• BIST 89.466
  • Altın 146,241
  • Dolar 3,6463
  • Euro 3,9145
  • Kocaeli : 21 °C
  • İstanbul : 18 °C
  • Sakarya : 21 °C

Takma kafaya

Tarık Bağdat

Mutluluk bir duygudur. Duygularımız davranışlarımızı güdüler ve harekete geçirir. Mutluluk yaptığımız iş sonunda hissettiğimiz duygudur ve adeta bizim ödülümüzdür. Bu ödülü aradığımız şeyler ise değişir. Hepsinin sonunda bekleyen mutluluktur. İş, arkadaşlık, aile, ilgi alanları kariyer hep mutlulukla sonuçlanmasını istediğimiz şeylerdir.
Peki! Nasıl mutlu oluruz?
Mutluluk; kişinin hayatındaki pozitif olayların farkında olması ile olur. Bu olayları aslında kendisinin seçtiğinin, olaylar üzerinde kontrolü olduğunu anımsamasıdır, sakin olmasıdır. Burada söylenilmek istenilen aslında kısacası kumandanın elinde olduğunun farkına varılmasıdır. Tabi ki bu o kadar da kolay değil. Elbet sizin neyi mutlu ettiğinizi bilmeniz gerekir ki onları tekrar yaratarak mutluluğunuzu sürdürebilin. Mutlu olabilmek için yoğunluk değil sıklık önemlidir. Küçük şeylerden mutlu olmak ve bunların hayatımızdaki önemini fark etmek, negatif şeyleri azaltmaya etmeye çalışmak önemlidir.
Yaş ve eğitimin mutlulukla az çok ilgisi vardır. Evlilik duygusal mutluluğun devamı için önemli bir faktördür. Araştırmalar, evli insanların bekarlara göre kendilerini daha iyi hissettiğini söylüyor. Kişiliğiniz mutluluğunuzun en bariz belirleyicisidir. Dışa dönüklük, kendine güven bireysellik yarattığı için mutluluğu getiriyor. Dışa dönük insanlar, içe kapanık olanlara göre yalnız kalsalar da, sosyal olmayan bir işte çalışsalar da daha mutlu oluyorlar. Mutluluk doğuştan gelen özellikle de alakalıdır. Kesinlikle akıl ve mutluluk arasında ilgi yoktur. Kişinin geçmişi, hedeflerine ulaşıp ulaşamaması kendine koyduğu amaçların üstüne çıkabilmesi mutluluğu belirleyen diğer faktörlerdir. Aktif insanlar mutludurlar. Sizi mutlu eden şeyi kendiniz araştırıp bulmalısınız, kesin olan tek şey mutluluğun öylece oturup bekleyerek gelmediğidir.
Kafaya takmamak lazım her şeyi.
Kafaya takmamanın ne kadar önemli olduğunu bir haberle daha iyi anladım. Okuduğum haberdeki cümleyi buraya almak istiyorum. Beni en çok motive eden cümle bu olmuştu: “Kemoterapiden sonra tahliller çok kötü çıkınca ABD’ye gittim. Orada da doktorlar yapacak bir şey yok, dediler. Ben de bir daha kafaya takmadım.”
Hayatımızdaki olumlu ya da olumsuz olayları düşüncelerimiz ile büyütüyoruz. Mademki ben büyütüyorum o zaman mutlulukları büyütmeyi tercih ederim.
Yapabileceklerimizi yaptıktan sonra hayata teslim olmak gerekli diye düşünüyorum. Çünkü mutluluk varılması gereken bir nokta değil, bir yoldur. Bu yola da hayat deniyor. Eğer sadece mutluluklarımızı varacağımız hedeflere saklarsak o noktaya vardığımızda belki de hayat bitmiş olacak. Onun için bize sunulan bu güzel hayatı yaşamaya bakalım mutluluk nasıl olsa arkamızdan gelecektir.
Ufak bir hikâye ile yazımı bitirmek istiyorum:
Büyük kedi, kuyruğuyla oynayan küçük kediye sordu:
“Neden kuyruğunu kovalayıp duruyorsun?”
Küçük kedi şöyle yanıt verdi:
“Bir kedi için en güzel şeyin mutluluk, mutluluğun da kuyruğumda olduğunu öğrendim. “Kuyruğumu kovalıyorum çünkü onu yakaladığım zaman, biliyorum ki, mutluluğu yakalamış olacağım.”
Yaşlı kedi gülümsedi;
“Gençken ben de senin gibi, mutluluğun kuyruğum olduğuna inanıyordum. Yıllar geçtikçe anladım ne zaman ki kovalasam o benden uzaklaşıyor, ne zaman kendi işime baksam, o hep peşimden geliyor.”
Bütün Kocaeli’ne iyi bayramlar diliyorum.

Bu yazı toplam 1179 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim