• BIST 108.489
  • Altın 151,185
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Kocaeli : 5 °C
  • İstanbul : 15 °C
  • Sakarya : 5 °C

Tatlı dil ve Seka Devlet Kroner Yoğun Bakım!

Tarık Bağdat

 

 

Atalarımız “Tatlı söz yılanı deliğinden çıkarır”, “Söz vardır iş bitire, söz vardır baş kestire” demişler. Bu sözlerle de güzel konuşmanın ne kadar önemli olduğunu anlatmak istemişlerdir.

Günümüzde kullanılan başka bir sözde de “Hayvanlar koklaşa koklaşa, insanlar konuşa konuşa anlaşırlar” denmektedir. İnsanlarımızın şu günlerde konuşarak anlaştıklarını pek görmüyoruz. Evde aileler, sokakta insanlar, işyerinde çalışanlar, okulda öğrenci ve öğretmenler hep birbirlerinden şikâyet etmekte; birbirlerini anlamadıklarını söylemektedirler. Her şey çıkar ilişkileri etrafında devam etmektedir. Çıkarlar çatışınca da istenmeyen sonuçlar ortaya çıkmaktadır. Her gün televizyon ve gazetelerde kavgalar, öldürmeler, cinnetler boy boy yer almaktadır.

Tüm bu olayların nedeni olarak biz; sanayileşme ile birlikte ortaya çıkan şehir hayatını, apartman kültürünü, makine-insan ilişkisini, insanların zamanlarının çoğunu birbirleriyle konuşma yerine televizyon karşısında geçirmelerini gösterebiliriz. Hayat devam ediyor ve biz okulda, apartmanda, işyerinde, sokakta, alışverişte sürekli bir şeyler konuşuyoruz. Ancak konuşmamızın güzelleşmesi için ne yapıyoruz ya da ne yapmamız gerekiyor, hiç düşünüyor muyuz? Geleceğimiz olan çocuklarımıza bu konuda neler verebiliyoruz? Kendimiz bu konuda yeterli miyiz? Anne ve babalar olarak bunları düşünüp, çocuklarımızı ona göre yetiştirip eğitmemiz gerekiyor.

Çocuklarımızı yetiştirirken onların güzel konuşmalarını, duygu ve düşüncelerini doğru düzgün açıklamalarını sağlamak için özellikle onların yanında eşlerimizle çok iyi geçinmeli, birbirimize güzel sözlerle hitap etmeliyiz. Çocukları severken, çocuk diliyle konuşmak yerine; olgun bir dille, büyük bir insanla konuşur gibi konuşmalıyız.

Çocukların yeni konuşmaya başladıkları dönemlerde çıkardıkları bazı kelimeler eksiktir veya yarımdır. Bu da anne ve babanın hoşuna gittiği için onları güldürür. Ailenin bu şekilde dikkatini çektiği için çocuk bu kelimeyi sürekli tekrar eder. Bu durum ise çocukta zamanla yerleşir. Örneğin, çocuk “yemek” yerine “memek” der. Bu deyiş ailenin hoşuna gittiği için aile, çocuğa sürekli “Memek istiyor musun?” diye sorar. Benzer durum çocuk argo kelime söylediği zaman da olur.

Aileler çocuklarını sokağa çıkardıklarında onların sokakta neler öğrenip öğrenmediğini kontrol etmeli, argo ve küfür karşısında müsamahalı davranmamalıdır. Aileler çocuklarının televizyon karşısında geçen vakitlerini programlamalı, televizyondan neleri izleyip izlemediğini de kontrol etmelidirler.

Çocuklara kimlerle nasıl konuşmaları gerektiği öğretilmelidir. Çocuklarla karşılıklı konuşma ve anlaşma teşvik edilmelidir.

Çocuklara anne ve babaların model oldukları unutulmamalı, onların yanında düzgün konuşmaya dikkat edilmelidir.

******************************

 

SEKA DEVLET HASTANESİ

KORONER YOĞUN BAKIM

Dediğim gibi çocuklar iyi yetiştirilirse, ellerine meslek aldıklarında insanlara saygılı ve terbiyeli davranırlar.

Pazartesi akşam saatlerinde Karamürsel’den çok sevilen sayılan bir emekli kardeşimiz kalp krizi geçirdiği için ve anjio yapılmak üzere 112 acil ile Kocaeli SEKA Devlet Hastanesi Koroner Yoğun bakım bölümüne yatırılır. Halkımız diğer hastanelerin yoğun bakımlarında hastalara çok iyi davranıldığını bildiği için buradaki görevli hemşirenin sert tutumlarından daha da kötü olur ve şaşırırlar.

Görevli hanım yoğun bakım hastalarına çok kötü davranmaktadır. Hasta tansiyon aleti şiş halde tutulmakta, serum bittiğinde almamakta ve 10.15 kahvaltısını hastalardan daha fazla önemsemekte. Hatta hastaya “Ne var” gibi sert ifadeleri kullanılmakta. Yoğun bakım demek hastayı ölümcül olaydan kurtarmanın yolunu bulmak için takip etmek anlamına gelir. Hastayı hele ki kalp hastasının moralini bozma yeri değildir. Üstüne üstelik hastadan şikâyetçi olarak daha da ölüme yaklaştırmak sinirlendirmek, ne kadar anlamlı ve ne anlamlar içerir herkesin düşünmesini isterim.

Ve derhal orada çalışanlar hakkında araştırma yapılmalı, kaç hastayı şikâyet ederek karakollarda kalmasını sağlamışlar araştırılmalıdır. Gerekli kişilerin eğer kötü davranıyorlar ise yerleri değiştirilmeli. Bu tarzda şikâyetlerin benzerleri 2010 yılında “SEKA Devlet’te Koroner Yoğun Bakım Ünitesi” adı ile gazetelerde çıkan yazıya yapılan yorumlarda bile şikâyetler var ve hâlâ değişim yok.  

Bu yazı toplam 2295 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim