• BIST 107.303
  • Altın 153,156
  • Dolar 3,7141
  • Euro 4,3624
  • Kocaeli : 11 °C
  • İstanbul : 22 °C
  • Sakarya : 11 °C

Tatsız tuzsuz bir seçim!

M.Tanzer Ünal

Bu seçim, bugüne kadar yaptığımız seçimlere benzemiyor.

Tadı yok, tuzu yok…

Heyecan yok, coşku yok…

Bayrak, afiş, anons yok…

Ortalık, sanki bir hafta sonra seçim yokmuş gibi, sessiz ve sakin.

Halk, bir türlü havaya giremedi.

Liderlerin televizyon konuşmalarının ilgiyle dinlendiğini de sanmıyorum.

Mitingler mi?

Bakmayın siz meydanların dolu göründüğüne.

“Acaba bizim liderimiz ne söyleyecek” merakıyla giden pek yok.

Gidenlerin çok ama çok azı gönülden!

Bir kısmı mecburiyetten…

Diğerleri de toplama…

Neden gitsinler ki?

Sabah akşam sürekli dinlemekten bıktılar usandılar.

Aynı tipler…

Aynı sözler…

Aynı yalanlar…

Dünden bugüne değişen bir şey var mı?

Anlayacağınız, 1 Kasım seçimine ilgi sıfır!

 

***

 

Neden bu böyle?

Nedeni, basit.

Yukarıdaki muhterem; 7 Haziran seçimlerinde ortaya çıkan “halkın iradesi” ni beğenmedi, kendi iradesini millete dikte ettirmeye çalışıyor.

“Sonuç senin dediğin gibi değil, benim dediğim gibi olacak” diyor.

Bu nedenle 1 Kasım seçimini yapıyoruz.

Anlayacağınız…

Bu seçim, “Kararını düzelt” seçimi.

Bu seçim, “Senin dediğin değil, benim dediğim olacak” seçimi.

Bu seçim, “Emin misin?” seçimi.

Bu seçim, “Son kararın mı?” seçimi.

Bu seçim, “milletin iradesini zorlama” seçimi.

Sağlıklı demokrasilerde, bu tür seçimlerin yeri olabilir mi?

Seçim yapılır, ortaya çıkan sonuca göre ülke yönetilir.

“Ey millet, ben sonucu beğenmedim, benim tek başına iktidar olmam lazım, bu nedenle seçimi yeniliyorum, sakın ha bir daha aynı hatayı yapma” denilerek, vatandaş ikinci kez sandık başına götürülmez.

Son günlerde üçüncü seçimden bahsediliyor…

Olmadı bir daha, olmadı bir daha!

Ne zamana kadar?

AKP, yeniden tek başına iktidar olana kadar…

Millet bu kadar baskıya dayanamaz.

Bunun adı da demokrasi değildir.

 

***

 

Gördüğüm…

Halkta “sessiz bir bekleyiş” var.

“Sessiz bir öfke”…

Bu nedenle, seçime ilgisiz!

Bu nedenle, liderleri görmemek için gözlerini, nutuklarını dinlememek için kulaklarını kapıyor.

Dön dolaş aynı laflar…

Dön dolaş aynı vaatler…

Milleti aptal yerine koyan davranışlar…

İşte bu nedenle, seçim öncesi günler tatsız, tuzsuz ve de yavan mı yavan!

Herkesin dilinde, “Şu seçim bitse de ne olacaksa olsa” yakınmaları.

Adaylar yorgun, millet bezgin…

Türkiye, bu yılın ilk aylarından itibaren “seçim işkencesi” nde…

Yılın sonuna geldik, ama işkence hâlâ devam ediyor.

Sadece bir kişinin kaprisi yüzünden!

Seçim sonucu “o muhterem”in istediği gibi çıkmadı ya, milletin sıkıntı çekmesi, ülkenin kriz içinde debelenmesi önemli değil!

7 Haziran seçimi sonrası vatanımızın “kan gölüne” dönmesi de işin cabası!

Her gün şehit cenazeleri kalkıyor.

Böyle bir ortamda “seçim heyecanı” nasıl oluşur ki?

Bir hafta sonra; sessiz sakin, tatsız tuzsuz yeniden sandık başına gideceğiz.

Allah sonumuzu hayır getirsin!

 

Seçime “tatil tuzağı” mı?

Önceki akşam saatlerinden beri tartışılıyor…

4.5 günlük, hatta 2 Kasım Pazartesi gününü de katarsak 5.5 günlük tatil, iktidarın seçim için bir tuzağı mı?

Öyle ya, tatil 28 Ekim Çarşamba günü öğleyin başlayacak, 3 Kasım sabah saatine kadar devam edecek.

Tamam, bir kısmı sadece öğrencileri kapsıyor, ama bizim millet işten kaytarıp tatile kaçmayı sever.

Çarşamba günü yola çıkar, pazartesi akşam döner.

Seçim mi?

Çoğu, işin bilincinde değildir, “Yaa, bir oyla ne olacak?” diye düşünür.

Halbuki, demokrasi dediğin “artı bir oy”dur.

Bir oyla seçim kazanılır, bir oyla seçim kaybedilir.

Bir de, o bir oylar toplanınca toplam kaç oy olacağını düşünün!

Eeee, tatil kültürü genellikle hangi siyasi kesimde var?

CHP’lilerde…

O zaman, fırsat bu fırsat, aradaki cumayı da tatil yapın gitsin!

Bir oy, bir oydur…

On oy, on oy…

Yüz oy, yüz oy…

Ben, bu kadar uzun tatilin “masum” olmadığını düşünenlerdenim.

 

Göz Alabildiğine Sarı… Bugün bu fotoğraf sergisine mutlaka katılın!

Sevgili okurlarım, bugün İzmit’te Çağın Göz Hastanesi’nin giriş katında önemli bir fotoğraf yarışmasının ödül töreni ve sergisi var.

Saat 15.30’da…

Bu fotoğraf yarışması, Çağın Göz Hastanesi tarafından düzenleniyor.

Bu yıl dördüncü kez…

Üstelik lokal değil, ulusal bir fotoğraf yarışması.

Bu yılın “yarışma rengi” sarı.

Yani “Göz Alabildiğine Sarı”…

Geçen yıllarda “yarışma rengi”; “yeşil”, “mavi” ve “kırmızı” idi.

Bugün açılacak sergide; birincilik, ikincilik ve üçüncülük ödülü alan fotoğraflar, mansiyon ödülü alan 3 fotoğraf ile “sergilenmeye değer 50 fotoğraf”  yer alacak.

Toplam 56 fotoğraf…

Fırsatınız olursa bugün, olmazsa önümüzdeki günlerde bu fotoğraf sergisini mutlaka gezin.

Çağın Göz Hastanesi sahibi Kürşat Çağın ve eşi Begüm Hanım’ın bu sanat etkinliğini çok beğeneceksiniz.

Bu yazı toplam 990 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim