• BIST 107.633
  • Altın 152,738
  • Dolar 3,7116
  • Euro 4,3606
  • Kocaeli : 15 °C
  • İstanbul : 21 °C
  • Sakarya : 15 °C

“Sürahi karşısında dizilen bardaklar” ve Türkiye ekonomisi

M.Tanzer Ünal

Üzülüyorum…
Her iki taraf için de üzülüyorum…
Başbakan Erdoğan ve karşısına dizilmiş yandaş gazeteciler…
Hepsi tek tek seçilmiş.
Uslu, uysal, aykırı olmayan tipler…
Sorular hazır.
Cevaplar da…
Başbakan, mutlu ve gururlu…
Zor duruma düşecek, sinirlerini bozacak bir soruyla karşılaşmıyor.
Meslekleri güya “gazeteci” olan tipler de…
En az Başbakan kadar mutlu.
Başbakan’ın elini sıkmış olmaktan…
Başbakan’la aynı ortam içinde bulunmuş olmaktan…
********
İçlerinden biri, Başbakan’a, “Türkiye ekonomisinin durumu nasıl?” diye soruyor.
Allaaaahhh!
Başbakan, anlata anlata bitiremiyor.
Dinleyen, duyan sanır ki, dünya ekonomisinin ekseninde Türkiye ve Erdoğan var.
Görüntü böyle…
Peki, gerçek ne?
Ne haldeyiz?
Bakın, size birkaç rakam vereyim.
Hani geçenlerde…
İstanbul Sanayi Odası, “ekonominin zirvesi” ndeki ilk 500 ve ikinci 500 şirketi açıklamıştı ya…
Türkiye’nin en büyük o şirketlerinin fotoğraflarına bir bakalım dedik.
“Bulanık bir görüntü” ile karşılaştık…
İşte rakamlar!
• 2010 yılında, ilk 500 şirketten 66’sı “zarar” beyan etmişti.
• 2011 yılında ise, ilk 500 şirketin 120’si “zarar” bildirmiş.
Buna göre, 2010 ve 2011 yılları arasında, “zarar eden şirket” sayısında yüzde 81 oranında artış olmuş.
İkinci 500 büyük sanayi kuruluşunun durumuna gelince.
*2010 yılında bunlardan 58’i “zarar” bildirmişti.
*20111 yılında ise 125’i zarar bildirdi.
Buna göre, zarar eden şirket sayısında, 2010 ile 2011 arasında yüzde 116 artış oldu.
Zirvedeki “kâr eden” şirketlerin durumuna gelince…
Son iki yıl içinde kârları yüzde 27 erimiş.
Borçları ise yüzde 29 artmış…
Borçların öz kaynaklara oranı, 2002’den bu yana en yüksek seviyeye gelerek yüzde 146’ya fırlamış.
Gördüğünüz gibi…
Zirvedeki şirketlerin durumu bile perişan!
Varın, küçük ve orta ölçekli şirketlerin durumunu siz düşünün!
*******
Şirketlerin durumu böyle de, vatandaşın durumu nasıl?
Çoğu batakta…
Bu batağın adı, “kredi kartı” batağı…
Bankaların, mahalle mahalle, sokak sokak, her köşe başında sattığı “kredi kartı”, bu ülkeyi uçuruma götürüyor.
Türkiye’de “kredi kartıyla borçlanma oranı”, bir önceki yıla göre, yüzde 29 artmış.
Gırtlağına kadar borçlanan halk, çaresizlikten plastik kartlara sarılıyor.
Tıpkı, denize düşenin yılana sarıldığı gibi…
Kendilerine ait olmayan para ile “günü kurtarmaya” çalışıyorlar.
Sorarım size!
Dünyanın başka hangi ülkesinde, insanlar, kredi kartı ile “daha iyi bir hayat” yaşamaya kalkarlar?
Türkiye dışında başka bir ülke varsa, söyleyin!
Para, varsa harcanır.
Önce harcanıp, sonra “Bu borcu nasıl ödeyeceğim” diye düşünülmez.
Bir haftalık tatil, üç günlük bayram için kredi alan…
Ve bir yıl çalışıp 12 taksitle kredi kartı borcu ödeyen başka bir millet var mıdır?
Ben duymadım…
Yine…
Sadece taksit sayısı fazla diye, ihtiyacı olmayan malı satın alan tüketici dünyanın neresinde var?
Bulamazsınız…
Tamam da…
Bu nereye kadar böyle gidecek?
Vatandaş, iflas bayrağını çekene kadar…
Yüzde 80’i yabancıların kontrolündeki bankalar…
Milletin gırtlağındaki ellerini her geçen gün biraz daha sıkıyorlar.
*********
Bizde “batak” bir tane değil!
Vatandaş, “kredi kartı”…
Devlet ise “iç ve dış borç” batağında.
Ödüyor, ödüyor, bitmiyor…
Tıpkı vatandaşın kredi kartı borcu gibi…
Hani kredi kartının “minimum borcu” nu ödemek için, başka bir kartla borç çekersin…
Devlet de borcunu, “borç alarak” ödüyor.
Bitmiyor… Bitmiyor…
Gelecek yıl ödenecek borç rakamları açıklandı.
144 milyar dolar…
Vade, 2013 Haziran…
Bu borç ödenemez mi?
Ödenir…
Yeni borç alırsın, eski borcunu ödersin!
Borcun toplamı biraz daha artmış olur, hepsi o kadar.
Bir de…
Neyse ki, “sıcak para” akışı devam ediyor.
126 milyar doları buldu…
Ya o “sıcak para”, siyasi nedenlerle, bir gecede çıkıp giderse…
İşte o zaman hepten “hapı yuttuk”!
********
“Sürahi ve bardak gibi dizilenler”, bunları konuşmuyorlar.
Gerçeklerden kaçıyorlar…
Kendilerine ve ülkemize yazık ediyorlar.

Bu yazı toplam 843 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim