• BIST 96.400
  • Altın 144,302
  • Dolar 3,5616
  • Euro 4,0009
  • Kocaeli : 13 °C
  • İstanbul : 17 °C
  • Sakarya : 13 °C

Türk insanı parasını nerelere harcıyor?

M.Tanzer Ünal

Sevgili okurlarım, sıkıntılı geçen günler içinde dikkatinizi bir başka “temel sıkıntı”mıza çekmek istiyorum.

Türk insanı parasını nerelere harcıyor, hiç merak ettiniz mi?

Aile bütçemizden en çok payı hangi harcama kalemleri alıyor?

Veya tersini sorayım…

En az harcamayı nelere yapıyoruz?

TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu), konuyu araştırmış geçenlerde açıkladı.

Rakamlar, 2014 yılı verileri…

Türkiye genelinde hane halklarının tüketim amaçlı yaptığı harcamaların pay yüzdeleri şöyle:

*Konut ve kira: Yüzde 24. 8.

*Gıda ve alkolsüz içecekler: Yüzde 19. 7.

*Ulaştırma: Yüzde 17. 8.

*Mobilya, ev eşyası, ev bakımı: Yüzde 6. 8.

*Lokanta ve oteller: Yüzde 6. 0.

*Giyim ve ayakkabı: Yüzde 5. 1.

*Çeşitli mal ve hizmetler: Yüzde 4. 3.

*Alkollü içecek, sigara ve tütün: Yüzde 4. 2.

*Haberleşme: Yüzde 3. 7.

*Eğlence ve kültür: Yüzde 3. 0.

*Eğitim: Yüzde 2. 4.

*Sağlık: Yüzde 2. 1.

Ailelerin “harcama öncelikleri” ni gördünüz değil mi?

En az harcama, eğitim ve sağlığa.

İkisi de listenin dibinde.

İnsanlar, önem verdikleri şeylere daha fazla para harcarlar.

Demek ki, aile fertlerinin eğitimine ve sağlığına hiç mi hiç önem vermiyoruz.

Sıralamaya dikkat edin…

*Eğlenceye, eğitim ve sağlıktan daha fazla para harcıyoruz.

*Haberleşmeye (tamamı cep telefonu masrafı), eğitim ve sağlıktan daha fazla para harcıyoruz.

Daha da vahimi…

*Alkollü içecek, sigara ve tütüne; eğitim ve sağlıktan daha fazla para harcıyoruz.

*Giyim ve ayakkabıya harcadığımız para, eğitim ve sağlığa harcadığımız paranın toplamından daha fazla.

Diğerlerine girmiyorum…

Eğer otomobil sahibiysek, otomobilimize eğitim ve sağlıktan daha fazla harcama yapıyoruz.

Özetle…

Her şeye para buluyoruz da, eğitimimize ve sağlığımıza para bulamıyoruz.

Hasta olmadan sağlığımızın değerini anlayamıyoruz.

Yatağa düşmeden doktora gitmiyoruz.

Hayatımızda “sağlıklı yaşam” diye bir kavram yok.

Sağlıkta harcandığı görünen para, “sağlıklı yaşamak” için değil, “tedavi olmak için” harcanan para.

Eğitim ise toplumumuzda hâlâ “okuma-yazma” ile eşdeğer.

Okuma yazma biliyorsan, gerisi kolay!

Ülkemizde geçerli olan “rant ekonomisi” içinde bir yolunu bulup köşeyi dönersin!

Meslek sahibi olmanın, alın teriyle para kazanmanın hiç önemi yok.

Toplumumuz henüz eğitimin önemini kavrayacak kültür düzeyinde değil.

Aradan onlarca yıl geçmeden de kavrayabileceğimizi sanmıyorum…

Bu konuda gün geçtikçe ümidim azalıyor.

Fakirleştirilen ve eğitimsiz bırakılan toplumlar, “sürü psikolojisi” içinde yönetiliyorlar.

Ülkemiz de ciddi olarak böyle bir tehlikenin içinde.

 Çocuklarımıza her türlü olanağı sağlamaya çalışıyoruz, ama “eğitim”in özel bir yeri olduğunu unutuyoruz.

Kendimiz “birey” olamamışsak, çocuklarımızı “birey” yapmak gibi bir gayretimiz ve hedefimiz de olmuyor.

Peki, bu konuda “Batı standartları” ne?

Batı standartlarına göre, gelirin “yedide biri” eğitime harcanması gerekiyor.

Bizde bu oran yüzde 2. 4!

 

 

Sadece vatandaş mı kusurlu?

Sağlık ve eğitim konusunda vatandaş “yanlış” yapıyor da, devletin bu konudaki politikaları doğru mu?

Alın birini, vurun öbürüne!

Devlet ve vatandaş, aynı “birleşik kaplar” içinde.

Vatandaş böyle olduğundan, devlet de aynı çizgidedir.

Veya…

Devlet böyle olduğundan, vatandaş da onun çizgisindedir.

Göreceli olarak sağlık ve eğitime çok para harcanıyor gibi görünse de durum gerçeği yansıtmamaktadır.

Sağlık Bakanlığı’nın harcadığı paralar, “sağlıklı yaşam” için değil, hastalandıktan sonra “tedavi etmek” içindir.   

Esas olan, insanları sağlıklı yaşatmaktır.

Hasta olduktan sonra eşek yüküyle para harcayıp tedavi etmek değil!

Eğitimin halini de görüyorsunuz…

Artık “bilimsel eğitim”i bir tarafa bıraktık, “din eğitimi” ağırlıklı bir sisteme geçtik.

Üniversitelerimizin durumu içler acısı.

Hem eğitim kalitesi, hem de fiziksel olanaklar yönünden…

Yılda yüz binlerce konut yapıyoruz, ama öğrencilerimizin yurt sorununu bir türlü çözemiyoruz.

Batık şirketlere, batık bankalara, saraylara ve lüks otomobillere trilyonlar buluyoruz, ama sıra öğrencilere adam gibi burs vermeye gelince, kaynak yok!

Bu bir yönü…

Diğer yönü daha felaket!

Gençlerin oku oku diye canlarını çıkarıyoruz, okuyorlar iş yok!

 

 

Herkes oturup adamakıllı bir değerlendirme yapmalı

Bayram sonu yeni eğitim dönemi başlıyor.

Bugünler, herkesin oturup konuyu enine boyuna düşüneceği günler…

Bu gidişat, inanın gidişat değil.

Aile harcamalarında öncelikler konusunda bir anormallik var, bu anormallik giderilmeli.

“Eğitim” ve “sağlıklı yaşam” harcamaları, ilk sıralarda yer almalı.

İlk 4, ilk 5 arasında…

Aksi takdirde “sağlıklı ve donanımlı gençler” yetiştiremeyiz.

Sonumuz felaket olur.

Devletimizin bekası tehlikeye girer.

Terör ve kısır siyasi çekişmelerin yaşandığı şu günlerde, bir başka tehlikeyi sizlerle paylaşmak istedim.

Bu yazı toplam 1257 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim