• BIST 98.314
  • Altın 144,066
  • Dolar 3,5732
  • Euro 3,9941
  • Kocaeli : 6 °C
  • İstanbul : 15 °C
  • Sakarya : 6 °C

Suçlu hep başkası mı?

M.Tanzer Ünal

Kural değişmedi…
Reyhanlı’daki patlamadan sonra da başkalarını suçladık.
*Efendim, Esad’ın işi.
*Bu işte El Muharebat’ın parmağı var.
*Esad’ın adamları gözdağı vermek istedi.
*Türkiye’yi savaşın içine çekmek istiyorlar.
*Özgür Suriye Ordusu’nun işi olmasın?
*El-Kaide’nin Suriye kolu, Ankara’ya “Ayağını denk al” dedi.
*Hayır hayır, El Nusra yaptı.
*Bu, El Muharebat’a bağlı Acilciler’in işi.
*Barış sürecini baltalamak isteyen PKK’lılar da olabilir.
Daha önceki katliamlarda da aynısını yapmıyor muyduk?
*Bu, PKK’nın işi.
*Bu, ASALA’ nın işi.
*Bu, Türkiye’nin güçlenmesini istemeyenlerin işi.
Yakın tarih boyunca, bu topraklardaki tüm terör olaylarını Ermeniler ve Kürtçülerin çıkardığını bildiğimiz halde, hangi kalıcı ve etkili tedbiri aldık?
Ermenilerin de Kürtçülerin de arkasında Batı’nın bulunduğunu bildiğimizden, sustuk oturduk.
Şimdi de yine Batı’nın isteğiyle güya “barış süreci” ni, yani “parçalanma süreci” ni başlattık.
********
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu diyor ki, “Kimse Türkiye’nin gücünü test etmeye kalkmasın!”
Güzel, ama boş laf!
Hamaset!
Vardıydı da, o gücümüzü geçmişte PKK’ya karşı neden göstermedik?
PKK’nın merkezi belli…
Kuzey Irak’taki Kandil, Türkiye Cumhuriyeti toprakları içindeki İmralı…
Meclis, “sınır ötesi harekât izni” verdiği halde, Kandil’de operasyon yapılabildi mi?
Yapılamadı, çünkü ABD izin vermedi.
Teröristin başı Apo, elimizde mahkum…
Yasa çıkarıp gereğini yapabildik mi?
Yapamadık, çünkü ABD, Apo’yu bize “asmamak” kaydıyla teslim etti.
Sonuçta Türkiye, bir mahkuma “mahkum” oldu.
Ülkemizin geleceği artık Kandil ve İmralı’dan planlanıyor.
********
Son olay…
Türkiye, adeta “kaşındı”.
Teröre “Gel gel” yaptı…
“Kırmızı mumla” davetiye çıkardı…
Adına ne derseniz deyin!
Artık resmen ve fiilen “Ortadoğu bataklığı” ndayız.
Şimdi o “aklıevveller” diyecek ki:
*Efendim, Esad’ın kendi halkına kurşun sıkmasına seyirci mi kalsaydık?
*Diktatöre karşı halkın yanında yer almasa mıydık?
Klasik savunma yöntemi…
Suriye’de kargaşa, iç savaş ne zaman çıktı?
*Amerika, yani emperyalist güçler, Suriye’ye müdahale etmeye karar verdiğinde…
*Kısa adı BOP olan Büyük Ortadoğu Projesi, Suriye’de uygulanmaya başlandığında…
Daha önce bir kişinin burnu kanıyor muydu?
Ben defalarca gittim bu ülkeye.
Tamam, demokrasiyle yönetilmiyordu, ama yine de herkes huzurluydu.
Başbakan Erdoğan, Esad’la can ciğer kuzu sarmasıydı.
Ailecek beraber tatile çıkıyorlardı.
Her iki ülkenin Bakanlar Kurulu, ortak toplantılar yapıyorlardı.
Obama, Erdoğan’a, “Biz Suriye’yi döveceğiz, hatta bu dövme işini sen yapacaksın” dedi, Recep Tayyip Bey bir günde 360 derece döndü.
Esad, “kardeşi” idi, bir günde “çocuk katili” oluverdi.
Özetle Türkiye, komşusu Suriye’yi “emperyalist güçler” e resmen sattı.
********
Devam edelim…
Hani adına “Özgür Suriye Ordusu” diyorlar ya…
Bu, “ordu” değil, resmen “terör örgütü”…
PKK gibi…
Nasıl Batı(ABD ve güçlü Avrupa ülkeleri), Türkiye’yi parçalamak için PKK’yı kurdurduysa…
Yine aynı Batı, yanına Türkiye’yi “taşeron” olarak alarak, Suriye’yi parçalamak için “Özgür Suriye Ordusu”nu kurdurdu.
Nasıl PKK, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne karşıysa…
Suriye’deki bu terörist grup da Esad’a karşı.
Türkiye, Suriyeli teröristlerle sürekli toplantılar yapıyor, onlara silah ve para yardımında bulunuyor.
Destek olsun diye Çeçenistan ve Afganistan’dan eli silahlı takviye güçler gönderiyor.
El Kaide’yi Suriye’ye yerleştiren kim?
Bu Suriyeli terörist grubun bayrağını Türkiye’deki bir Ortadoğu toplantısında göndere çeken kim?
Klasik bir söz vardır:
“Kendine yapılmasını istemediğin bir şeyi başkasına yapma!”
Türkiye, kendisine yapılmasını istemediğini, başkasına yaptı.
Emperyalist güçlerle birlikte Suriye’nin karşısında yer aldı.
Esad, Türkiye’yi tanımayıp, PKK’yı muhatap alsa, resmi toplantılarda Türk bayrağı yerine PKK bayrağını göndere çektirse, PKK’ya silah ve para verse, biz ne yaparız?
Suriye ile aramızda 830 kilometre uzunluğunda sınır var.
Suriye, bizim en büyük komşumuz.
Aramızdaki tarihi bağlar saymakla bitmez.
Özetle…
Türkiye, Suriye’ye karşı ayıp etti.
Şimdi bunun faturasını ödüyor.
Daha bu bir başlangıç.
Önümüze daha çok faturalar konacak.
PKK’nın yarattığı terör ortamını arar hale geleceğiz.
22 Haziran 2012’de uçağımız düşürüldü.
11 Şubat 2013’te Cilvegözü’nde…
11 Mayıs 2013’te Reyhanlı’da bombalar patladı.
Sadece bu üç olayda ölenlerin sayısı 65…
*********
Şunu anlatmaya çalıştım.
Türkiye, Atatürk’ü rafa kaldırdı.
“Yurtta sulh, cihanda sulh” prensibini de rafa kaldırdı.
“Yurtta savaş, cihanda savaş” zihniyetiyle iç ve dış politikasını yürütüyor.
Allah sonumuzu hayır getirsin!
“Reyhanlı katliamı” na neden şaşırıyoruz ki?
Ektik, biçtik…
Düşmanlık gösterdik, düşmanlık görüyoruz.
Suçlu hep başkası mı?
Hiç aynaya bakmayacak mıyız?

Bu yazı toplam 760 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim