• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Kocaeli : 21 °C
  • İstanbul : 21 °C
  • Sakarya : 21 °C

Tercih sizin.”Hoşgörü ve adalet” mi, yoksa “dışlanma ve adaletsizlik”mi?

M.Tanzer Ünal

 

                                                                  

Önümüzdeki cumhurbaşkanlığı seçimi aslında “adayların” seçimi değil, bir “zihniyet”in seçimi.

Recep Tayyip Erdoğan…

Ekmeleddin İhsanoğlu…

Selahattin Demirtaş…

Kendilerine değil, temsil ettikleri zihniyete oy istiyorlar.

Seçimi kazanan, “temsil ettiği zihniyet” adına o en yüce makamda oturacak.

                                                                              ********

Recep Tayyip Erdoğan’ın nasıl bir “zihniyet”in temsilcisi olduğunu bilmem anlatmaya gerek var mı?

O zihniyeti 12 yıldır çok iyi tanıyoruz.

*Dini siyasete alet eden…

*Hatta siyaseti dinleştiren…

*Toplumu etnik ve dinsel yönden ayrıştıran…

*Cumhuriyetin temel değerlerini yok etmeye çalışan…

*”Yasama, yürütme ve yargı” erklerini tek yerde toplayarak devletin temeline dinamit koyan…

*Kendi Türk Silahlı Kuvvetleri’ne kumpas kuran veya kurulmasına göz yuman…

*Toplumu “bizden olanlar” ve “bizden olmayanlar” diye ikiye bölen…

*Kendilerinden olanlara “para, ihale ve iş” yağdıran…

*Kendilerinden olmayanlara, “zırnık” koklatmayan…

 *Topluma sürekli “psikolojik savaş” uygulayan…

*Ülkemizin birlik, beraberlik ve dirliğini tehlikeye sokan…

*Teröristlerle pazarlık masasına oturan…

*Tüm komşularımızla kavgalı olan…

*Ülkemizi üretimle değil, tüketimle büyütmeye çalışan…

*Devleti de vatandaşları da “boğazına kadar” borçlandıran…

*Milliyetçiliği ayaklar altına alan…

*”Türk’üm” ve “Türk milleti” diyemeyen…

*Vatanımızı bölünme tehlikesi noktasına getiren…

*Hoşgörüsüz…

*Adaletsiz…

*Posta koyan…

*Rest çeken…

*Kibirli…

*Bağıran, çağıran, öfkelenen…

Bir zihniyet!

Kendisinin dışında “aday çıkması” na dahi tahammül edemiyor.

Halbuki, seçim bu.

Başkalarının da aday olması, son derece medeni bir olay!

Dayanamıyor, aday olup karşısına geçene “saksı, vazo, biblo” sözleriyle saldırıyor.

Küçümsüyor… Aşağılıyor…

“Bir yarış içindeyiz, kendilerine başarılar dilerim” diyemiyor.

Devletin kurallarını hiçe sayıyor.

Anayasamız, “Cumhurbaşkanı tarafsız olmalı” diyor, O, “Ben tarafım, taraf olacağım” diye miting meydanlarında bas bas bağırıyor.

Sabah akşam “Paralel yapı” lafını ağzından düşürmüyor, ama devlette “paralel yapı”yı kuran kendisi.

Devleti, Anayasaya göre değil de kendi koyduğu kurallarla yöneten, “paralel yapı”yı kurmuş demektir.

Böyle bir zihniyetin cumhurbaşkanlığını da ele geçirdiğini düşünebiliyor musunuz?

 

 

 Bir diğer zihniyet…

                                                               *******

Yukarıda anlattığım zihniyeti bir tarafa yazın!

Şimdi de “malum zihniyet”i anlatacağım.

*BDP zihniyeti…

*HDP zihniyeti…

*PKK zihniyeti…

Aslında yok birbirinden farkları.

Üçü de “tek zihniyet”!

“Kürtçülük” yaparak devletin birliğini, beraberliğini ve dirliğini bozmak…

Bu hainliğin gizlisi saklısı da kalmadı artık.

Kartlar açık oynanıyor.

Baksanıza, “hainliğin suç olmaması için” yasa bile çıkardılar.

Nihai amaçları, Türkiye’den toprak koparmak…

Önce özerklik, sonra federasyon ve nihayet diğer parçaları da bir araya getirerek “Büyük Kürdistan”!

Bu zihniyetin adayı Selahattin Demirtaş, seçim gezilerinde topluma “şirin” gözükmeye çalışıyor.

Espriler yapıyor…

Bayrak gibi ortak değerlerimize “toz kondurmuyor” görünüyor.

Halbuki hiçbir toplantılarında “Türk Bayrağı” asmıyorlar.

                                                                              *******

“İkinci zihniyet”, dikkat edin “birinci zihniyet”i,  çoktan esir aldı.

Her istediğini yaptırıyor…

Zaten “birinci zihniyet” iktidar olurken “ağababası” na söz vermişti.

“İkinci zihniyet”in dediği olacaktı.

Oluyor da…

                                                                              ********

Bu arada şu öngörümü de sizlerle paylaşayım.

“İkinci zihniyet”, 10 Ağustos seçimi öncesi, “birinci zihniyet” lehine adaylıktan çekilebilir.

Bunu da bir tarafa yazın!

İşi ikinci tura bırakmazlar.

İkinci tura kalırsa, “birinci zihniyet-ikinci zihniyet” işbirliği garanti!

Bu iki zihniyetin hedefi “Türkiye’nin hayrı” na değil.

 

 

Ve Ekmeleddin İhsanoğlu zihniyeti…

                                                               *********

Allah’ın bir lütfu mudur, bilmiyorum.

Böylesine zor bir dönemde; karşımıza “sevgi, saygı, birlik, beraberlik ve hoşgörü” tohumları eken Ekmeleddin İhsanoğlu çıkıverdi.

Terbiyeli, oturmasını kalkmasını, en azından “haddini bilen” biri.

Uçlarda değil…

“Türkiye ortalaması”…

Her kesim, kendinden bir şeyler bulabiliyor.

İnsanlara, görüşlere saygılı…

İnanılmaz bir “bilgi ve kültür” altyapısı var.

İngilizce ve Arapçayı anadili gibi biliyor.

Fransızca ve Farsçası da mükemmel!

Dünyayı çok iyi tanıyor.

Gittiği her yerde sevgi ve saygı görüyor.

Laf cambazlığı, halk dalkavukluğu yok, ama konuşmaları insana huzur veriyor.

Alçakgönüllü, Anadolu’daki söylenişiyle “çelebi” bir yapısı var.

                                                                              ********

Evet, tercih sizin!

“Sevgi, saygı, hoşgörü ve adalet” mi istiyorsunuz; yoksa “hiddet, öfke, dışlanma ve adaletsizlik” mi?

Buyurun size yakışanı seçin!

 

 

      

                

Bu yazı toplam 972 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
vatandaş
17 Temmuz 2014 Perşembe 18:20
18:20
daha ne söyliyeyim.sizden allah razı olsun.yazılarınızla insanları aydınlattığınız için.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim