• BIST 109.062
  • Altın 144,715
  • Dolar 3,4964
  • Euro 4,1185
  • Kocaeli : 25 °C
  • İstanbul : 23 °C
  • Sakarya : 25 °C

Süs vazosundaki balık!..

Mustafa Küpçü

Kimi zaman küçük bir ayrıntı, insanı derin düşüncelere salabiliyor.

Bir aile dostumuzun düğün yemeğindeyiz.

Masamızın tam ortasında kuğu gibi bir büyük cam vazo duruyor. İçi su dolu ve iki kırmızı balık, üst taraftaki daracık alanda dolaşıyor. İhtiyaçları olan oksijen orada çünkü. Ama vazonun üstünde, bir yapay çiçek var. Çiçeğin altında bir ışık demeti. “Bu fanteziyi tasarlayanların bir bildiği olmalı ama o dar alandaki oksijen biterse ne olacak?” diye düşünüyorum! Bir süre sonra, kaygımda haklı olduğum anlaşılıyor! Balık yan yatmış, hareketsiz duruyor. Yani ölmüş!..

Bu olay bana kimi insanları düşündürüyor;

Yoksulluğun pençesinde, kötü çevrelerde, derme çatma evlerde barınmaya çalışan insanlar geliyor aklıma. Ekonomik ve siyasal gücü ellerinde bulunduranların doymak bilmeyen zengin olma, daha çok mal ve mülk sahibi olma ihtiraslarının ezip geçtiği o güçsüz insanlar geliyor gözlerimin önüne… Tıpkı, bu balık gibi…

Savaş ortamlarında yaşayan ve hiç büyüyemeyen; yaşadıkları cehennemden kurtulmak için, inandıkları cennete bir an önce kavuşmak için “canlı bomba” yapılan çocuklar geliyor aklıma!..

Dünyayı büyük bir zengin sofrasına çevirmiş aç gözlü, insanlığını yitirmiş petrol, silah, ilaç, inşaat, finans tekelleri geliyor aklıma… Midem bulanıyor yarattıkları vahşetten…

Ellerine tutuşturulan pankartta; “Baba beni okula gönderme! Ahirette o sorular sorulmayacak!” yazan kız çocuklarını düşünüyorum; “o vazodaki balıktan farkları ne?” diye soruyorum kendime… Cehaleti sürdürerek, inançları kullanarak, vahşi sömürülerini daha da büyümek isteyen ahlaksızlar geliyor gözümün önüne!..O büyük sofrada tıksırıncaya kadar yiyip içerlerken!..

İnsanları yalanlarla uyuşturarak; “Dindar ve KİNDAR nesil” isteyen siyaset bezirganlarının, 19 Mayıs’ta; “Yıkıcı değil, yapıcı gençlerle yürümek istiyoruz” yalanları geliyor aklıma!

Yarım ağız; “Kendinizi geliştirin” diyor adam!

Sanki, gençlerimizin kendilerini geliştirebilecekleri ciddi bir eğitim sistemi varmış gibi!.. Çocuklarımızın akıl hazinesini “ezbere dayanan ve çabuk unutulan bilgi kırıntılarıyla doldurup, “Cemaat kölesi kimi öğretim üyesi kılıklı yoz-yobaz ellerde iyice sersemleten, “mesleksiz ve işsiz” bırakan kirli düzene kahrediyorum!

Gençlerimiz, akvaryumda can çekişen balıklar gibi, her geçen yıl biraz daha bezgin, umutsuz, mutsuz görüyorum!

Ve, Nazım’ın o şiiri geliyor aklıma;

“… Ve benim insanlarım/yalanlarla besliyorlar sizi/halbuki açsınız/etle, ekmekle beslenmeye muhtaçsınız./ve beyaz bir sofrada bir kere bile yemek yemeden doyasıya/ göçüp gidersiniz bu dünyadan./İnsanlar, ah benim insanlarım./antenler yalan söylüyorsa/ yalan söylüyorsa rotatifler/kitaplar yalan söylüyorsa/ beyaz perdede yalan söylüyorsa çıplak baldırları kızların/ söz yalan söylüyorsa/ ses yalan söylüyorsa/ ellerinizden geçinen/ ve ellerinizden başka her şey/ herkes yalan söylüyorsa/ elleriniz balçık gibi itaatli/ elleriniz karanlık gibi kör/ elleriniz çoban köpekleri gibi aptal olsun/ elleriniz isyan etmesin diyedir./ Ve zaten bu kadar az misafir kaldığımız/ bu ölümlü, bu yaşayası dünyada/ bu bezirgan saltanatı, bu zulüm bitmesin diyedir.”

Akvaryumdaki balık gibi ölüme koşan tüm insanların UYANMALARI dileğiyle…

 

Bu yazı toplam 1337 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim