• BIST 106.843
  • Altın 142,669
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Kocaeli : 16 °C
  • İstanbul : 24 °C
  • Sakarya : 16 °C

Suudi Arabistan kral ailesi

Feridun Güray

Geçtiğimiz günlerde otuz üç Devlet Başkanının katılımıyla 13. İslam İşbirliği Zirve Toplantısı İstanbul'da yapıldı. Medyada en çok yer alan Suudi Arabistan'ın yeni kralı Salman Bin Abdulaziz oldu. Bu zirve için elli lüks araba kiraladı ve bir de lüks otel kapattı. Daha öncekilerde böyle gösterişli işler yaparlardı. Tatile üç uçak, 36 bavulla giderlerdi. Acaba neden?

1730'larda meydana çıkan Vahabi hareketi yabancı güçlerin desteği ile Osmanlı İmparatorluğuna karşı isyan başlatmış, iki kere bu isyanlar bastırılmış, ancak imparatorluğun dağılması ile birlikte yarımadaya hakim olmuşlar ve 1932 yılında Suudi Arabistan devleti kurulmuştur. Önceleri hac ve umreye gelenlerden sağlanan gelir yanında, sadece hurma ihracatı yapabilen ülke petrol kaynaklarının bulunması ile zenginleşmiş, otuz milyon nüfusun milli geliri 24.000 dolara yükselmiştir. Ancak gelir dağılımı adil bir biçimde şekillendirilememiştir. Ülkenin buğday ihraç ettiği de söylenmektedir.

Ben üç defa bu ülkeyi ziyaret ettim. Gördüklerimden övücü sonuçlar çıkartabileceğim hususlar çok değil. Hac ziyaretimizde sabah ezanı saatinde Cidde'ye ulaştık. Gümrükler kapalı, askerler şapkasını yüzüne indirmiş, ayaklarını da geçiş yoluna uzatmış, uyuyorlardı. Beklemekten sıkıldık, oradaki görevlilere bizimkiler sataşmaya başladı, üç dört saat bekledik ve geçtik. Bizleri bir meydana topladılar, bekle babam bekle. Bir büfe bile yok, zaman zaman hayırseverler su gönderdi, içtik, su ile karnımızı doyurduk. Akşam vakti oldu, otobüsümüz geldi, mazot kokusu etrafı sardı. Bizde 60 yıl önce köylere çalışan otobüslerden. Bagaj yok, valizleri tepeye koydular, yola çıktık. Sabaha karşı Mekke'ye vardık. Yılın 12 ayında çeşitli ülkelerden Müslümanlar umre ve haç için buraya ziyarete geliyor, neden Cidde-Mekke arasını raylı sistemle donatmazlar. Hatta neden Mekke'ye bir havaalanı yapılmaz. Firmalar umre ziyaretlerinde olduğu gibi kendi otobüslerini kendileri kiralasa olmaz mı? Mekke- Medine arası dört yüz kusur kilometre. Yol boyunca yeterli ve kaliteli, temiz konaklama tesisleri yok. Buralara tesis kurmak için başvuran Türk firmalarına neden izin verilmez..

Bir hafta önce Uludağ'a kar görmeye giden bir Suudi ailesi ile deniz otobüsünde sohbet ettim. Kalkınma ve kalite yönünden ülkemizin çok gelişmiş olduğunu söyledi. Eşinin buradaki giyimi, oradakinden çok farklı görünüyordu. Onlar daha kadınlar otomobil kullanabilir mi çağındalar, biz kıtaların altından dağları delerek geçiyoruz.

Şüphesiz Kralın ülkesinde iyi şeylerde gördüm. Vakfeye çıkmadan bir, iki gün önce hastalandım. Saat sabah yedi sıralarında tur sahibi beni bizim Diyanete ait hastaneye götürdü. Taksi sistemi yok, bir kamyonet bulduk, ona bindik ve hastaneye ulaştık, kayıt memuruna başvurdum. Bana sıraya gir doktor dokuzda gelir bekle dedi. Bizi getiren kamyonete el ettik, neyse geri döndü. Şaşırdım tabii, acil hastalarda bekleyecek. Buda bizim hizmet anlayışımız. Kabe'den her çıktığımda, karşıda ışıklı, İngilizce 'Acil Servis' yazan bir tabela görüyordum. Hemen oraya gittim, acil durumda değilim diye bekçi beni içeri almadı, başka lisan bilmediği için yeterince anlamadı. O sırada ileride beyaz önlüklü, boynunda dinleme cihazı olan, güzel giyimli bir doktor gördüm. Ona seslendim, geldi, ben hastayım ateşim var dedim. Hemen elimden tutarak beni aldı ve beni Endonezyalı hemşirelere teslim etti. Çok kaliteli ve temiz bir ortamda serum ve ilaç uyguladılar, üç dört saat sonra gözüm açıldı, serin bir bir havada kendimi cennette zannettim. Bir torba da ilaç verdiler. Parasını ödemek istedim, sağlık hizmetleri bedavaymış, almadılar ve bende teşekkür ederek ayrıldım. Hala da müteşekkirim. Ertesi gün Arafat'a çıktık, çadırları sel bastığından sabaha kadar oturduk, sonrasında görevlerimizi yaptık ve Müzdelife'ye yola koyulduk, gece oraya geldiğimizde yerler çamur ve sulu olduğundan orada barınamadık. Hiçbir ulaşım aracı olmadığından şeytan taşlama yerine kadar (18.5 km.) yürüme kararı alındı, en yaşlı da benim. O dağ senin bu bayır benim diye sayıklayarak, çantamdaki ekmeği ve suyu da ağırlık yaptığı için atarak ışıklar içinde bir yere, Mina'ya geldik, kafile durmuyor, hemen acele bir su içerek ekibe katıldım, yola devam, sonunda hedefe vardık, şeytan taşlama görevini yerine getirdik. Bu arada biri hariç hepsi Rize kökenli olan kafilemizde. O tek aileden bir kişi kayboldu, onu arayacaklar. Ben baştan aşağı sırılsıklam vaziyetteyim. Bir kişi daha bana katıldı, biz yola devam ettik, beş kilometre yürüdükten sonra Mekke'nin dış mahallesine vardık. Işıklar içinde su ve meşrubat satan yerler bana cennet gibi göründü. Şimdi bu güzergaha raylı sistem yapmışlar, artık istediğin anda gidebiliyorsun. İnşallah Cidde-Mekke arasına da yaparlar.

Güzel şeylerden bahsederken, Peygamberimizin kabirlerinin bulunduğu Medine'yi de anmak gerekir. Mescidi Nebevi'nin etrafı baraka gibi yerlerdeki esnafla dolu iken, şimdi büyütülmüş, etrafı açılmış, tertemiz, otomatik devasa şemsiyeler konulmuş bir alan olmuş. Kaliteli oteller, mağazalar açılmış.

Kraliyet ailesinin mensup olduğu Vahabiliğin ne olduğuna ve neden bizi sevmediklerine değinmeyelim. Unutmayalım ki dedeleri isyan ettiği için idam edilmişler ve her an akıllarında olan 'Mukaddes Emanetler' Topkapı müzesinde bulunmaktadırlar. Artık dost olduğumuza inanarak haç kotasının da arttırılacağını umalım.

Suudi Arabistan da, berber otel personeli gibi hizmetler Pakistan ve civarındaki ülkelerden gelen insanlar tarafından, tamir, mermercilik, hatta esnaflık ve restoran işleri Türkler tarafından yapılmaktadır. Yerli halk beğendiği işi yapar veya hiç yapmaz. Ancak bu petrol denen yakıt bir gün bitince acaba ne olacak? Henüz üretici bir toplum haline gelemedikleri için zorluk çekecekleri aşikar, işte o zaman oraya da çoğulcu demokrasi gelecektir zannederim.

Bu yazı toplam 2311 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim