• BIST 89.270
  • Altın 146,921
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • Kocaeli : 1 °C
  • İstanbul : 13 °C
  • Sakarya : 1 °C

Suriye’deki bataklık…

Mehmet Özmen

Türkiye, şayet Suriye tarafına askeri bir müdahale düşünüyorsa, bunu çok uzun zaman yapmalıydı. Hatta Rusya ve İran’ın bu kadar meseleye hakim olmadığı bir dönemde.

 

Rusya ve ABD’nin, Suriye ve Irak üzerindeki mal paylaşımı tamamlanmadan yapmalıydılar.

 

Fakat bizim karşımıza, önce çözüm süreci diyerek büyütülen, güçlendirilen, sonra ihanet ifadesi ile ülkenin hedefine konulan, son olarak ‘PYD terör örgütü değildir’ laf salatası ile bir terör yuvalanması koydular. Biz bu küçük teröristlerle, vatan ve de millet hainleri ile uğraşırken Suriye treni haliyle kaçmış oldu.

 

Bizim geçmişte yapmamız gereken olay, Kuzey Suriye ve Kuzey Irak’a doğru askerlerimizi indirmek, burada bir tampon bölge oluşturmak, bırakın mülteci akınını, bizden habersiz bir kuşun bile uçmasına izin vermeyecek düzeneği kurmak olacaktı.

 

Kısacası buralarda hakimiyet derdine düşmeden, bu ülkelerin haklarına saygı duyarak kendi ülkemizin güvenliğini sağlayabilmemiz ancak bu şekilde olabilirdi. Kısacası Suriye ve Irak olayları ancak zamanında bu iki ülkenin kuzey bölgelerine askerleri indirmekle olabilirdi.

 

Haliyle şimdi bizim olmadığımız bir dönemde Rusya, Suriye’de ‘kapalı hava sahası’ kararı alabiliyor, Şam’a gidebilecek olası saldırının önünü kesip, Halep’e yapılacak insani yardımları da kontrolü altına alabiliyor.

 

İran da Rusya ile bu konuda kader birliği yapmış gibi…

 

Türkiye bu noktada ne yapmalı?

 

Kenara çekilip meseleyi uzaktan mı izlemeli, yoksa meseleye bizzat dahil olup, kaderde ne yazılmışsa onun üzerine mi gitmeli?

 

Türkiye bu saatten sonra güvenliği ve menfaatleri gereği olaya bizzat müdahil olmalıdır. Ülkemizi bu konuda yaşananlardan birinci derecede sorumlu tutmak, hatalı ve gereksiz bir siyasi manevra olur. Türkiye, güvenliğini sağlayacak her türlü tedbiri, -Gerekirse şiddet kullanarak da olabilir- almalıdır. Doğuda, batıda, kuzeyde, güneyde yaşayan ne kadar adam varsa önce insanımız demeli ve buna göre sorumlu bir tutum sergilenmelidir.

 

Fakat bugünlerde bu topraklarda yaşayıp da, sadece siyasi menfaat gözeterek başımıza Rusya’cı kesilen zevata da birkaç söz söylemek lazım gelir.

 

O kişilere aslında şu soruyu sormak icat eder…

 

Yarın öbür gün, Türkiye’nin Suriye’ye müdahalesi kaçınılmaz bir hal alırsa, bu arkadaşlar kimin tarafında yer alacaklar?

 

Suriye ve destekçisi, oradaki Türkmenleri bombardımana tutan Rusya’nın da, yoksa yaşamlarını idame ettikleri, hayatlarını biçimlendirdikleri, vatandaşı oldukları Türkiye’nin mi?

 

Bugünkü gelinen noktada yapılması gereken Suriye konusu gibi mevzularda Deniz Baykal gibi düşünmekten geçen. Bana kalırsa milli olan bir düşünce yapısı içinde olmalıyız. Hatalar, eksikler elbette tartışılır. Fakat bugün devlet olma şuuru ile milli bir duruş sergilemeliyiz.

Bu yazı toplam 912 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim