• BIST 105.324
  • Altın 146,596
  • Dolar 3,4727
  • Euro 4,1687
  • Kocaeli : 17 °C
  • İstanbul : 26 °C
  • Sakarya : 17 °C

Şükrü Karabalık’a açık mektup

M.Tanzer Ünal

Önceki gün basın toplantısı düzenlemiş, hakkınızdaki suçlamalarla ilgili demişsiniz ki:
“Bu oyun satılmış bir müfettişin düzmecesiydi. Kimsenin beni karalamaya gücü yetmez. Davayla ilgili dosyalar elimizde ve tüm gerçekler o dosyada yazıyor. Şu an için bunu açıklamak istemiyorum. Kendisi kelle almaya gelmişti. Bu olayın içinde bir medya patronu, bir bürokrat ve bir tane de eski belediye başkanı vardır. Bunların hepsi dava dosyasında bulunuyor. Daha sonra biz dava açıp açmayacağımıza karar vereceğiz. Ama müfettişle ilgili ben gerekli şikâyetlerde zaten daha önce bulunmuştum.
Müfettiş beni tuzağa düşürmek için önceden hazırlanmış bir senaryoydu. Bunlar beni itibarsızlaştırmak ve basın yoluyla beni karalamak, hatta siyasi hayatımı bitirmek için birlikte hareket ettiler ama hedeflerini başaramadılar. Bu işin sonucunda her halükarda müfettiş gereken cezayı alacaktır. Avukatımın elinde bulunan ve yakında kamuoyuyla paylaşacağımız dosyada bu isimler yazıyor.”
Basın toplantısında söylediklerin, noktasına virgülüne kadar böyle…
Bak Şükrü Karabalık, bu ifadeleri sana yakıştıramadım!
Harbi konuşmamışsın…
Ben olsam:
*”Satılmış müfettiş”in, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişi Erol Özer olduğunu açıkça söylerdim. Erol Özer’e “satılmış” dediğime göre, “satın alan”ın kim olduğunu açıklardım. Dahası, kaça satın aldığını da… Her neyse… Başmüfettiş Özer, dava açarak bu soruları zaten sana soracaktır.
*”Medya patronu” der geçiştirmez, arkasına “Tanzer Ünal”ı da eklerdim. Çevirdiğiniz dolapları, kanun tanımazlığınızı yıllardır yazan benim, başkaları değil. “Başkaları”, senin ne kadar “büyük başkan” olduğunu yazdılar hep.
*”Bir bürokrat” yerine, “Kartepe Kaymakamı Mustafa Ünaldı” derdim. İlçenizin kaymakamı Mustafa Ünaldı’ya düşmanlığınızı bilmeyen mi var? Mustafa Ünaldı’nın tayinini çıkarmaya az mı uğraştınız! Ama başaramadınız. Demek ki, memlekette hâlâ “devlet” var. Demek ki, sizin ve haminiz Şevki Yılmaz’ın sözü partide pek fazla itibar görmüyor.
*”Bir eski belediye başkanı” demez, tüm eski belediye başkanlarını “töhmet altında” bırakmazdım. “Kartepe eski Belediye Başkanı Habib Sarman” derdim açıkça. Demek, Habib Sarman’dan da bu kadar korkuyorsunuz.
Bakın, sizin söylemeye cesaret edemediğiniz o “dört ismi” tüm gazeteler yazdılar.
********
Şimdi gelelim, “yaptığın açıklamalarla” ne demek istediğine!
Demek istiyorsun ki:
Ortada bir müfettiş var.
“Satılmış” bir müfettiş…
İçişleri Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişi Erol Özer…
“Kelle avcısı”…
Hazırladığı raporlar “düzmece”…
Bunlar, senin ifadelerin, benim değil!
Devam edelim…
“Bu olay”ın içinde demek “ben” varım…
Kartepe Kaymakamı Mustafa Ünaldı var…
Bir de Kartepe eski Belediye Başkanı Habib Sarman var.
Bizler, bir araya gelmişiz…
Seni “itibarsızlaştırmak”…
Seni “karalamak”…
Senin “siyasi hayatını bitirmek” için…
Gayret sarf ediyoruz…
Demek öyle!
Demek, kendini bu kadar “önemli bir şahsiyet” olarak görüyorsun.
Erol Özer’in, Mustafa Ünaldı’nın, Habib Sarman’ın ve benim, hiç işimiz gücümüz yok, seni “karalamaya” çalışıyoruz…
Vah zavallı, vah!
*******
Yeri gelmişken belirteyim.
Başmüfettiş Erol Özer’le hiç karşılaşmadım.
Telefonla görüştüm mü?
Birkaç kez görüştüm…
Ben gazeteciyim, mesleğim gerektiriyorsa herkesle telefonla veya yüz yüze görüşürüm.
Bilgi alırım, değerlendiririm.
Ya Kartepe Kaymakamı Mustafa Ünaldı ile?
Sanırım, Mustafa Bey, iki yılı aşkın süredir Kartepe’de görev yapıyor.
Hani ıvır zıvır gazetelere para vererek haber yaptırmıştın ya…
Güya Mustafa Ünaldı ile Özdilek’te buluşup kumpas hazırlıyormuşuz.
O günlerde Kaymakam Bey’i aradım.
Dedim ki, “Bizim gizli gizli Özdilek’te buluştuğumuzu (Özdilek’te nasıl gizli buluşma oluyorsa) yazıyorlar. Hiç olmazsa görüşelim de ayıp olmasın!”
Gülüştük…
Ben ziyaret sözü verdim, gidemedim.
Aradan aylar geçti.
30 Ağustos Zafer Bayramı resepsiyonunda…
Yani 15 gün önce…
Emex Otel’de havuz başında…
Baktım yan masada, yanına gittim.
“Ben Tanzer Ünal” deyip, elimi uzattım.
Yanımızda İzmit Kaymakamı Sabit Kaya da vardı.
Mustafa Bey, Sabit Kaya’ya dönerek, “Şükrü Karabalık’a karşı bütün planlamaları beraber yaptığımız söylenir, ama biz şu anda ilk kez karşılaşıyoruz” dedi.
Sabit Bey, “Bana yutturamazsınız” diye takıldı…
Habib Sarman’a gelince…
Habib Sarman’ı Köseköy ve Kartepe Belediye Başkanlığı döneminden tanırım.
Çalışkandır, dürüsttür, harbidir…
Aramızda samimiyet yoktur.
Birkaç kez gazetede çay içtik, üç beş kez telefonla konuştuk.
Hepsi bu kadar!
********
Bak başkan, sana bir şey söyleyeyim!
“Çekirge bir sıçrar, iki sıçrar…” misali…
Kartepe’de yolun sonuna geldin!
Sakın aday olmaya kalkma, rezil olursun!
AKP’nin de seni aday göstereceğini hiç sanmıyorum.
Gösterirse, kendisi rezil olur…
“Ceketimi koysam, yüzde 50 oy alırım” demişsin.
Kartepe halkını “aptal” yerine koyuyorsun.
Seçmene “saygısızlık” ediyorsun.
Sen önce hakkındaki suçlamalardan bir aklan!
Sadece mahkemelerde değil…
Kartepe halkının vicdanında da kendini bir temize çıkar!
Öyle Kandil günü Kudüs’e gidip dua etmekle, günahlarından arınamazsın!
Hem bu dünyada, hem öbür dünyada yaptıklarının hesabını vereceksin!

Bu yazı toplam 1720 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim