• BIST 90.122
  • Altın 145,975
  • Dolar 3,6213
  • Euro 3,9326
  • Kocaeli : 5 °C
  • İstanbul : 11 °C
  • Sakarya : 5 °C

Şu “ad verme” ve “ad değiştirme” konuları…

M.Tanzer Ünal

Siz ne düşünüyorsunuz bilmem, ama ben “yer isimlerinin değiştirilmesi” ve “yeni kurumlara ad verilmesi” konusundaki abuk subukluklara sinir oluyorum.

Bu tür işlere bayılıyoruz.

Büyük hizmet yaptığımızı sanıyoruz.

Tam “ilkel toplum” davranışı!

***

Araştırdım.

Çağdaş toplumlarda…

*Cadde ve sokaklara “isim” değil, “numara” veriliyor. Ve hiçbir şekilde bunlar değiştirilmiyor.

*Meydan, havaalanı ve benzeri yerlere ise “siyasiler” in değil, “tarihi şahsiyetler” in adları veriliyor.

*Önemli kişilerin adları, yaşarken değil öldüklerinde (eğer uygun görülürse) bir yerlere konuyor.

*Verilen adlar değiştirilmiyor, yeni isimler yeni yerlere veriliyor.

***

Bir de bize bakın!

Cadde, sokak, meydan, okul, üniversite, hastane ve benzer yerlerin isimleri; zırt pırt değiştiriliyor.

Yaz boz tahtasından farksız.

Her iktidar döneminde, o iktidarın önde gelen şahsiyetlerinin isimleri, bir yerlere ad olarak veriliyor.

Yağcılar ve yalakalar, göze girmek için o mümtaz şahsiyetlerin isimlerini dağa taşa yazarlar.

Caddelere, sokaklara, statlara, limanlara, meydanlara, okullara, hastanelere dizi dizi dönemin bakanlarının, başbakanının veya cumhurbaşkanının ismi konur…

Menderes zamanında da bu böyleydi…

Demirel zamanında da…

Ecevit, Özal, Erbakan döneminde de…

Ara rejimlerde de bu kural değişmedi.

Herkes “Kenan Evren” ismini vermek için birbiriyle yarışıyordu.

Anadolu’ya gidin bunun pek çok örneğini görürsünüz…

Ad değiştirme ve ad vermede her taraf vıcık vıcık!

İktidar değişir, yeni bir iktidar gelir, haydaaa eski isimler anında tu kaka olur.

Eski tabelalar yerinden alınır, yeni tabelalar asılır.

Belediye meclis toplantılarının ana gündeminde mutlaka bir iki isim değişikliği vardır.

“…………..isminin…………..olarak değiştirilmesi…”

Caddenin, sokağın, okulun eski adını neden değiştiriyorsun, kardeşim?

O ad; tüm resmi yazışmalarda var, adres listesinde var, okul ise diplomalarda var…

Böyle bir saçmalık olur mu?

Bazı kişilere keyif bağışlamak için resmi kayıtlar allak bullak edilir mi?

 

 

Yakın çevremize bakalım!

Bizim gazete binasının bulunduğu cadde eskiden “Ankara Caddesi” imiş.

Sonra değiştirdiler, oldu “Şahabettin Bilgisu Caddesi”…

Değiştirdiler, ama hâlâ çoğu kişi, “Ankara Caddesi” der geçer.

Sonra neden değiştiriyorsun?

“Şahabettin Bilgisu” ismini yaşatmak istiyorsan, git yeni açılan bir caddeye ver!

Değiştirilen cadde ve sokak ismi herhalde yüzlercedir.

Bu iş bu kadar basit mi?

Kaldır parmak, indir parmak cadde ismi değişti…

***

Hatırlarım…

Ad koymanın en komiğini 90’lı yıllarda yaşamıştık.

Sanırım, 1993 yılıydı.

Kocaeli Üniversitesi ‘nden bir gün bir davetiye geldi.

“Sanat galerimizin açılışına teşrifleriniz…”

Allah Allah, bu da neyin nesi?

Daha bir yıl önce kurulan üniversite, her şeyini halletmişti de sıra sanat galerisi açmaya mı gelmişti?

Davete katıldım, bir de ne göreyim, bulvarda bulunan ve üniversitenin ilk açıldığı yer olan eski Ticaret Lisesi binasının iki sınıfı birleştirilip “galeri” yapılmış.

Kapısına da kocaman bir tabela asmışlar:

“Prof. Atıf URAL Sanat Galerisi”

Atıf Ural, üniversitenin ilk rektörü…

Öğrencilerin ders yapacağı doğru dürüst sınıf yok, mevcut sınıfların ikisi galeriye dönüştürülmüş ve galeriye de rektörün ismi konmuş.

O yıl bu yıl bu gerzekliği hiç unutmuyorum.

Belli ki, sanat galerisi fikri Atıf Ural’ındı ve çevresindekiler de seslerini çıkaramamışlardı.

***

Devam edelim…

Sefa Sirmen’in belediye başkanlığı döneminde, “Sefa Sirmen” isminin bir bulvara ve KEV Kocaelispor tesislerine verilmesi hataydı.

Hem Sirmen henüz hayattaydı, hem de o bulvarı ve o spor tesislerini kendi cebinden yapmamıştı.

Diğer bir hata da, yeni yapılan bir sanayi sitesine “Hikmet Erenkaya” isminin verilmesiydi.

Ya Kandıra Devlet Hastanesi isminin zamanın sağlık bakanı “Kazım Dinç” olarak değiştirilmesine ne dersiniz?

Kazım Dinç, sadece 8 ay bakanlık yapan bir arkadaşımız.

Her bakanlık koltuğuna oturan kişinin adının bir yerlere verilmesi mi gerekir?

***

Tamam…

Ülkemize, devletimize, milletimize hizmet etmede öne çıkan kişilerin isimlerinin yaşatılması, vefalı bir davranış.

Ancak bu “ad koyma” kararları, kendi dönemlerinde değil, kendilerinden sonra işbaşına gelenler tarafından alınmalı.

Ancak böyle olunca bir anlamı olur.

Ancak bu durumda “takdir” ve “vefa” anlamını taşır.

İnsanın kendi kendini övmesinin, kendi kendini taltif etmesinin, milletin parasıyla yapılan bir esere kendi adını vermesinin, anlamı yoktur.

İstanbul’da yapımı devam eden havaalanına Recep Tayyip Erdoğan isminin verilecek olmasını da ben bu çerçevede değerlendiriyorum.

Bu yazı toplam 1045 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim