• BIST 90.383
  • Altın 144,263
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Kocaeli : 7 °C
  • İstanbul : 8 °C
  • Sakarya : 7 °C

Toplumsal moral

Bilal Dündar

 

 

Okuyacağınız bu makale 2005 yılında yazıldı. O günden bu güne artı eksi kıyaslamanız için yeniden yayınlıyorum.

                İnsanı hayata bağlayan, yaşamdan zevk almasını sağlayan tek şey moraldir.

            Başarının sırrı da moralde yatar. Konumu, yaşı, cinsiyeti ve mesleği ne olursa olsun morali bozuk insan işinde de başarılı olamaz. Morali bozuk insan tutarlı da olamaz. İçinde bulunduğumuz ekonomik bozukluk ülkemizde “toplumsal morali” bozmuş, hatta dinamitleşmiştir.

            Herkes burnundan soluyor. Saygı, sevgi ve hoşgörü nerede ise rafa kaldırılmıştır. Evde, işyerinde ve sokakta herkes birbirine çalım atıyor. Bakışı, konuşması, el kol hareketleri ve tüm davranışları ile insanlar acımasızlık ve bencillik yarışı içindeler.

            Kimse kimseye itimat etmiyor. İnsanlar her an bir oyunla karşılaşacak gibi devamlı tetikteler. Güven ortamı diye bir şey kalmadı.

            Toplumumuzun geldiği bu noktadan insan ürküyor ve korkuyor. Neden böyle olduk? Böylemi devam edeceğiz? Adeta, eskiyi özler olduk. Ne idi o günler! Büyükler küçüklere şefkat elini uzatırdı. Küçükler büyüklere hep saygılı davranırdı.

            Otobüste, minibüste, trende kendinden büyük birine oturduğu koltuğu ikram ederlerdi. Kadına hassasiyet gösterip yer verilip, saygı gösterilirdi. Sokakta yüksek tonda bağırarak konuşmalar yadırganır ve ayıplanırdı. Kimse sokakta ve caddede birbirlerini ittirerek, çiğnemeye çalışmazdı.

            İnsanlar nezaket denen şeye değer verirlerdi. Ayıp denen şeyleri yapmaktan kaçınırdı.

            İçinde bulunduğumuz ortamda olduğu gibi “önyargı” içinde olmazlardı. Şimdi herkes ille de “benim odunum “ diyor.

            O hale gelindi ki; herkes doğruyu, yanlışı, iyiyi kötüyü kendi penceresinden görüp ona göre davranıyor. Toplumda; “ortak akıl” yahut “toplumsal uzlaşı” ve “toplumsal hoşgörüyü” özler duruma geldik.

            Bu dağınıklık ve yozlaşma bizi bir yerlere götüremez. Tez elden herkesi yani kişisel olarak, kurum ve kuruluşlar olarak, kısaca toplum olarak yükselen değerlere sahip çıkmalıyız.

            Bunun çaresi ve çözümü de eğitimdir. Bizi dejenere eden, ezberciliği öne çıkaran, düşünmeyi önleyen, yetersiz eğitim sistemimiz ile ancak bu kadar olur. Ancak buralara gelinir.

            Toplumumuzda geleneksel hoşgörü, sevgi, saygı ve itibar hızla erimekte, yok olup gitmektedir. Bunun yerini ise hoyratlık devralmaktadır.

            Ulusal endekslere göre ekonominin büyüdüğü söyleniyor. Oysaki çevremize baktığımızda halkın cebine yansıyan bir şey görmemekteyiz.

            İşsizlik had safhadadır. Toplumun büyük bir kesimi yoksulluk sınırı içinde kalıp kıvranmaktadır.

            Hırsızlık çığ gibi büyüyüp her gün can yakmaktadır. Kapkaç bir sektöre dönüştü. Dar gelirli ve çok nüfuslu ailelerin çocukları hırsızlık ve kapkaç da maşa olarak kullanılmaktadır. Elinde defter kalem olması gereken bu çocuklar kimilerinin kirli, karanlık çıkarları için bir kaşık çorba, bir lokma ekmek uğruna sinsice ve ahlaksızca sömürülmektedir.

            Yaşları küçük olduğu için bu çocuklara gereken ceza da verilememektedir.

            Nereden bakarsak bakalım kangren olmaya yüz tutan bu yaranın tez elden tedavisi gerekiyor.

            Geç kalmanın bedelini çok ödedik. Bu konularda geç kalınırsa geleceği yok edebiliriz. Bu konular asla ihmale gelmez ve gelmemelidir.

            Umut dolu günler dileğimle…

Bu yazı toplam 882 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim