• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Kocaeli : 10 °C
  • İstanbul : 18 °C
  • Sakarya : 10 °C

Şu elektrik kesintisinin adını koyalım mı?

M.Tanzer Ünal

Türkiye’de bazı şeyler hem var, hem yok!
İktidarın işine gelirse var, işine gelmezse yok!
En son örneği…
Türkiye’de “enerji krizi” var mı?
Yok canımmm, nereden çıkardınız bunu?
Enerji krizi filan yok!
Enerjiden sorumlu Bakan Taner Yıldız böyle söylüyor.
Peki, yaşadıklarımız ne?
Bahane çok, istemediğiniz kadar.
Efendim, trafo patladı da…
Kazı yaparken hattı koparmışlar da…
Kar yağışı yüksek gerilim hattını etkilemiş de…
Bazen de hiç gerekçe göstermeden gayet masum kesinti açıklamaları…
Geçen cuma günü SEDAŞ’ın gönderdiği açıklama gibi…
“Bölgemizde, şu şu saatler arasında birer saatlik elektrik kısıntısı uygulanacaktır…”
Nerede, hangi saatler arasında?
Ellerinde “kesinti planı” var, ama bunu toplumla paylaşmıyorlar.
Müşterilerini adam yerine koymuyorlar.
Tam aksine eşek yerine koyuyorlar.
Kesiyorlar elektriği, millet ne yaparsa yapsın!
Geçen cumartesi aynı şey olmadı mı?
İndirdiler şalteri, her taraftan feryatlar yükselmeye başladı.
Gazetemizin telefon santralı kilitlendi.
*Gölcük’te elektrikler kesildi, bir şey mi var?
*Yahya Kaptan karanlık altında, sebebi ne?
*Derince’de bir saattir elektrik yok.
*Bir saati geçti, Hereke’ye hâlâ elektrik verilmedi.
Hastası olan, asansörde kalan, kesintiye banyoda köpüklü yakalanan…
Atölyesinde sipariş yetiştiremeyen…
Dükkânının kepengini açamayan veya kapatamayan…
Millete “bir” dokunuyorsun, “bin” ah işitiyorsun.
********
Elektrik kesintilerinde sanayicinin derdini Kocaeli Sanayi Odası Başkanı Ayhan Zeytinoğlu dile getirdi.
Zeytinoğlu, dün yayınladığı bildiride dedi ki: “Elektrik kesintileri sanayicileri zor durumda bırakmıştır. Firmalarımız üretim kaybına uğramaktadır. Sanayici olarak bundan sonraki dönem için elektrik kesintilerinin haberli ve planlı olarak yapılmasını bekliyoruz.”
Ben de aynı görüşteyim.
Bu işin bir adını koyalım.
Elektrik kesintisine sudan bahaneler uydurmayalım.
Gerçekleri konuşalım.
Millete açık olalım.
“Aldığımız gaz, hem ısınmaya hem de elektrik üretimine yetmiyor. Havalar soğuyunca, elektrik üretimine yeteri kadar gaz veremedik. Bu nedenle elektrik enerjisi açığımız ortaya çıktı. Elektrik kesintileri bundan” diyelim.
Halkı enerji tasarrufuna çağıralım.
Bunu yapmıyoruz, “sorun yokmuş gibi” davranıyoruz.
Vatandaşı aptal yerine koyuyoruz…
Ne olur, bunu yapmayalım!


Kocaeli’ deki işsizler taş mı yesin?
*********
Dünkü gazetemizin manşetindeydi.
“BU KENTİN SAHİBİ YOK MU?
Kocaeli, komşusu Sakarya kadar olamıyor. Sakarya Vagon Fabrikası’na girebilmek için Sakaryalı olma şartı aranırken, Gölcük Tersanesi’ne girebilmek için Kocaelili olma şartı aranmıyor. Tersane’ye her ilden başvurular yapılabiliyor.”
Haberin özü böyleydi.
Haberle ilgili çok olumlu tepkiler aldık.
Yaptığımız “kent milliyetçiliği” nedeniyle teşekkür eden de oldu…
Koyduğumuz tepkiye, tepkiyle cevap veren de.
“Bu kentin işsizlerini düşünen yok. Bu kentin işsizleri taş mı yesin?”
Gelen telefonlar içinde en çok bu cümle hoşuma gitti.
“Bu kentin işsizleri taş mı yesin?”
Sizi bilmem, ama ben bu tepkiye yerden göğe kadar hak veriyorum.
Tamam, bu memleketin işsizi de bizim işsizimiz…
Ama bu kentte bu kadar işsiz varken…
Bu kentteki kurumlar, personel ihtiyacını neden başka kentlerden karşılasınlar?
Önce can, sonra canan demişler.
Önce bizim mahallenin, bizim köyün işsizleri…
Haa, daha da ihtiyaç varsa diğer şehirlerden gelsinler.


Ölenin arkasından konuşmak günah değil mi?
*********
Sağduyu sahibi Türk kamuoyu, AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik’in vefat eden emekli orgeneral Teoman Koman hakkındaki yakışıksız sözlerini ibretle dinledi.
“Teoman Koman, yaptıklarının hesabını vermeden gitti.”
Bu nasıl bir kin?
Bu nasıl Müslümanlık?
Dinimizde “Ölenin arkasından konuşulmaz” diye bir kural vardır.
Peygamberimiz, hadislerinde bunu açıkça belirtir:
“Bir arkadaşınız öldüğü zaman onu bırakın, onu gıybet edip ayıplamayın.”
“Ölülerinizin iyiliklerini, güzelliklerini anın ve kötülüklerini sarfı nazar edin.”
Buna göre, ölüde görülen kötü halleri söylemek dinimize göre caiz değildir.
Sizi bilmem, ama ben Hüseyin Çelik’i ayıpladım.
Teoman Koman’ı tanımam.
Ama bu memlekete iyi niyetle hizmet etmiş şerefli bir komutan olduğundan eminim.
Allah rahmet eylesin!

Bu yazı toplam 779 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim