• BIST 97.717
  • Altın 144,131
  • Dolar 3,5713
  • Euro 3,9962
  • Kocaeli : 18 °C
  • İstanbul : 19 °C
  • Sakarya : 18 °C

“Toplum Vicdanı Mahkemesi”nde yargılansın

M.Tanzer Ünal

“Toplum Vicdanı Mahkemesi”nde yargılansın


                    *******

Sevgili okurlarım, kentimizin anlı şanlı ve de “medar-ı iftiharı” müteahhidi Macit Haldız’a huzurunuzda bütün içtenliğimle teşekkür ediyorum.
Neden mi?
Hatırlarsınız…    
11 Aralık 2015 tarihinde, bu köşede, “KENTKONUT davası bitti, vicdanlardaki sorular bitmedi” başlığıyla bir yazı yazmıştım.
Aradan bir aya yakın zaman geçmiş, olay küllenmeye başlamıştı.
Önceki gün baktım, Macit Haldız’dan bir açıklama!
Mahkeme, Macit Haldız’ı suçsuz bulmuş da…
Biz, suçsuz ve melek gibi bir kişi aleyhine karalama kampanyası yürütüyormuşuz da…
Macit Haldız’ın gönderdiği “Cevap ve düzeltme metni”ni dün köşemde yayınladım.
Okumadıysanız, bugün de yayınlayacağım, mutlaka okuyun.
Geçenlerde, yine Macit Haldız tarafından başka bir yazıyla ilgili tekzip gönderilme durumunda da yazmıştım…
Biz, tekzip yayınlamaktan hiçbir zaman çekinmeyiz.
Tekzipler, bizim ayıbımız değil, onur madalyamızdır.
Yazdıklarımızı, tekrar tekrar gündeme getirmek için fırsattır.
Çünkü bizim yazdıklarımızda yalan, riya, saptırma, karalama yoktur; sadece ve sadece eleştiri vardır.

 

11 Aralık’ta yazdıklarımın aynen arkasında duruyorum


                    ********
KENTKONUT davasıyla ilgili o yazımı bir hatırlayalım!
Yazdıklarımın bugün de arkasındayım.
İşte o yazı:
“Sevgili okurlarım, bugün yine KENTKONUT davasını yazacağım.
Eğer dünkü yazımı okumadıysanız, bu yazıya başlamadan önce mutlaka okuyun!
Fotoğrafın bütününü daha iyi görürsünüz…
Kocaeli 1.Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki dava, ibretlik bir dava idi.
Verilen karar da ibretlik bir karar!
İnsanın adalet duygularını altüst eden, vicdanları sızlatan, hatta kanatan bir karar!
              

 *************

Davanın özü neydi?
Dava neden açılmıştı?
Sanık sandalyesinde kimler oturuyordu ve neyle suçlanıyorlardı?
Özet geçeyim…
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne ait KENTKONUT, 28 Şubat 2011 tarihinde, Yıldız Konutları Projesi’ni ihaleye çıkardı.
İhaleye, İzmit firması HALDIZ İnşaat 74 milyon 200 bin lira teklif verdi.
Ankara firması ORAKA İnşaat’ın teklifi ise 88 milyon 865 bin lira idi.
İhale, en düşük teklif sunan HALDIZ İnşaat’a verildi.
Ancak ORAKA İnşaat, HALDIZ İnşaat’ın teklifinin “aşırı düşük” olduğunu ileri sürerek, kısa adı KİK olan Kamu İhale Kurumu’na itirazda bulundu.
Kamu İhale Kurumu, itirazı yerinde gördü, ihaleyi HALDIZ İnşaat’tan aldı, 88 milyon 865 bin lira teklifte bulunan ORAKA İnşaat’a verdi.
Buraya kadar her şey normal!
ORAKA İnşaat, aldığı işi yapıp bitirse, sorun çıkmayacak…


                ************
 ORAKA İnşaat, KİK’in bu kararı üzerine KENTKONUT’a gidiyor ve mukavele imzalıyor.
Hemen ertesi gün KENTKONUT’a bir dilekçe daha veriyor, aldığı ihaleyi HALDIZ İnşaat’a devretmek istediğini söylüyor.
Aynı gün HALDIZ İnşaat da “ihaleyi devralmak istediğini” KENTKONUT’a bildiriyor.
Bütün bunlar olurken, yapılan bir ihbar üzerine, HALDIZ İnşaat’ın sahibi Macit Haldız ile ORAKA İnşaat’ın sahibi Halil Altunsu ve her iki şirketin üst düzey çalışanları polis tarafından “teknik takiple” izlenmektedir.
Bütün telefon konuşmaları polis tarafından dinlenip kaydedilmektedir…
Kim ne alacak, kim ne verecek?
Kimler bu devir işleminden ne kadar sebeplenecek?


                ***************

Teknik takip sonunda deliller toplanıyor ve savcılığa “acil” kaydıyla gönderiliyor.

Savcı delilleri inceliyor ve teknik takibe takılan bütün isimlerin gözaltına alınması talimatını veriyor.
Her iki inşaat firmasının patronları ve yöneticileri ile KENTKONUT sorumluları polis tarafından gözaltına alınıyor ve Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şubesi’nde saatlerce sorgulanıyor.
Sonuç olarak gözaltına alınanlar, “tutuksuz yargılanmak üzere” serbest bırakılıyorlar.
Soruşturma tamamlanıyor, Savcı Ayhan Memük tarafından iddianame hazırlanıyor ve Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açılıyor.
İddianamede isnat edilen suçlar ağırdır…
*Ticarete hile karıştırma…
*İhaleye fesat karıştırma…
*Resmi belgede sahtecilik…
*Görevi kötüye kullanma…

 

                *************

Davanın 19 sanığı vardı…
Macit Haldız, Tacettin Gür, Hüseyin Haldız, Halil Altunsu, Ersoy Çiftçi, Ersin Yazıcı, Adnan Bilgiç, Gökmen Mengüç, Kadir Kandemir, Ali Alp Aslan, Erhan Coşan, Fatih Yürük, Tahir Akman, Hayati Yılmaz, Dursun Reyhan, Yalçın Özön, Çiğdem Yılmaz, Halim Tekkeşin, Bayram Yıldırım…
Her iki inşaat firmasının sahipleri ve üst düzey yöneticileri…
KENTKONUT’un yönetim kurulu başkanı ve üyeleri…
KENTKONUT’un sıradan çalışanları…
Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki yargılama, 18 Eylül 2013 tarihinde başladı ve önceki gün sona erdi.   
Karar; inşaat firması patronları ve KENTKONUT’un üst düzey sorumluları beraat ettiler, KENTKONUT’ta “emir eri” olarak çalışanlar ise “görevlerini kötüye kullanmaktan” hapis cezasına çarptırıldılar.
Hapis cezası alan 7 kişinin “görevlerini kötüye kullanmaları” şuymuş:
İhale devir işleminin usule uygun olmadığını bildikleri halde, teminat mektubunu irat kaydetmemişler…
Kim bu çalışanlar?
Kadir Kandemir, Ali Alp Aslan, Erhan Coşan, Fatih Yürük, Hayati Yılmaz, Dursun Reyhan ve Çiğdem Yılmaz…
Hiç birinin tek başına karar verecek durumu yok!
Yukarıdakiler, ne karar verirlerse onu uygularlar…


                ******************
Dün de yazdım, bugün bir kez daha üzerinde duruyorum…
“İhale devir işlemi usule uygun yapılmadığından” demek, davanın özü olan suçun işlendiği anlamını taşır.
Dava da zaten bunun için açılmıştı…
Ticarete hile karıştırıldığı için…
İhaleye fesat karıştırıldığı için…
Macit Haldız’a 14 milyon 665 bin lira fazla para ödenmişti, bunun için…
Mahkeme, devir işleminin usulsüz olduğunu kabul ediyor, ancak usulsüz devir işlemi yapanları, işi devredeni ve işi devralanı cezalandırmıyor, KENTKONUT’taki sıradan çalışanlara “Teminat mektubunu neden irat kaydetmediniz” diye hapis cezası veriyor.
Suçun olduğu kabul ediliyor, ancak sadece “aldıkları emir üzerine gereğini yapan” gariban kesim cezalandırılıyor…
Emir verenler ise suçsuz!


                ***********************
Sevgili okurlarım, biz toplumun sesiyiz, vicdanların sesiyiz…
Haksızlığa, adaletsizliğe uğrayanların sesiyiz…
Dava, bitmesine bitti.
Hatta bu kararın “temyiz durumu” bile yok.
İddia makamı, bütün sanıklar için beraat istemiş, temyize gidemez.
Yedi kişinin hapis cezası, “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kapsamına sokulmuş, temyiz edilemez…
Böylece dava rafa kalkmış oldu.
Olan, şimdilik ceza çekmeyecek olsalar bile, o yedi kişinin “isimlerinin lekelenmesi”ne oldu.
Ama biz, “vicdanlardaki soruları” dile getirmeyi kendimize görev biliyoruz.
Lütfen bu sorulara kulak verin ve kendi vicdanınızın sesini dinleyerek cevaplamaya çalışın!
İşte o sorular:
SORU 1-Yıldız Konutları madem 74 milyon 200 bin liraya yapılabiliyordu da, neden 88 milyon 865 bin liraya yapılmasına göz yumuldu? Bu işin sorumluları davada beraat eden KENTKONUT’un üst düzey sorumluları mı, yoksa hapis cezasına çarptırılan sıradan şirket çalışanları mı?
SORU 2-Yıldız Konutları Projesi’nin ORAKA İnşaat’tan HALDIZ İnşaat’a devredilmesine Büyükşehir Belediyesi ve KENTKONUT’un hangi üst düzey yöneticileri karar verdi? Bu ihale devir işlemi, halen Rize Valisi olan dönemin KENTKONUT Yönetim Kurulu Başkanı Ersin Yazıcı’nın bilgisi dışında mı yapılmış acaba?
SORU 3-Yıldız Konutları Projesi için fazladan ödenen 14 milyon 665 bin lira kim veya kimlerin cebine girdi? Bu parada “tüyü bitmemiş yetim”in hakkı yok mu?
SORU 4-AKP iktidarı döneminde, “devlet malına el uzatmak” ve kul hakkı yemek”, SUÇ ve GÜNAH sayılmıyor mu?
SORU 5-Devletin kasasını korumakla görevli olanlar, emaneti böyle mi koruyorlar? 14 milyon 665 bin liranın hesabı verilmeyecek mi? Milletin vergilerinden toplanan bu para, yok olup gitti mi?
Biz sorularımızı sorduk, şimdi sıra bu soruları cevaplaması gerekenlerde!
Bakalım, vicdanlardaki bu sorulara, piyasada “vicdanlı geçinenler” cevap verebilecekler mi?
Benim söyleyeceklerim bu kadar!


Ve Macit Haldız’ın gönderdiği “Cevap ve düzeltme metni”
                    *********
Dediğim gibi…
Biz tekzip yayınlamaktan çekinmeyiz.
Dün de yayınladık, işte bugün de yayınlıyoruz.
Macit Haldız, benim bu yazıma bakın nasıl cevap veriyor:
“KOCAELİ gazetesinin 11 Aralık 2015 tarihli nüshasında “KENT KONUT DAVASI BİTTİ, VİCDANLARDAKİ SORULAR BİTMEDİ” başlığı altında M. Tanzer Ünal imzalı bir yazı yayımlanmıştır.
Söz konusu yazıda, KENTKONUT’ un YILDIZ KONUTLARI projesinin ihalesini kazanan ORAKA İNŞAAT tarafından, Müvekkile hileli işlemler ile devredildiği, bu ihale için Macit Haldız’a 14 milyon 665 bin lira fazla para ödendiği ve buna benzer birçok asılsız iddiada bulunulmuştur.
İnsan Hakları Evrensel Bildirisi'nde yer alan ve evrensel bir yargı doktrini olan Masumiyet karinesine göre hüküm giymemiş kimse suçlu sayılamaz veya suçlu olarak lanse edilemez.
Dikkatinizi çekmek isterim ki Türk yargısı bağımsızdır, hiçbir kişi ve kurumdan etkilenmesi mümkün değildir. Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi de bağımsız bir yargı organı olup, tarafsızca verdiği karar ile Müvekkillerimin ve şirket yetkililerinin de içinde bulunduğu birçok sanığa beraat kararı vermiştir. Yani Müvekkiller MACİT HALDIZ VE HALDIZ İNŞAAT yargılama sonucunda masumiyetlerini kanıtlamış, SUÇSUZ BULUNMUŞLARDIR.
Ancak hakkımızda yapılan mesnetsiz haberde, bağımsız yargı organları tarafından yapılan yargılama adeta Müvekkilleri ve şirket yetkililerini karalamak maksadı ile kullanılmıştır. Yapılan yargılama sonucunda aklanmış kimseler hakkında kamuoyu nezdinde karalama kampanyası yapmak, algılarla mahkeme kararından şüphe duyacak şekilde oynamak kötü niyet göstergesidir.
Unutulmamalıdır ki haber yaparken uyulması gerekli en önemli ölçüt haberin gerçekliğidir. Bahsi geçen haberde ileri sürülen iddiaların tamamının gerçekdışı olduğu Mahkeme kararı ile kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça ortaya konmuştur. Tüm bu haberler Haldız İnşaat ve Macit Haldız’ ın ismine leke sürmeyi amaçlayan gerçeğe aykırı, asılsız haberlerdir. Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunulur.
Macit Haldız ve Haldız İnşaat Otomotiv ve Ticaret A.Ş. Vekili Av. Miray Fidan”


Gelin isterseniz bir “Toplum Vicdanı Mahkemesi” kuralım!


                    ***********
Sevgili okurlarım, benim yazımı ve Macit Haldız’ın tekzibini okudunuz…
Bizim, mahkeme kararlarına sonsuz saygımız vardır.
Ancak gerekli durumlarda “eleştiri hakkımızı” kullanmaktan da geri durmayız.
Çünkü gazeteciliğin özünde eleştirmek vardır…
Halkın sorunlarına sahip çıkmak vardır…
Toplumun vicdanı olmak vardır…
Gazetecilik, yağcılık ve şakşakçılık mesleği değildir.
Gazeteci; doğru olan her haberi yazar ve yayınlar, doğru bildiği her yorumu yapar.
Gazeteci, her zaman halktan ve haklıdan yanadır.
Biz, 41 yıllık yayın hayatımızda hep bu ilkelerle hareket ettik.
KENTKONUT davası sonucunu eleştirdiysek de bu ilkelerimiz nedeniyle eleştirdik.
“KENTKONUT sanıklarının ağababaları”, mahkemede beraat etmesine beraat ettiler…
Ama aynı isimlerin “toplum vicdanı”nda beraat ettiklerini hiç sanmıyorum.
İsterseniz, bir “Toplum Vicdanı Mahkemesi” kuralım, Macit Haldız ve diğerlerini bir de bu mahkemede yargılayalım, bakalım nasıl bir sonuç çıkacak?
Hiç şüpheniz olmasın, böyle bir yargılamada Macit Haldız ve diğerleri mutlaka hüküm giyeceklerdir.
Çünkü “Toplum Vicdanı Mahkemesi”, bir ihalede devletin 14 milyon 665 bin lirasının buharlaşarak birilerinin cebine girmesini affetmez.
Zaten affetmiş de görünmüyor.
“Vicdansızlar” ı bir tarafa bırakın, “vicdanı olanlar” a sorun bakalım beraatla biten “KENTKONUT davası” konusunda neler söylüyorlar.
ÖZEL NOT: Macit Haldız bu yazımla ilgili de tekzip gönderirse, seve seve yayınlarım.

Bu yazı toplam 1902 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim