• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Kocaeli : 15 °C
  • İstanbul : 21 °C
  • Sakarya : 15 °C

Suriye kenti “Kilis”

Tarık Bağdat

Başlık garip geldi değil mi? Ne kadar garip gelse de gerçek maalesef böyle.

Gelinim Kilis’li hafta sonu iki günlüğüne oğlum, gelinim gelinimin kız kardeşi ve kocası beni de aldılar ve Kilis’e gittik.

Cuma akşam uçağı ile Gaziantep havaalanına indik. Oradan da gelinimin dayısı çocukları bizi aldılar, Kilis’e götürdüler. Havaalanından Gaziantep çıkışı çok güzel düzenlenmiş.

Gece misafir kaldığımız eve çok sayıda akrabaları geldi ve uzun süren sohbet etme fırsatı bulduk. Misafir kaldığımız ev Kilis’in merkezi Cumhuriyet meydanında. Dışarıda gece olmasına rağmen anormal bir kalabalık dikkatimi çekti. Çok garipsedim. Kilis küçük bir il ve bu kadar kalabalık olmaz. Ve de Kilis ahalisi gece kadınlı erkekli kesinlikle dolaşmaz.

“-Bu kalabalık ne?” diye sorduğum. Sormaz olsaydım. Tam yaraya parmak basmışım.

Kilis’in 80.000 ( seksen bin) nüfusu var. Suriye’de iç savaş başlayınca buradan nemalanmak istediğimiz için zamanın Başbakanı, günümüzün Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayip Erdoğan  hatırlarsanız Suriye vatandaşlarına tüm sınırları ardına kadar açmış herkese gelin demişti. Ve bir çok haklar, ödünler vermiştik. Tabii akıllı Beşar Esad’ı yıkma projesi tutmamış ve hatta üstüne üstelik başımız belaya girdi. Tam bir bataklığa battık..

İşte bu sırada Suriye sınırındaki kentlerimizden Kilis sessiz sedasız ve merkezden uzak olduğu için tam bir geçiş hatta atlama merkezi haline gelmiş. Önce zenginler gelmiş. Anlatımlara göre bazı zenginlerin Suriye’den paralarının kaçırılıp Kilis’e çekilmesi bir hafta sürmüş. Tabi doğal olarak zenginler oralarda kalmamış iç bölgelere, İstanbul’a ticaret yapmak üzere hemen geçmişler.

Kilis’te kalanlar ise Suriye’nin Azez, Halep ve Şam’dan gelen durumu müsait olmayan halkı. Tam 300.000 ( Üçyüz bin ) Suriyeli ve üzerine 80.000 Kilis halkını ekleyin yaklaşık 400.000 ( Dört yüz bin ) ahali oluvermiş. Böyle bir kalabalığı Kilis’in doğal kaynaklarının kaldırması mümkün değil.

İlk birkaç ay Kilis esnafı para kazanmış. Halk evlerini dükkânlarını ilk altı aylık kira parasını peşin alarak Suriyelilere kiraya vermiş. Ardından üç dört ay süren cicim günleri geçtik ten sonra korkunç bir enkaz ortaya çıkmaya başlamış.

Dükkânları özellikle yiyecek dükkânlarını eline geçiren Suriye vatandaşları hiçbir vergi vermeden ticaret yapmaya başlamış. Trafik kurallarını bilmedikleri, kural tanımadıkları için her tür kaza olmaya başlamış. Kilis’li ceza yerken Suriyeli hiç ceza yemiyor. Vergi bizimkiler öderken Suriyeli kendi kar hanesine vergiyi yazmaya başlamış bile.

Kızlarını vermeye başlamışlar, deyimlere göre Kilis’te evlenmeyen kimse kalmamış. Hatta ikinciyi üçüncüyü almaya başlayan hayli kişi varmış.

Şimdi gelelim, ilk altı aylık kiralanan evlere. Altı ay bitince kiralarını almaya gidenlere “ – verdik sana para yeter para mara yok” demeye başlamışlar. Kimine bıçak çekmişler, kimini evire çevire dövmüşler, kimini de öldürmüşler. Her evde 20 – 30 kişi yaşıyor. Boş dükkânlar da 50 kişiye kadar yaşıyorlar. Dendi.

O gece yattık sabah şöyle bir gezelim istedim Amman Allah’ım sokaklar pislik içinde, idrar kokusundan, pis kokudan nefes alamıyorsunuz ve inanın ortalığı çok affedersiniz b.. götürüyor. Ben hayatımda böyle bir şey görmedim. Kilis benim tanıdığım Kilis olmaktan çıkmış.

Hastaneye gittik. Orası tam anlamı ile savaş hastanesi olmuş. Ama çalışanlara savaş hastanesi statüsü verilmemiş, mağdur edilmişler. İnsanımıza iktidarın önem vermediğini bir kez daha anladım. 

Hastane ağzına kadar dolu ve bir Kilisli bile kendi hastanesinden yararlanamıyor. Git başının çaresine kısaca bak deniyor.  İçerde iğne atsan yere düşmez ve hepsi Suriyeli.

Kilis’te halk mutlu değil. Kaçmaya çalışıyor. Hem de arkasına bakmadan kaçmaya çalışıyor. Hırsızlık almış başını gidiyor.

Her gün çarşı da kavga var. Hiç biri de basına yansımıyor. Bizler bu tarafta ne olduğunu duymuyoruz.

İŞID Azez kasabasına yaklaşmış 3 – 5 kilometre kalmış. Bütün sınır boyu yolgeçen hanı. Gelenin gidenin kim olduğu belli değil. Tırlar ne taşıyor belli değil.

Daha fazlasını anlatmıyorum siz anlayın.

Bir kişi dedi ki! “ – Beşir Esad akıllı adam. Bu bölgeyi silah kullanmadan kendi topraklarına kattı”

Çok anlamlı bir söz değil mi?

Haaa! İki günü tamamlayıp geldik. Ne ile geldik biliyor musunuz? Giden toplam altı kişiden beşimiz dizanteriye yakalandık.

Tablo böyle. Ben sadece Kilis’i anlattım, diğer yerler nasıl acaba?  Aklı başında saydığımız idareciler ve siyasiler bu durumu kabul edebiliyorlarsa, içleri rahatsa kendilerini tebrik ederim. Yazık olmuş bu vatan için kanlarını akıtan büyüklerimize. Yazık olmuş bu vatan için çektiğimiz onca çileye.

Bu yazı toplam 1145 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim