi adı olan Yaygın Anksiyete Bozukluğu hastalığının tedavisinde en uygun yaklaşım ilaç tedavisi ve psikoterapinin kombine edilmesidir. Hastalık hastadan hastaya farklılık gösterebilir. Her hastanın tedavisi kendisine özgüdür.  Tedavinin temel hedefi hastanın uyumsuz tutumlarının farkına varıp hastalıkla baş etme stratejilerini geliştirmek, yeni beceriler elde edindirmek ve yaşam tarzında kalıcı değişimin sağlanmasıdır. Hastalığın hafif formları sadece psikolojik müdahaleler ile tedavi edilebilir. Bu kişilerde uyku için veya belirli stresli durumlarda ara ara alınanlar hariç ilaca gerek kalmaz. İlaca karar verilirken ise hastanın günlük işlevselliğinde bozulma olup olmadığı dikkate alınır. İşlevselliği bozulduysa ilaç desteği şarttır. Nasıl ki bir elbise alırken beden aynı olsa bile kişiye göre bel, paça gibi rutüşler yapılıyorsa, tedavi de kişiye özgü belirlenir çünkü her insan biriciktir. İlaç seçimi, kullanım şekli ve süresi kişiye özgü belirlenir. Yani hastalık yoktur hasta vardır, her hastanın tedavisi kendisine özgüdür. O yüzden bu ilaç bana iyi geldi sen de kullan gibi bir yaklaşımla başkasına ilaç önermek çok yanlıştır.

Son söz olarak şunu söylemek istiyorum. Pek çok kişinin söylediği” stresten uzak dur, kafaya takma” gibi sözler gerçekle bağdaşmaz. Stres hayatın her aşamasında vardır. Önemli olan onla nasıl baş edeceğini öğrenmek, stres yönetimini becerebilmektir. Bunu öğrenmek içinde uzmanlardan çekinmeden yardım alınmalıdır.

Stres bitmez, size stresi yenebileceğiniz bir hayat diliyorum.

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim