• BIST 82.779
  • Altın 147,316
  • Dolar 3,7701
  • Euro 4,0274
  • Kocaeli : 6 °C
  • İstanbul : 6 °C
  • Sakarya : 6 °C

Şu anda İslamcıların şartı beşten üçe düştü; masa, kasa ve nisa…

M.Tanzer Ünal

Benim görüşüm değil…

Bu sözler, ülkemizin tanınmış bir ilahiyat profesörüne ait.

Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hayri Kırbaşoğlu’na…

Kırbaşoğlu diyor ki:

“Şu anda İslamcıların şartı beşten üçe düştü. Masa, kasa ve nisa… Yani iktidar, para ve kadın… Cinsellik bohçası daha açılmadı, ama var. Ya da şöyle: Şöhret, rüşvet, şehvet…”

Kırbaşoğlu, “antikapitalist” kimliğiyle tanınan bir profesör.

Bu konudaki temel görüşü şöyle:

“Kapitalizm, komünizmden daha tehlikeli. Çünkü insanı içinden fethediyor. İktidarın en tehlikeli bulduğum yanı bu. Sosyal politikalar sıfır. Ahlak ve değerler nereye gidiyor? Para, para, para…Hep para!”

Sevgili okurlarım, Hayri Kırbaşoğlu’nun röportaj ve kitaplarından derlediğim bazı görüşlerini sizlerle paylaşmak istiyorum.

Çok farklı şeyler söylüyor.

Lütfen dikkatle okuyun!

 

İslam umut kaynağı olmaktan çıktı, problem kaynağı haline geldi

*Türkiye bilimin, araştırmanın, sorgulamanın, eleştirel düşüncenin egemen olduğu bir ülke değil. Bütün sıkıntılarımız bundan kaynaklanıyor.

*Bizim Müslümanlığımız aslında katı bir Müslümanlık değil. Türkiye’de pek çok konuda olduğu gibi İslam konusunda da bilgi, sözlü kültürdür. Ya camide hocadan duymuştur ya da TV’de “Medya vaizleri” nden… İnsanlar, tarikatlarda, camilerde, siyasi partilerde, hiziplerde tek yönlü olarak bilgilendirilir. Bugün Türkiye’de İslam konusunun nerdeyse bir kriz haline gelmesinin nedeni de bu.
*İslam Ortadoğu’da bir umut kaynağı olmaktan çıkmış, bir problem kaynağı haline gelmiş durumda. Bunun nedeni, sorgulamadan iman. Bu eğitim sisteminden bu toplumlar çıkar, düşünmeyi teşvik etmeyen bir sistem. Kafa yormamız gereken, “tam katılımlı demokrasiye geçiş” olmalı.

 

İktidarı destekliyorsanız her şey mubah

*Ben şu anda bir ilahiyatçı olarak kendimi daha fazla baskı altında hissediyorum, gerisini siz düşünün.

İktidarı destekleyenlerin anladığı, yorumladığı dinde daha fazla özgürlük var, ama iktidarın anladığının dışındaki her dini yaklaşıma 28 Şubat’tan daha vahim bir baskı var!
*Sorun şu: iktidarı destekliyorsanız her şey mübah! En sapık anlayışlar bile revaç bulabiliyor. Cumhurbaşkanı’na Allah’ın sıfatlarını atfetti adamlar, sükut. Ona dokunmak ibadettir denildi, sükut. Kuran’la alay etti bir bakan, sükut. “Bağış rüşvet değildir” diye fetvalar uçuştu, sükut.

 

İslami hareket ganimet dönemini yaşıyor

*İslami hareketlerin tümünde üç aşama var; nübuvet, asabiyet, ganimet. Nübuvet, başlangıç idealleri. Peygamber dönemi bizde… Her hareketin en saf dönemi… Asabiyet, yani dayanışma dönemi. Her hareketin sahip olduğu gücü kontrol etmek üzere oluşan gruplar, yapılar. Ve ganimet, yani rant ve çıkar paylaşımı dönemi. Şu anda İslami hareket Türkiye’de ganimet dönemini yaşıyor. Histerik bir ganimet dönemi hem de!

 

Mitinglerde Kuran’ı Kerimler hep çaresizlikten

*İslam Dünyası, yeni bir kültür inşa etmedikçe bu durumun düzelmesi imkânsız! “Siyasi muhalefet” kültürü sıfır! Tebaa kültürü var sadece.

*Mitinglerde Kur’an’ı Kerimler, “Bismillahlı” kampanyalar, bunlar hep çaresizlikten. Dünya küçük bir köye döndü, “iktidara geldim, her istediğimi yaparım”. Bu mümkün değil artık.
*İslam’ın beş hedefi var aslında, canı korumak, malı korumak, aklı korumak, nesli korumak ve inancı korumak. Allah’a şirk düşmekten sonra en büyük günahtır insan öldürmek. Şimdi bakın İslam dünyasına, kan gölü.

*En zalim, en ahlaksız yöneticilere dahi itaat etmek caizdir diyen hocalar var, Mısır’da, Türkiye’de. Böyle bir kokuşmuş din algısı var.

*Sorun derinde; kültürümüz çökmüş vaziyette. Siyasi kültürümüz, dini kültürümüz, sanat kültürümüz, kokuşmuş vaziyette, yerlerde sürünüyor.
*Türkiye’nin bu iktidar döneminde dindarlaştığı şehir efsanesidir. İslami kesim dejenerasyon yaşadı, yaşıyor. Nübuvet, asabiyet, ganimet dedik ya. Bu iktidar döneminde de yaşanan bu; görüntüde dindarlık var, içi boş, kof.

*Bu aynı zamanda BOP’un da istediği şey; içi boşaltılmış bir İslam. Şu anda bu gerçekleşti Türkiye’de. Bütün derdi “masa, kasa, nisa” olan bir anlayış. Şu anda İslamcıların şartı beşten, üçe düştü: Masa; iktidar. Kasa; para. Nisa; cinsellik, kadın. Cinsellik bohçası daha açılmadı ama var. Ya da şöyle; şöhret, rüşvet, şehvet…
*Bakın Türkiye’de bir efsane daha var, tamamen yanlış olan: Türkiye’de toplumun yüzde 99’unun Müslüman olduğu cümlesi külliyen yanlıştır, bir şehir efsanesidir bu!

 

Müslümanlar, farklı toplumlarda yaşamayı öğrenmeli

*Şunu diyebilirsin; en dinsizimizin bile davranış kodlarında İslami renkler vardır, kültür olarak vardır.

Müslüman olarak ben “İslam hak dindir” diyebilirim, ama herkes benim gibi düşünmek durumunda değil. Benim gibi düşünmeyenlere karşı ne yapacağım? İslami hareketler maalesef bu soruya anlamlı bir yanıt vermedi. Hatta düşmanlık teorisi geliştirdiler.
*Müslüman Ateist’i de, sosyalisti de sevecek. Bunu öğrenecek. Müslüman’ın Ateist’i sevmesi günah değil!

*Yeryüzü Müslümanlardan ibaret olmadığına göre Müslümanlar farklı toplumlarla yaşamayı öğrenmeli.
*İslami devletler hep “İslam Birliği” sloganıyla yola çıktı, bunun da olmadığı artık görüldü. Peki bu, Mısır’daki 10 milyon Kıpti için ne anlama geliyor? Demek bu da şehir efsanesi…

 

Dinin iktidarların elinden kurtarılması, özgürleştirilmesi lazım

*Medya vaizleri halkın kendisi etrafında toplanması için rating amaçlı bir dil kullanan, bilimsel araştırmalara sırtını dönen, çoğu hizipçi, tarikatçı, cemaatçi, mezhepçi, ayrımcı, dogmatik bir zihniyeti pompalayan insanlar.
İktidar ve iktidarla dayanışma içinde olan medya, özellikle dindar medya, sorgulayıcı, çağdaş yorumlar geliştirmek isteyen İslam düşüncesine savaş açmış durumdadır. Bu medya vaizlerinin anlattığı din, din değil. O din, iktidarı meşrulaştırmak, payandalamak için uydurulan dindir! Dinin iktidarların elinden kurtarılması, özgürleştirilmesi lazım.

*Medya vaizlerini dinleyen, etkilenen çok insan var. Din böyledir. Doğru kullanıldığı zaman toplumlar için bir umut kaynağı, barış projesi ama doğru kullanılmadığı zaman tam bir felakete yol açar! Resmi ideolojiler de bir “devlet dini” oluşturur, bizimki: “Türk, Müslüman, Sünni, Hanefi.” O yüzden Diyanet’te Şafi’lere hiç yer yoktur, Alevilere zaten yoktur.

*Diyanet’in tamamen kaldırılması sorunu çözmez mi? Zaman zaman benim de bunu önerdiğim oldu. Diyelim biz Diyanet’i kaldırdık, bu defa gruplar ve cemaatler birbirini yiyecek. Zaten Diyanet, iktidarın reklam propaganda aygıtına dönüştü. Bu sorunların çözümü için her kesimin kendini gözden geçirmeye ihtiyacı var. Şu anda toplum olarak dibe vurduk!

Bu yazı toplam 2036 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
İzmitli
06 Aralık 2015 Pazar 21:54
21:54
İZAYDAŞ'paralel yapının elinde;
İZAYDAŞ'yöneticileri Paralel yapı ve HDP'nin elemanlarıdır...Gerçek AK'partililer dışlanmış durumda!..Recep Bilal ŞENGÜN'ün gitmesiyle yavaş,yavaş kurumu tamamen ele geçirdiler.AK PARTİ'sayesinde işe girmiş doğu kökenli yöneticilerin HDP'ye oy verdikleri...Diğerlerininde AK'partiye oy vermedikleri,evlerinin balkonunda muhalefet parti bayrağı astıkları konuşulmakta.Bu yapılanmanın (PARALEL & HDP)'kendilerinden olmayanları içlerine almadıkları yönetici kadrolarına kendilerinden olanların gelmesini sağladıkları ve direttikleri konuşulmakta.PARALEL YAPININ'uyuyor gibi gözüken yavaş,yavaş kurumu ele geçiren (İngiliz casusu Lavrensleri)’elemanları boş durmuyorlarmış,Arkalarında Fikri abileride varmış!..SARAÇ'zaten yanlız adammış SARAÇ'ı taktıkları,dinledikleri yokmuş...Bu elemanlar (PARALEL & HDP)'ne yapıp,ne edip kendi bildiklerini,dediklerini yapıyorlarmış!..
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim