• BIST 83.067
  • Altın 146,538
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Kocaeli : 0 °C
  • İstanbul : 5 °C
  • Sakarya : 0 °C

Şu İsviçreliler kadar geri zekâlı millet yok

M.Tanzer Ünal

Sevgili okurlarım, geçen hafta bugün İsviçre’de referandum vardı.

Çalışsın çalışmasın, “yetişkin her İsviçreliye ayda 2500 İsviçre Frangı maaş bağlanması” referandumu…

2500 İsviçre Frangı dediğin, bizim paramızla ayda 7500 lira.

Sonuç ne çıktı biliyor musunuz?

İsviçre halkının yüzde 78’i bu referandumda “hayır” oyu kullandı.

Yani…

Çalışmadan, daha doğru bir ifadeyle “avantadan” herkese ayda 2500 İsviçre Frangı maaş bağlanmasını kabul etmediler.

İstemeyiz dediler…

Şu geri zekâlılığa bir bakar mısınız?

Böyle bir teklif hiç kabul edilmez mi?

Ayda 2500 İsviçre Frangı hiç geri çevrilir mi?

Ellerinin tersiyle ittiler…

 

Eğer benzer bir referandum ülkemizde yapılsaydı, sizce nasıl bir sonuç çıkardı?

Sizin tahmininiz ne olur bilmem, ama benim tahminime göre, Türkiye’de yapılacak böyle bir referandumdan yüzde 95 “evet” oyu çıkardı.

Çünkü biz millet olarak avantadan gelen paraya bayılırız.

Çalışmadan ve üretmeden yaşamayı “başarı-beceri-marifet” sayarız.

Bizim yaşam felsefemiz, kısa yoldan köşe dönmek felsefesidir.

Bu para nereden gelecek, devletimizin buna gücü var mıdır yok mudur, sorgulamayız.

Gelsin de nereden gelirse gelsin, devlet nereden bulacaksa bulsun, diye düşünürüz.

Hatta belirli bir yaşın üstündekilere maaş bağlanacaksa, mahkemeye başvurup çocuklarımızın yaşını büyütmeye kalkarız.

Yaptığımızın etik olup olmadığını sorgulamayız.

Biz buyuz…

 

 

İsviçre halkı neden “hayır” demiş?

 

Birçok nedeni var.

*Halkın tembelliğe alışmaması için…

*Çalışmadan, üretmeden kişilere ödenecek para, ahlaki bulunmamış.

*İsviçre ekonomisinin ileride krize gireceği hesaplanmış.

*Karşılıksız maaş bağlanmasının, kişilerin ahlakını olumsuz yönde etkileyeceği düşünülmüş.

*Dünyanın dört bir tarafından tembel insanların İsviçre’ye göç etmesinden korkulmuş.

İsviçre halkı, bu nedenlerle “hayır” oyu kullanmış.

 

 

İşte bu nedenle onlar İsviçre, biz Türkiye’yiz

 

İki toplum arasındaki farkı görebiliyor musunuz?

İsviçre toplumunda “ortak akıl” oluşmuş.

Bu “ortak akıl”, yanlış kararlar alınmasını engelliyor.

Toplum, doğru olanı seçmesini biliyor.

Kişiler çıkar peşinde koşmuyorlar, ülkelerinin geleceğini tehlikeye atmıyorlar.

Çalışmadan ve üretmeden para elde edilmesini, etik bulmuyorlar.

Bugün kendilerini değil, yarın çocuklarını ve torunlarını düşünüyorlar.

Onlar bu davranışlarıyla bize göre “geri zekâlı”, evrensel kriterlere göre “onurlu” insanlar!

Her şeyin bir nedeni var.

İsviçre ekonomik, sosyal ve siyasal yönden zirvede; biz dipteysek sebebi bu!

 

 

9 gün bayram yapmaya hakkımız var mı?

 

Ne karar ama!

Hükümet, üç günlük bayram tatilini yaptı dokuz gün.

Üçe katladı…

Millet, bir sevinçli bir sevinçli!

1 Temmuz Cuma akşamı tatile çıkacaklar, taaa 11 Temmuz Pazartesi sabahına kadar ense!

Bayram öncesi ve sonrası birkaç günü de yok say

Bayrama gittiydi, döndüydü…

Temmuzun yarısını çöpe at.

Tahsilat alamazsın, ödeme yapamazsın.

Her şey ama her şey bayram sonrasına ertelenir.

Verimlilik düşer, piyasalar dip yapar.

Şu halimize bakar mısınız?

Hiç ülke olarak dokuz gün bayram yapacak bir halimiz var mı?

Böylesine uzun bir bayramı hak ediyor muyuz?

Hangi İslam ülkesinde bizdeki gibi uzun dini bayramlar var?

Bırakın dokuz günü, Ramazan Bayramı’nı üç gün yaparken bile durup düşünmemiz gerekirdi.

Kendi kendimize soralım lütfen, biz bayramda neyi kutlayacağız?

Hadi üç günlük kutlamayı anladık da, diğer altı gün neyi kutlayacağız?

*Terörün azışını mı?

*Her gün ülkemizin dört bir tarafından şehit cenazelerinin kaldırışını mı?

*Dünyadaki yalnızlığımızı mı kutlayacağız?

*Ekonomimizin dip yapmasını mı?

*Her gün birbirimizi boğazlamamızı mı?

*Hırsızlığa ve rüşvete alkış tutmamızı mı?

Neyi kutlayacağız?

Neyin bayramını yapacağız?

Hiç bayram yapacak, hiç bayramı hak eden bir halimiz var mı?

Yazık, çalışıp üreteceğimiz yerde, kendimizi uzun bayram tatilleriyle avutuyoruz.

 

 

 

Erdoğan ve Davutoğlu Hatıra Ormanları

 

Seyahatte Afyonkarahisar il sınırlarında yol alırken dikkat ettim.

Zaten sen dikkat etmesen de ister istemez gözüne çarpıyor.

Yolun gidiş ve geliş yönlerinde oldukça sık tabelalar…

Üzerlerinde bir birinin, bir diğerinin isimleri yazılı.

“Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Hatıra Ormanı”…

“Başbakan Ahmet Davutoğlu Hatıra Ormanı”…

Tabelaların yakın ve uzak çevrelerine baktım, ne ormanı, tek bir ağaç dahi yok.

Peki bu tabelaları buralara kim dikmiş?

Orman Bakanlığı Ağaçlandırma Genel Müdürlüğü…

Bu tabelaların iki amacı olabilir.

BİR: Cumhurbaşkanı ve başbakana yağ çekmek için…

İKİ: Her iki devlet büyüğünün de reklamını yapmak için.

Fakat insan tabelaları koyar da çevresine ayıp olmasın diye bir iki ağaç diker.

İnanın tek bir ağaç yok.

Bir de…

Ahmet Davutoğlu başbakanlık görevinden alındı, buharlaştı gitti.

Ne olacak şimdi bu tabelalar?

“Başbakan Ahmet Davutoğlu” derken başına bir “eski” mi koyacaklar, yoksa “Kral öldü, yaşasın yeni kral” kuralı gereğince, Davutoğlu tabelalarını çıkarıp “Başbakan Binali Yıldırım Hatıra Ormanı” tabelalarını mı dikecekler.

Bence ikincisi…

Dikkat edin bir iki aya kalmaz Ahmet Davutoğlu tabelaları yerlerinden sökülür.

Her şeyin ötesinde…

Devletin kaynaklarını böyle uyduruk şeylere harcamak, inanın günah!

O yüzlerce tabelaya harcanan parayla şu fakir ülkenin bir eksikliği giderilse olmaz mı?

Devleti yönetenler bunları hiç düşünmezler mi?

İyi pazarlar diliyorum!

Bu yazı toplam 2954 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Melih
12 Haziran 2016 Pazar 10:05
10:05
Bizdeki dogu ve guneydogudaki KÜRT ler sırtımızda büyük bir KAMBUR değilmi?
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim