• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Kocaeli : 6 °C
  • İstanbul : 9 °C
  • Sakarya : 6 °C

Taşocağı konusunda söz Vali Topaca’nın!

M.Tanzer Ünal

Kocaeli’nin gündemi, Maşukiye Yanık’ta açılması planlanan “taşocağı”…
AKP Milletvekili Sibel Gönül, konuştu…
Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, konuştu…
AKP İl Başkanı Mahmut Civelek, konuştu…
CHP İl Başkanı Yalçın Kuşkan, konuştu…
Kent Konseyi Başkanı Dr. Halil İbrahim Kahraman, konuştu…
Sivil toplum örgütü yöneticileri, konuştu…
Muhtarlar, konuştu…
En son, Baro Başkanı Tamer Solakoğlu konuştu…
Görüşlerini bildirdiler…
“Olmaz” dediler…
“Bunun adı katliamdır” dediler…
“Tabiatın kalbine hançer saplanıyor” dediler…
Herkes konuştu da…
Bir tek Vali Ercan Topaca, konuşmadı.
Konuşması gereken kişiden, tek söz çıkmadı.
********
Önceki akşam…
Vali Ercan Topaca ile makamında sohbet ediyoruz.
İlk bunu sordum.
“Vali Bey, taşocağı konusunda hiç konuşmuyorsunuz…”
“Tanzer Bey, nesini konuşayım? Henüz resmi bir talep yok, gelen bir yazı yok…”
“Peki, bu olup bitenler ne?”
“Çevre Bakanlığı, kendi bünyesinde ÇED sürecini işletiyor… Daha sonra bize resmen başvuracaklar. Biz de yasa ve yönetmelikler neyi gerektiriyorsa, onu yapacağız.”
“Konuya nasıl bakıyorsunuz? Herhalde bir ön çalışma yaptırmışsınızdır.”
“Elbette… Şimdi olaya şöyle bakmak lazım… Devlet, bölgede önemli bir yatırım yapıyor. Hızlı tren yatırımı… Bu yatırım için de malzeme gerekli. Bir milyon metreküp taş… Bu malzeme bulunamazsa, bu yatırım yapılamaz. Nerede var bu malzeme? Üç yerde… Yanık’ta, Suadiye’deki Soylular’a ait ocakta ve eski İstanbul Yolu üzerindeki Kutluca Köyü’nde… Suadiye’deki ocak ihtiyacı karşılayamıyor. Şu anda oradan malzeme alınıyor, ama yetmiyor. ..”
“Kutluca’nın durumu…”
“ Kutluca’dan Yanık’a malzeme taşımak birkaç yönden sakıncalı. Her gün 400-500 kamyonun Kutluca-Yanık arasında taş taşıdığını düşünebiliyor musunuz? İşte o zaman vatandaş ayağa kalkar. Yaktığı yakıt, muhtemel kazalar, çevre kirliliği… Bu nedenle Kutluca’dan malzeme getirilmesi olacak şey değil.”
“Yanık’ın durumu ne?”
“Daha önce burada bir ocak varmış. Almışlar malzemeyi, öylece bırakmışlar. Şimdi buradan Devlet Demir Yolları malzeme kullanmak istiyor.”
“Sizin muhatabınız…”
“Bizim muhatabımız, inşaatı üstlenen firma filan değil. Muhatabımız, Devlet Demir Yolları… Şunu belirteyim, biz buraya taşocağı ruhsatı filan vermeyeceğiz. Sadece bu proje için malzeme alacaklar. Sürekli işletilen, devamlı açık olan bir ocak olmayacak. Bir başka proje için tek bir gram malzeme alınmayacak.“
“Çevre kirliliği, doğanın tahribatı…”
“Arkadaşlarımız konuyu incelediler ve bir protokol hazırladılar. Protokolde tüm ayrıntılar yazılı. Vilayete resmen başvuru geldiğinde, önlerine bu protokolü koyacağız ve gereğinin yerine getirilmesini isteyeceğiz.”
“Protokol, Devlet Demiryolları ile mi yapılacak?”
“Elbette… Bizden ruhsat isteyecek olan Devlet Demiryolları… “
“Protokolde neler var?”
“Olumsuzlukları ortadan kaldıracak her şeyi yazdık. Şöyle… Ocağın yanındaki dereye tek bir taş dahi düşmeyecek, dere yatağının temizliği korunacak. Sadece bu proje için malzeme alınacak. Çalışmalar bittikten sonra ocak ıslah edilecek, ağaçlandırılacak, bölge eski yeşil görünümüne kavuşturulacak. Bu konuda Devlet Demir Yolları’ndan banka teminatı istenecek…”
“Bu protokolü imzalamazlarsa…”
“İmzalayacaklar… İzin vereceksek, onlar da gereğini yapacaklar.”
“Çevreye bir zararı olmayacak” diyorsunuz.
“Çevre konusundaki hassasiyetimi biliyorsunuz. Taviz vermeyiz. Biz burada dengeyi sağlamak durumundayız. Hem ülkemiz ve bölgemiz için önemli bir yatırım yapılacak, hem de çevre korunacak. Proje yapılsın diye çevrenin zarar görmesine izin veremeyiz.”
“Yanık’taki ocaktan malzeme taşınırken trafik sorunu yaşanmayacak mı?”
“Yaşanmayacak… Çünkü taş ocağı ile demiryolu hattı arası sadece 700 metre. Sonra kamyonlar demiryolu güzergâhındaki yolu kullanacaklar. Kimsenin bir rahatsızlığı olmayacak.”
“Sonuç olarak…”
“Sonuç olarak, sadece bu proje için o ocaktan taş alınmasına izin vereceğiz. Başka çaremiz yok, başka alternatif yok. Salt bu nedenle koskoca proje durdurulamaz ki! Çevre korunmak şartıyla malzeme alınacak…”
“Ruhsat ne zaman verilecek?”
“Resmi yazının gelmesini bekliyoruz. Her an gelebilir.”

Xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx


“Tarım İl Müdürü, affını istedi…”
********
Taşocağı ile bağlantılı, yine güncel diğer konuya geçtik.
“Tarım İl Müdürü Abdullah Öztürk’ün görevden alınması…”
“Ben görevden almadım. Kendisi geldi, affını istedi…”
“Bu olayla ilgili mi?”
“Evet… İçime sinmiyor dedi, beni affedin dedi, dilekçesini verdi, izne ayrıldı.”
“Bundan sonra hakkında nasıl bir işlem yapılacak?”
“Zaten kendisi il müdürlüğüne vekâleten bakıyordu. Bakanlık, gereğini yerine getirir.”
“Böyle bir olayda il müdürü olmaz derse…”
“Hiçbir hükmü yok. Yapılan iş kanunsuz değil ki! Ben valiyim, imzayı atarım, sorumluluğu alırım. Devletin işlerinin yürümesi lazım… Bir kişinin içine sinmiyor diye, devletin işi mi durur?”
*******************************************************************
Benim görüşüm…
**********
Yazıyı okudunuz.
Şimdi içinizden, “Tanzer Bey, bunları yazdı, ama kendisi acaba ne düşünüyor ?” diye geçiriyorsunuzdur.
Söyleyeyim…
Vali Topaca ile aynı görüşteyim.
Biliyorsunuz, aksi görüşte olsam bunu da en sert şekilde yazardım.
Projeler, yatırımlar devam etmeli, ancak çevre de korunmalı.
“Taş ocağı açılamaz” diye bir kural yok.
Önemli olan, işi bittikten sonra ocak bölgesinin yeniden yeşillendirilmesi…
Şahsen ben, Devlet Demir Yolları ile yapılacak protokolün takipçisi olacağım ve bunu sizlerle paylaşacağım.
Tarım İl Müdürü Abdullah Öztürk’ün tutumuna gelince…
Abdullah Bey’in bu tutumu, bana göre biraz “siyaset” kokuyor.
Ne bileyim, yerel seçimler yaklaşıyor ya…
“Acaba müdür bey Kartepe Belediye Başkanlığı’nı mı düşünüyor” diye aklıma geliverdi.
Bir şeyi daha merak ediyorum.
Abdullah Öztürk, şimdiye kadar hiç taşocağı ruhsatının altına imza atmadı mı?
Atmadıysa, kendisini alkışlıyorum.
Attıysa, sayısı?

Bu yazı toplam 1130 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim