• BIST 106.711
  • Altın 143,557
  • Dolar 3,5567
  • Euro 4,1387
  • Kocaeli : 18 °C
  • İstanbul : 28 °C
  • Sakarya : 18 °C

Takım ruhu demek, bencil olmamak demektir

Hakan Yağcıoğlu

Spor…

Barış ve kardeşlik adına yapıldığı anda spordur…

Kavgaya dönüştüğü zaman onun adı başka şey olur…

Forma için sahada mecazi olarak savaşmak başka şeydir…

Hakların için savaşmak başka şeydir…

Karşındakini yok temek için savaşmak çok aşka şeydir…

İnsan değerlidir…

Değerli olmaza yaratılmazdı zaten…

O halde o değere saygı, en başta kendine saygıdır…

Bir kalp kırıyorsan, zaten Allah katında hükmün yoktur…

Diyor ya…

Neye gelirseniz gelin, kul hakkı ile gelmeyin…

Geçtiğimiz günlerde bir arkadaşım ile yaptığımız sohbette, “Yaşantım boyunca 3 kişiyle hesabını Ahiret’e bıraktım”…

Bu çok ağır bir şey…

Bu hesabı ödemek zor…

Allah kolaylık versin…

 

***

 

Neyse…

İnsan, kalp kırma ve barış kardeşlik sözleriyle başladığımız yazımızda, yeni sezonla ilgili birkaç uyarıda bulunmak istiyoruz…

Şu anda sporcuların büyük kısmı tatilde…

Profesyonel ligler öncesinde hazırlık kampları başladı, ama tabii ki bu kamplar, öyle lig atmosferi gibi çalışılan ortamlar değildir…

İsmi üzerinde…

Biraz tatil havası kokar…

Bambaşka şehirler, bambaşka ortamlar, bambaşka bir rekabet ortamı…

Teknik adamlar, genelde bulunduğu ilden başka illere götürdüğü futbolcuları, ya da diğer sporcuları, oralarda bambaşka atmosferlerde lige hazırlarlar…

Çünkü lig ortamında futbolcu için üçgen ‘evi-idman sahası-maç sahası’ içinde geçer…

Deplasmanlar 15 günde birdir ve yolculuk en fazla 3 gün sürer…

Kalan 25 gün evlerinde ve kulüplerindedirler…

İşte bu kamplar aslında kendini bulmak için de birer fırsattır…

Ev haliyle uğraşan futbolcular, bu atmosferde biraz kafa dağıtırlar ve kendilerini dinleme fırsatı bulurlar…

Bunun için bu ortam daha çok barış ve kardeşlik ortamında geçmelidir…

Stres azdır…

Kaybedildiğinde kelleni uçuracaklar yoktur…

Maalesef bu ülkede, yenilgiler kelle almak için birer fırsat olarak görülürler…

3.dünya ülkesi misali…

 

***

 

Bir takım içerisinde olmasına rağmen, kendisiyle barışık olmayan insan çevresine saldırır…

Panik havasındadır…

Psikolojisi bozuktur ve çevresinin de psikolojini bozmaya başlar…

Bencildir…

Kendi üzerindeki odaklanmayı başka yöne aksettirmeye çabalar…

O futbolcu aslında kendi de kendini yeterli bulmamaktadır…

Ama formayı da istemektedir...

Forma verilmeyeceğini anladığı anda da, kendi mantığıyla örtüşen bu karara karşı hemen otomatik savunmaya geçer ve saldırganlaşır…

Bu da sahadaki idmana, çift kaleye ve özel maçlara yansır…

Ama yine de, dediğim gibi, liglerdeki atmosfer kadar olmaz bu…

Sonunda lig başlarken formayı kaptırırsınız ve yedekte beklemeye koyulursunuz…

 

***

 

Herkes on birde oynamak ister…

Ama 11 bir kere kurulur…

O gün artık sahada ikinci bir on bir olmaz…

Siz 11’de yoksanız, daha çok çalışmanız gerektiğini bilmelisiniz…

Bunda kendi hatalarınızı da görmelisiniz…

Hiç kimse vazgeçilmez değildir…

Dünya sizin etrafınızda dönmez…

11 kişilik bir takım, yedeklerle beraber 18 ve teknik heyeti, masörü yönetimiyle beraber 30-35 kişilik bir kitlesinizdir…

Ve o takıma adapte olmalı, ekip ruhu içinde yer lamalısınız…

Bugün oynarsınız yarın yedek kalırsınız…

Ama hep o takımdasınızdır…

 

***

 

Bu çerçevede olaya bakarsak, hiç bir teknik adam kendi ayağını çelmelemez…

Artık bu ülkede, teknik adamlar da büyük yarış içerisindedirler…

Takım başarılı olursa, onlar da başarılı olacaktır…

O halde, adam iyi bir oyuncuyu neden oynatmasın ki…

Ama oyuncu tribünlere oynuyor ve dünyayı kendi çevresinde dönüyor görüyorsa, kendini yedekte buluverir…

Her teknik adam, bir maç süper olan, sonra bambaşka bir oyuncu haline gelen futbolcuyu tutmaz…

Onun için en güveniliri oyuncu, istikrarlı olan, kendi kapasitesini hiçbir zaman düşürmeyen oyuncudur…

Takım ruhuna uyan adamlar her zaman kendine forma bulur…

Ama olağanüstü oyuncular vardır ki, onların kaprislerine göğüs gerersiniz…

Ama istikrarı bir anda düşünce de, ilk kestiğiniz adam o olur…

Böyle bir şeydir takım oyunu…

Bunun için de yeni sezonlara hazırlanırken, tüm oyuncular, başarı için odaklanan takım ruhu adına mücadele etmelidir…

Kendisi için değil…

No to racism…

No to ‘BENCİL’lik…


 

Yarın KASKF’nin günü…

mutt.jpg

Hak ettiğiniz gibi yönetilirsiniz…

Sivil toplum kuruluşları, sportif kurumlar ve kuruluşların başındaki yöneticilere kızmak çözümü getirmez…

Kocaeli amatör futbolunun ve profesyonel futbolunun başındaki sorurlar belli…

Hep karıştırılan bir şey var…

Murat Aydın amatör futbolun patronu değildir…

Eğer böyle bir patron arıyorsanız, onun adı Mithat Ağa’dır…

Bu yüzdende olumsuzluklarda sadece Murat Aydın’a ya da Mithat Ağa’ya yüklenmenin mantığı yoktur…

İnsanlar hak ettikleri gibi yönetilirler…

Siz kongreye gelmiyorsanız, ya da gelip de Murat Aydın’a yetki veriyorsanız, sonra konuşma hakkınız da kalmıyor demektir…

İyi muhalefet yapamıyorsanız, belden aşağıya vurarak bir yere varamazsanız…

Gelin kongrede oyunuzu kullanın, kulübünüzün menfaatlerini savunun, konuşun ve yönetimi yıkın…

Yeni bir yönetim kurun…

Büyükşehir Belediyesi’nin amatör kulüplere verdiği desteklerden ötürü, bugün Murat Aydın o yönetime karşı bir duruş sergileyemez…

Birlikspor başkanlığı da böyle gelmiştir zaten…

Emirle…

Eğer demokratik yönetimler istiyorsanız, Murat Aydın ya da yarın gelecek Murat Aydın’ları siz desteklemelisiniz ve haklarınızı ondan isteyebilmelisiniz…

Ama dedim ya belden aşağı vurarak değil…

Akılla…

Bilimle…

Mantıkla…

Ve açık yüreklilikle…

Kulislerle değil…

Dedim ya…

Hak ettiğiniz gibi yönetilirsiniz…

Eğer Murat Aydın kötü yönetiyorsa…

Demek ki siz bunu hak ediyorsunuz…

Yarın KASKF’nin ve futbolun ödül günü…
Murat Aydın’ın değil…

Koltuklan gelip geçici kurumlar kalıcıdır…

Orası bir tören alanı, muhalefet yapma alanı değil…

Şampiyonları alkışlamanın günü…

Kongrede konuşursunuz konuşacaklarınızı…

Şampiyonları şimdiden alkışlıyoruz…


 

Mişler… mışlar…

‘MESSİ-FESSİ’…

messi-001.jpg

Messi, 3.5 milyon avro alıp Gabon’u ziyaret ettiği haberlerini yalanlamış…

Kesinlikle haklı… Adam 3.5 milyon avroya tuvalete bile gitmiyor…


 

‘TUVALET-MEMO’

memo.jpg

Galatasaray’da başkanın kardeşi Mehmet Özbek, hak etmediği göreve torpille atanması sonrası ‘tuvalet bile temizlerim’ demiş…

Bence en doğrusu da bu…


 

‘REKOR-KAFA’

ronaldo.jpg

Paris SG, Ronaldo için 250 milyon avro teklif etmiş, Real Madrid dünya transfer rekoru kırılmasını engellemiş…

Socrates, Maradona ve Pele’nin yanına bile yaklaşamayan bu futbolcuya o parayı verenin rekorunu değil kafasını kırmalı…

Bu yazı toplam 839 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim