• BIST 106.926
  • Altın 151,350
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3287
  • Kocaeli : 8 °C
  • İstanbul : 19 °C
  • Sakarya : 8 °C

“Tefeci-kuyumcu” olayında, parayı alan da veren de suçlu!

M.Tanzer Ünal

 

 

                                        

Kocaeli şokta…

Sadece Kocaeli değil, komşu iller Sakarya ve Yalova da şokta.

Çünkü bu illerden de “Sarraf Tüysüzler” e “para” ve “altın” kaptıranlar var.

Anlayacağınız, Tüysüz kardeşlerin “tefeci-kuyumcu” olarak ünü kentimiz sınırlarını aşmış.

Tüysüzler’in piyasadan ne kadar para ve altın kaldırdıkları tam olarak hesaplanamıyor.

Savcı ve emniyete şikâyetler devam ediyor.

Mağdurların, para ve altın olarak toplam zararlarının 100 milyondan çok fazla olduğu tahmin ediliyor.

                                                                              *********

Bazı kuyumcuların “tefecilik” yapması olayı, bu fiilin hukuki boyutunu da ortaya çıkardı.

Kuyumcuların, piyasadan para ve altın toplayarak bunları işletmelerinin, yani tefecilik yapmalarının suçu ne?

“Tefeci-kuyumcular” a paralarını ve altınlarını verenler de suçlu mu?

Yani Tüysüzler’ e para ve altınlarını kaptıranlar, hem altın ve paralarından olacaklar, hem de ceza mı olacaklar?

Bu olayı araştırdım…

Daha doğrusu daha önceki bir “tefeci-kuyumcu” olayında araştırmıştım ve dosyamda duruyordu.

Gün gelir lazım olur diye…

O gün geldi, araştırmayı önüme koydum.

Maalesef, ama maalesef, üzülerek söyleyeyim ki, “tefeci-kuyumcu” olayında, piyasadan para ve altın toplayanlar da, tefecilik yapan kuyumculara altın ve paralarını kuzu kuzu götürüp teslim edenler de, suçlu.

 Yasalar böyle diyor!

Türk Ceza Kanunu’nun tefecilikle ilgili 241’nci maddesi şöyle:

“Kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para veren kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.”

Maddenin “Gerekçesi” bölümünde şu ifadelere yer verilmiş:

“Madde metninde tefecilik fiili suç olarak tanımlanmıştır. Faiz veya başka bir namla da olsa kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para verilmesi, tefecilik suçunu oluşturur. Tefecilik suçu, iktisadi hayatımızda, “senet kırdırma” denen usulle de işlenebilir. Örneğin henüz vadesi gelmemiş bir bononun vadesinden önce başkasına verilerek karşılığında bono üzerinde yazılı meblağdan daha az paranın alınması durumunda tefecilik suçu oluşur. Çünkü, bu durumda bononun el değiştirmesi, kişiler arasında doğmuş olan bir alacak borç ilişkisine dayanmamaktadır. İfade yerinde ise, bu durumda, birer ödeme aracı olan bononun veya çekin kendisi satın alınmaktadır. İzlenen suç politikası gereğince, kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para veren kişi cezalandırılmaktadır.”

Madde çok açık!

Başkasına “ödünç para” adı altında olsa dahi para veren ve bundan menfaat sağlayan kişi, suç işliyor demektir.

Suçun karşılığı, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası…

Tüysüzler olayında, “ödünç para” ve “ödünç altın” verme olayı var mı? Var…

Para ve altınlarını verme karşılığında menfaat temin ediyorlar mı? Ediyorlar…

O halde Türk Ceza Kanunu’na göre suç işliyorlar.

 

 

Para ve altınlarını verenler suçlu da, tefeciler suçlu değil mi?

                                                               *******

Onlar da suçlu…

Ancak tefeciler, Türk Ceza Kanunu’nun tefecilik maddesine göre değil de, “izinsiz bankacılık yapma” maddesinden cezalandırılıyorlar.

5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun, “izinsiz faaliyette bulunmak” la ilgili 150’nci maddesi şöyle:

“Bu kanuna göre alınması gereken izinleri almaksızın banka gibi faaliyet gösteren ya da mevduat kabul eden yahut katılım fonu toplayan gerçek kişiler ile tüzel kişilerin görevlileri, üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Ayrıca bu suçun bir işyeri bünyesinde işlenmesi halinde, bu işyerinin bir aydan bir yıla kadar, tekerrürü halinde ise sürekli olarak kapatılmasına karar verilebilir.”

Gördüğünüz gibi…

Kanun maddesi çok açık!

Banka gibi faaliyet gösterirsen…

Mevduat kabul edersen…

Suç işliyorsun demektir.

“Tüysüzler” olayında “mevduat toplama” var mı? Var…

Hem para, hem de altın olarak…

Cezası ne?

Üç yıldan beş yıla kadar hapis…

Beşbin güne kadar adli para cezası…

 

 

Alan da veren de suçlu…

                                                               ********

Gördüğünüz gibi, “alan” da “veren” de suçlu.

İşte bu nedenle “tefecilik” olayları kolay kolay ortalığa saçılmıyor.

Bir kaza oldu, Tüysüz kardeşler milyonlarca lira ve kilolarca altınla kaçınca, kanunsuzluk ortaya dökülüverdi.

Bunun arkası gelir.

Bu kadarla kalmaz.

“Tefeci-kuyumculukta”, Tüysüzler’den daha büyükleri var.

İşin bu kadar rezilliği çıktıktan sonra, artık onlar da ayakta duramazlar.

 

 

 

 

Bu yazı toplam 5584 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim