• BIST 97.910
  • Altın 145,884
  • Dolar 3,5783
  • Euro 4,0027
  • Kocaeli : 21 °C
  • İstanbul : 23 °C
  • Sakarya : 21 °C

“Temiz eller operasyonu” bir de Kocaeli’ de yapılsa, acaba neler olur?

M.Tanzer Ünal


*********
Türkiye’de artık “kazan kazan dönemi” bitti…
“Kaybet kaybet dönemi” başladı.
“Kazan kazan dönemi” yaşanırken…
Ortaklar, birbirlerinin açıklarını görmemezlikten geliyorlar, “kazanabilmek için” her yolu mubah kabul ediyorlardı.
Taraflar arasında “gücü ve rantı paylaşım kavgası” başlayınca, “kaybet kaybet” dönemine geçildi.
Biri, diğerini kaybettirmeye başlayınca…
Diğeri de, berikinin tepesine tepesine vurmayı, kendisine hak gördü.
“Kirli çamaşırlar”, ortalığa dökülüyor.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, şimdiye kadar böyle rezillik yaşamadı.
Eğer ben bu işlerden biraz anlıyorsam, daha bu bir başlangıç!
Önümüzdeki günlerde, gördüklerimiz ve duyduklarımız karşısında, ağzımız açık kalacak.
“Vay canına, neler oluyormuş bu memlekette!” demekten kendimizi alamayacağız.
“Birlikte yürüyorlardı bu yollarda, birlikte ıslanıyorlardı yağan yağmurda…”, ama artık o günler geride kaldı.
********
Ulusal çapta yürütülen operasyonun adı, “Temiz eller operasyonu”…
Neler var bu operasyonda?
*Kara para aklama.
*Altın kaçakçılığı.
*Rüşvet.
*İmar yolsuzluğu.
*İhaleye fesat karıştırma.
*Yabancılara rüşvet karşılığı TC vatandaşlığı verilmesi…
Rant elde etmek için ne ararsanız, bu operasyonda.
Operasyonla ilgili kimler gözaltına alındı?
*AKP’li işadamları.
*AKP’li belediye başkanı.
*AKP’li 3 Bakan’ın oğlu.
*Bir bankanın AKP’li genel müdürü.
*AKP’li bürokratlar.
İyi de, AKP’liler iktidara gelirken “Biz, bizden öncekiler gibi çalmayacağız çırpmayacağız” demiyorlar mıydı?
Ne oldu böyle?
Türkiye, ele geçirilen bir korsan gemisi gibi… Güç sahipleri, daha fazla rant kapabilmek için birbirinin boğazına sarılıyor.
********
Farkındayım, lafa girdim, ama biraz uzattım.
Yazının başlığını tekrar size sorayım!
“Temiz eller operasyonu” bir de Kocaeli’ de yapılsa, acaba neler olur?
“Ooo, neler olur neler!” dediğinizi duyar gibi oluyorum.
Hadi söyleyin o zaman!
Siz söyleyin, ben yazayım!
Nereden başlayalım?
Belediyelerden mi?
Belediye başkanlarının yakınlarından mı?
Hepsini demiyorum…
Aralarında “tertemiz” olanlar da var.
Vukuatsız, dürüst, kul hakkı yemeyen, pırıl pırıl birkaç kişi…
Ya diğerleri?
*Belediye başkanlarının servetleri bir incelense… Sadece kendilerinin değil, çocuklarının, kardeşlerinin… 5 yıl önce, 10 yıl önce neleri vardı, şimdi ne kadar servete sahipler? Daha önce ne iş yapıyorlardı, bugün ne iş yapıyorlar? Yeni işlerine, yeni servetlerine nasıl sahip oldular? Hangi şirketlerde gizli veya açık ortaklıkları var? Oturdukları villaları, kullandıkları lüks arabaları nasıl aldılar?
*Sadece belediye başkanları ve yakınlarının değil, belediyelerin üst düzey bürokratlarının da servetleri araştırılsın. Maaşla çalışan bu kişiler, bu kadar serveti nasıl yaptılar? Bir elleri yağda, bir elleri balda… Hangi bürokratlar, hangi danışmanlar, çocukları üzerine şirket kurup köşeyi 50 defa döndüler? Belediyelerde çalışanların, ne zamandan beri kendileri ve çocukları üzerinden, yine belediye ile ticaret yapmaları serbest hale geldi?
*Belediye şirketlerinin içine bir girilse… Belediyelerin, üç kuruşa dışarıya yaptırabilecekleri işleri, beş kuruşa neden kendi şirketlerine yaptırdıkları bir incelense… Yine belediyelerin, şirketleri aracılığıyla çevredeki sanayi kuruluşlarından ne gibi rantlar elde ettikleri ve bu rantları yöneticilerin nasıl kendileri için kullandıkları bir ortaya çıkarılsa…
*Bir de belediyelerin kurdurduğu dernekler var. Adına bazen “Eğitim”, bazen “Kültür” diyorlar. Fakir öğrencilere kurs verdiklerini söylüyorlar. Çevredeki sanayi kuruluşlarından “bağış” adı altında avantalar topluyorlar, bunlarla ya lüks termal otellere masaj yaptırmaya gidiyorlar, ya da bu paraları şahsi harcamaları için kullanıyorlar. Bu dernekler incelensin, daha neler çıkar neler! Burs için topladıkları paranın yüzde doksanını şahısları için harcıyorlar.
* Ya belediyelerin spor kulüplerini “paravan” olarak kullanmalarına ne dersiniz? Bizim spor kulübüne şu kadar para gönder! Ne makbuz var, ne belge! Nereye gidiyor bu paralar? Bu konuda, yine birkaç yer hariç her bölgeden pis kokular geliyor. En çok da Körfez’den…
*Körfez dedim de… Sahi buradaki eski bir fabrika arazisi nasıl satıldı, buranın imarı nasıl artırıldı, buradan kimler rant elde etti? Hiç araştırıldı mı bu vurgun? Elden ele dolaşan belgeler, ciddiye alınıp neden incelenmiyor? Bu işin ucu nereye kadar gidiyor?
*İzmit, kısa bir süre önce, imar üzerinden rant elde etmenin taze bir örneğini yaşadı. Bir AVM inşaatı, “garanti ruhsat karşılığı” AKP’li bir işadamına ihale edildi. Bu ihaleden bir medya kurumunun satın alınması için fon ayrıldığı iddia edildi. Neden araştırılmıyor? Ayrıca ihaleyi alan kişinin, yaklaşan yerel seçimlerde, bir partinin çalışmalarını finanse edeceği de konuşuluyor. Bu nasıl iş?
*Sapanca Yolu üzerinde sağ tarafta AFAD Merkezi var. Burayı yapan firmanın taşeronu kim biliyor musunuz? Hangi Bakan’ın damadı? Bu damat, Kocaeli’ de başka hangi inşaatları yaptı?
********
Aklıma gelenleri yazmaya çalıştım.
Unuttuklarım vardır, siz okurlarımın bilip de bana aktaracakları vardır.
Yazıp gönderirseniz, onlara da köşemde yer veririm.
Benim bu yazdıklarımı, sanmayın ki sadece ben biliyorum.
Bu kentin yönetiminde söz sahibi olan çoğu kişi biliyor.
Ama hep üstü kapatılıyor, hasıraltı ediliyor.
Ama nereye kadar?
Bir gün patlayacak…
Tıpkı Ankara ve İstanbul’da patladığı gibi…
Bence, bir “temiz eller operasyonu” Kocaeli’ne de lazım!






Bu yazı toplam 865 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim