• BIST 108.489
  • Altın 151,185
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Kocaeli : 5 °C
  • İstanbul : 15 °C
  • Sakarya : 5 °C

Tramvay için yol yükseltilirse Ankara Caddesi’ni su basar

M.Tanzer Ünal

İsmini vermeyeyim, verirsem üstüne çullanırlar…

Dün İzmit Ankara Caddesi’nde işyeri bulunan bir tanıdık uğradı.

Belli ki sorunu var, onu anlatacak.

“Tramvay” diye söze başlayınca anladım hemen.

Tramvay hattı inşaatı Ankara Caddesi’ne geldi dayandı, piyasa zaten kesat esnafın işleri iyice duracak, bu durumu şikâyete gelmiştir dedim kendi kendime…

Daha önemli bir şikâyeti varmış.

Şöyle anlattı:

“40 yıldır Ankara Caddesi’nde işletmem var. Bu yol 40 yıl içinde 50-60 cm. yükseldi. Asfalt üstüne asfalt, yol bu hale geldi. Şimdi tramvay hattı döşerken yolu 20-25 cm. daha yükselteceklermiş. Bu felaket bir durum yaratır. Kaldırımlar ortadan kalkar, işyeri girişleri yolla aynı seviyede olur. Bu da ilk yağmurlarda bütün işyerlerini su basması demektir…”

“Çaresi ne?” diye sordum.

Anlattı…

“Hatırlar mısınız, Fethiye Caddesi’nin son yapımında yolu kazımışlar kotu 30-40 cm. düşürmüşlerdi. Burada da aynı işlem uygulanabilir. Daha doğrusu uygulanması şart! Eğer bu yapılmazsa, biraz önce söylediğim gibi, her yoğun yağmurda Ankara Caddesi’ni sel basar, hepimiz perişan oluruz.”

“Bu durumu Büyükşehir Belediyesi yetkililerine bildirdiniz mi? Ciddi bir durum…”

Bildirmişler, gelip yolda ölçme yapan teknik kişilere bildirmişler…

Onlar da ilgililere ileteceklerini söylemişler.

Ancak, şikâyetlerinin yetkililere iletilip iletilmediğinden şüpheleri var.

Bu nedenle gelip bana anlatma ihtiyacını duymuş.

Şikâyetinin tüm Ankara Caddesi esnafı adına olduğunu belirtti.

İşte ben de bu şikâyeti dile getiriyorum.

Ey Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, Ankara Caddesi esnafının bu şikâyetine kulak verin.

Bir teknik heyet gönderin, iş işten geçmeden dile getirdiğimiz bu şikâyeti bir inceletin.

Bugün yapın bunu.

Yarın çok geç olabilir.

Bu konuyu izlemeye devam edeceğim.

 

 

Yeni bir bayram müjdesi!

Dokuz günlük bayram tatili bitti, önceki sabah gelip çalışmaya başladık, internet sitelerinde “Flaş… Flaş… Flaş” diye dikkat çekilmeye çalışılan önemli bir haber.

Açtım baktım, Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’tan 9 günlük Kurban Bayramı tatili müjdesi.

9 Eylül Cuma akşamdan 19 Eylül Pazartesi sabaha kadar…

Şu halimize bakar mısınız?

Ramazan Bayramı dedik, temmuz ayının üçte biri gitti.

Kurban Bayramı ile de eylül ayının üçte biri gidecek.

Ne diyeyim?

Allah bu ülkeyi yönetenlere ve bu ülkede yaşayan bizlere akıl fikir versin!

 

 

Türkiye, başarısızlığı ödüllendirdiği sürece…

Yaşamın değişmez kuralıdır.

Başarı, ödüllendirilir…

Başarısızlık, cezalandırılır…

En azından ödüllendirilmez…

Bizde tam tersi!

Eğitimde de bu böyle…

Sporda da…

Siyasette de…

Türk eğitim sisteminde sınıfta kalma var mı?

Yok!

İlkokula kaydını yaptırdıysan, devamsızlık yapıp okulu terk etmediysen, tembelde olsan çalışkan da olsan, sonunda lise diplomasını alıyorsun.

Böyle şey var mı dünyada?

Çalışsan da çalışmasan da lise diplomasını cebine koyuyorsun.

                                      *******

Sporda, özellikle futbolda, “başarısızlığın ödüllendirilmesini” daha yeni yaşadık.

Avrupa Futbol Şampiyonası’nda…

Türk Milli Futbol Takımı, şampiyonada 3 maç oynadı 2 mağlubiyet 1 galibiyet aldı, gruplardan çıkamayarak evine döndü…

Yani futbol dünyasına rezil oldu…

Ancak futbolculara, futbolcu başına 650’şer bin Euro prim ödendi.

Portekiz…

Portekiz, biliyorsunuz Avrupa Şampiyonu oldu, Portekiz’de yer yerinden oynadı, ülke itibarları zirve yaptı, futbolculara ne kadar prim ödendi biliyor musunuz?

Adam başı 275’er bin Euro.

Bir şey daha…

Türk Milli Futbol Takımı’nı çalıştıran Fatih Terim’in yıllık ücreti 3.5 milyon Euro…

Portekiz Milli Futbol Takımı’nı çalıştıran Fernando Santos’un yıllık ücreti ise 1.2 milyon Euro.

Yani Fatih Terim’in kazandığının üçte biri kadar kazanıyor.

Portekiz denilen ülkeyi de tanıyorsunuz…

10 milyon nüfuslu bir ülke.

Avrupa’nın güneybatısında, İber Yarımadası üzerinde, kuzey ve doğudan İspanya, güney ve batıdan Atlas Okyanusu ile çevrili küçücük bir yer…

Kişi başına düşen yıllık ortalama milli gelir, 23 bin dolar.

Ama onlar, maçlarını dikkatle izledim, çıkıp vatanları ve bayrakları için çatır çatır futbol oynadılar, parayı pulu düşünmediler, Avrupa Kupası’nı onurla müzelerine taşıdılar.

Ya bizimkiler?

Şampiyona boyunca “prim kavgası” vardı.

Alacakları 650’şer bin Euro’yu bile beğenmiyorlardı.

Vatanmış, bayrakmış bunları zaten hiç konuşmuyorum.

Kafalarımızı değiştirmediğimiz sürece, onlar hep başarır, biz hep seyrederiz.

Başarısızlığı ödüllendirmeye devam ettiğimiz sürece, “başarı” neden gelsin ki?

Başarısız olmak kolay, başarmak zordur!

Bu yazı toplam 1847 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim