• BIST 82.779
  • Altın 147,178
  • Dolar 3,7701
  • Euro 4,0274
  • Kocaeli : 5 °C
  • İstanbul : 6 °C
  • Sakarya : 5 °C

Toplumu hasta ettiler, milyar dolarları ceplerine akıtıyorlar!

M.Tanzer Ünal

Bir “Tıp Haftası” daha arada kaynadı gitti.
Türkiye’nin “İmralı süreci” gibi çok önemli (!) konuları gündemdeyken, sağlık sorunları üzerinde duran dahi olmadı.
Hem “sağlık sorunumuz” mu var ki?
Allaha şükür, “Sağlıkta Dönüşüm” projesi çerçevesinde, sağlık sorunumuz diye bir şey kalmadı.
Baksanıza…
İsteyen, istediği hastaneye gidiyor…
İstediği doktoru seçiyor…
İlacını bedava alabiliyor…
Daha ne olsun?
Ama gel gelelim, sağlığına bir türlü kavuşamıyor ki, hastane hastane doktor doktor dolaşıyor.
Ben 65 yaşındayım, hastane ve hasta sayısının bu kadar arttığı bir dönem görmedim.
Tamam, nüfus arttı artmasına da, hasta sayısının artış hızı, nüfus artış hızının çok çok ötesinde…
Hastaneler tıklım tıklım…
Doktorlardan istediğiniz tarihe randevu alamıyorsunuz.
On beş gün, bir ay, hatta üç ay sonraya gün veren doktorlar var.
Eğer tıbbi tetkik yaptırılması gerekiyorsa, MR çektirilecekse, hepten yandınız.
Ölmez sağ kalırsanız size sıra gelir…
*************
Sağlıkta “üç temel ayak” var.
Hastane, hasta ve doktor…
Bir de hizmetin tamamının devlete ve hastaya getireceği yük…
Teker teker üzerinde duralım!
Son 10 yılda…
AKP döneminde…
Sağlık hizmetlerine “piyasa sistemi” getirildi.
Özel sağlık sisteminin payı, yüzde 3’ten yüzde 33’e çıktı.
Tüketim körüklendi, sağlık giderleri geometrik olarak arttı.
Sağlık harcamaları 2002’de 6. 5 milyar dolardı.
2011’de bu rakam, 40 milyar doları devletin kasasından, geri kalanı da “katılım payı” olarak halkın cebinden çıkmak üzere 80 milyar dolara yükseldi.
Hastanelerin durumu böyle…
Hastaların durumu ne?
Bu konuda Kocaeli Tabip Odası Başkanı Dr. Kemal Keşmer’in görüşünü yansıtayım:
“Sağlık muayenesinde vizite 3 kat arttı. Yılda 200 milyon olan muayene sayısı 620 milyona ulaştı. Buna rağmen hastanelerde yığılmanın önüne geçilebilmiş değil. Ya toplum çok hasta, sağlıklı değil, ya da sağlık sisteminde sorun var. Hastalar doktor doktor dolaşıyor, sağlıkta dönüşüm yasası nedeniyle de doktorlar daha fazla hastaya bakmak zorunda kalıyorlar. Her şey performansa dayandırılıyor, bu nedenle sağlıkta tüketim giderek artıyor. Uygulanan sistem, hastanın doktor ve ilaca ulaşımını kolaylaştırdı, ama hasta sağlığına kavuşamadı…”
**********
Doktorların durumuna gelince…
Gördüğüm kadarıyla, doktorlar artık “koşu atı” gibi.
Kaç hastaya şifa verdiği değil, kaç hasta muayene ettiği ve kaç ameliyat yaptığı önemli.
Başarı kriterleri bu!
Yine bu sistemde, doktor ile hasta sürekli çatışıyor.
Çünkü doktor, sağlıktaki tüm sorunların “müsebbibi” gibi gösteriliyor.
Artık “hastane-hasta ilişkisi” yok.
Hastaneler “işletme”, hastalar ise “müşteri” oldu.
İşletme-müşteri ilişkisi var…
Hastane kapısından içeri adımını atan hasta, “her şeyi satın aldığı” duygusuna kapılıyor, beklediğini bulamayınca da “taşkınlık” yapıyor.
İşte son zamanlarda sıkça rastladığımız “doktoru darp etme olayları” bu sistemin bir ürünü…
Doktorlar ve sağlık çalışanları bu sistemden memnun mu?
Bu soruya, İzmir’de yapılan bir anketin sonucunu yazarak cevap vereyim:
Anketi İzmir Tabip Odası yapmış…
“Recep Akdağ’a hakkınızı helal ediyor musunuz?”
Recep Akdağ, biliyorsunuz, bir süre önce değiştirilen Sağlık Bakanı…
Ankete katılanların yüzde 89’u, “Hayır, hakkımı helal etmiyorum” diye cevap vermiş.
Çok yüksek bir oran!
**********
Özetlersek…
*Sağlıkta “müşteri memnuniyeti” var. Doktora ve ilaca kolay ulaşılabiliyor, ama hastalar sağlığına kavuşamıyor. Durmadan doktor doktor dolaşıyor. Muayene sayısının yılda 620 milyona ulaşması, bunu gösteriyor.
* Doktorlar sistemden memnun değil, çünkü sonuçta kaç hastayı iyileştirdiğine değil, kaç muayene ve kaç ameliyat yaptığına bakılıyor.
*Sağlık harcamaları, son 10 yılda 6. 5 milyar dolardan 80 milyar dolara yükseldi. Bu, sürdürülebilir bir gider değil. Hasta sayısı ve sağlık harcamaları anormal arttı.
Bütün bu nedenlerden dolayı, AKP iktidarı sağlıkta başarılıymış gibi görünse bile, özünde başarılı değil.


Hiç, Türkiye’nin verdikleri konuşulmuyor!
*********
PKK…
*Elindeki 8 rehineyi serbest bıraktı.
*Silah bırakacak.
*Silahlı elemanlarını yurt dışına gönderecek.
*Türkiye’ye barış gelecek.
Hep bunlar konuşuluyor…
İyi de, söylenenlere bakıldığında, hep PKK vermiş olmuyor mu?
Karşılığında hiçbir şey almadan mı verdi veya verecek bunları?
İşte, toplumun henüz cevabını alamadığı soru bu!
Neyin karşılığı?
PKK, neyin karşılığı elindeki rehineleri serbest bıraktı?
Neyin karşılığı silah bırakacak?
Neyin karşılığı silahlı güçlerini yurt dışına gönderecek?
PKK, herhalde Başbakan Erdoğan’ın kara gözü kara kaşı için bu “iyilikleri” yapmadı veya yapmayacak.
İktidar, “verdiklerini” açıklamalı.
Bunu bilmek, hepimizin hakkı!

Bu yazı toplam 983 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim