• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • Kocaeli : 20 °C
  • İstanbul : 22 °C
  • Sakarya : 17 °C

Şu CHP ve MHP’nin yatacak yeri yok!

M.Tanzer Ünal

Türkçe bilen…
Ancak Türkiye’yi tanımayan biri…
Ülkemize gelse…
Gazete okuyup, televizyon dinlese…
Sanır ki…
Türkiye’yi bu duruma CHP ve MHP getirdi.
AKP’nin…
Ve Başbakan Erdoğan’ın tarzı bu…
Suçu başkalarının üzerine atma…
Olup bitenlerden başkalarını sorumlu tutma…
Kendileri, sütten çıkmış ak kaşık…
AKP’lilere göre…
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a göre…
*Afyon’da cephaneliği patlatan, CHP…
* Afyon Valisi’ne “hediye gafı” yaptıran, CHP…
*Terörü azdıran, CHP ve MHP…
*İmralı’da Öcalan’la, Oslo’da PKK’lı teröristlerle pazarlık yapan, hem CHP hem MHP…
*Kürt açılımını uygulayarak terörü azdıran, yine CHP ve MHP…
*Trafiği sıkıştıran, CHP…
*Türkiye’yi borçlandıran, CHP ve MHP…
*Cari açığın suçlusu, CHP ve MHP…
*Sınavları şaibeli yapan, CHP ve MHP…
*Esad’ın devrilmemesine neden olanlar da, hiç kuşkunuz olmasın, CHP ve MHP liderleri…
Daha hangi birini sayayım!
Aklınıza gelebilecek bütün felâketlerin sorumlusu, sorgusuz sualsiz CHP ve MHP…
Siz hiç, AKP yöneticilerinin veya Başbakan Erdoğan’ın…
Yaşanan herhangi bir olaydan, herhangi bir felâketten sonra…
Sorumluluk üstlendiğini…
Toplumdan özür dilediğini…
Gördünüz ve duydunuz mu?
Yüzde yüz kendi yönetim hatalarından kaynaklanan olaylardan sonra dahi…
CHP ve MHP’yi suçladılar.
Kılıçdaroğlu ve Bahçeli’ye bağırıp çağırdılar.
Anadolu tabiriyle…
Zeytinyağı gibi üste çıktılar.
“En iyi savunma, hücumdur” taktiğini uyguluyorlar.
“Algı yönetimi” ni çok iyi biliyorlar.
Helâl olsun!
Topluma da yutturuyorlar ya…
İşte, bütün mesele burada…
Türkiye’de…
Son 10 yıldır yaşanan tüm olumsuzlukların sorumlusu, AKP…
Suçlusu, CHP ve MHP…
AKP, puan topluyor.
CHP ve MHP, puan kaybediyor…
İşte Türkiye’nin çıkmazı burada…
Türkiye…
Dış siyaset ve ekonomi yönünden çok kötü durumda…
AKP’nin değil…
CHP ve MHP’nin yatacak yeri yok!
Bilmem anlatabildim mi?
Türkiye’nin “hayat amacı” ne?
*******
Önce size iki olay anlatacağım.
Şirket düzeyinde…
1950’li yıllar…
Japonya’da, küçük bir imalathanede 10-15 işçi basit elektrikli aletler monte ediyorlar.
Patron, o günkü gazeteyi açtığında, manşette ABD Sanayi Bakanı’nın açıklamasını görüyor:
“Japon malları kalitesiz…”
İşyeri sahibi, çok bozuluyor buna.
İşçilere, ”İşi bırakın, toplanın” diyor ve gazeteyi gösteriyor:
“Arkadaşlar, ülkemizi bombaladılar, şehirlerimizi, yüz binlerce Japon’u yok ettiler, çocuklarımızı sakat bıraktılar. Şimdi de “Japon malları kalitesiz” diyorlar. Var mısınız, tüm dünyaya Japon mallarının kaliteli olduğunu ispatlayalım!”
İşçiler bağırıyorlar, “İspatlayacağız!”
“Gidin o zaman kapının girişine yazın bunu! Binaya gelen herkes görsün!”
Ertesi gün kapıda şu yazı vardır:
“Tüm dünyaya Japon mallarının kaliteli olduğunu ispatlayacağız.”
O imalâthanenin adı ne biliyor musunuz?
Sony…
Patronunun adı da Akio Morita.
İspatladı mı Sony dünyaya Japon mallarının kaliteli olduğunu?
İspatladı…
Sony’nin “hayat amacı” 1950’li yıllardan beri değişmedi.
Sony’yi Sony yapan işte bu “değer kavramı”…
*******
Diğer bir olay…
Fransa’da Dupont insan kaynakları direktörü trafik kazası geçirdi.
Kazada arka koltukta oturan çocuğu ve kendisi yaralandı.
Yöneticiler, hastaneye ziyarete gitti.
Tüm masraflar karşılandı.
Hastaneden çıktığında evine bir mektup geldi:
“İşten çıkarıldınız.”
Dupont’un ne iş yaptığını biliyorsunuz değil mi?
Dupont, kurulduğu yıllarda sadece dinamit ve patlayıcı üretirdi.
O yüzden, en önemli “değer kavramı” güvenlikti.
Mektupta, “işten çıkarma gerekçesi” olarak şu belirtiliyordu:
“Değer kavramı güvenlik olan bir kurumda, çocuğunun emniyet kemerini bağlamayan bir yöneticiyle çalışamayız…”
Bu kadar basit!
********
Şirketlerin değer kavramlarından iki güzel örnek verdim.
Şirketlerin olduğu kadar…
Kişilerin de…
Ülkelerin de “değer kavramları” vardır.
Prensipleri, yani değer kavramları olan kişiler, başarıyı yakalarlar.
Değer kavramları olan ülkeler de büyürler, gelişirler…
Türkiye’nin “değer kavramları” neler, hiç düşündünüz mü?
Daha doğrusu…
Bir zamanlar var olan “değer kavramlarımız”, kaldı mı?

Bu yazı toplam 1241 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim