• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Kocaeli : 30 °C
  • İstanbul : 31 °C
  • Sakarya : 30 °C

Türk-Macar dostluk derneği gezisi - 1

Türk-Macar dostluk derneği gezisi - 1
Karatepe Tökhöly İmre ve İlona Zrinyi Türk-Macar Dostluk Derneği On İki Günlük Avrupa Tarih ve Kültür Yolculuğu 1

*Ziyaret ettiğimiz ülkelerde Türk izlerini sürerken günümüzdeki yaklaşımları yerinde görmek heyecen vericiydi.

*Kocaeli’de bağrımıza bastığımız Macar kahramanlarının  doğdukları, öğrenim gördükleri, savaştıkları ve kemiklerinin gömüldükleri yerleri görmek onları biraz daha anlamamıza yardımcı oldu.

*Aslında Türklerle kardeş olan Macarların şehir ve kasabalarını yeniden kardeş görmek, kardeş olma girişimlerine şahit olmak güzeldi.   

*İlimiz ve kentimizin Macaristan ve Slovakya ilişkilerine Avusturya (Carnuntum) da eklendiğinden buradaki yapılanmayı, Avrupa Birliği Projesi olarak bir antik yerleşimin nasıl da ilgi odağı bir alan durumuna getirildiğini gözledik.

*Sivil girişimlerin kabul gördüğü günümüz dünyasında İzmitli dostlarımıza kapıların nasıl açıldığını gördük, dostluk çemberinin bir halkası olduklarını yakından izleme fırsatı bularak gururlandık.

gez.jpg

On iki günlük  Macaristan, Avusturya, Slovakya, Makedonya, Yunanistan’lı Avrupa kültür yolculuğu, 2012 de Kocaeli Karatepe Tökhöly İmre Dostluk Derneği tarafından ilki gerçekleştirilen yolculuğun ikincisiydi.

Derneğin yönetim kurulu üyelerinden Numan Gülşah; ziyaret edilen ülkelerdeki belediye ve vakıflarla ilişkilerden, Meral Özesener; yolculuk ve konaklamalardan, İbrahim Sarı; İzmit Yetiştirme Yurdu ile Shekesfehervar Çocuk Yurdu ile kardeşlik konusundan sorumlu olarak gezinin mimarları idiler. Dernek Başkanı Ertunç Baykal’ın yokluğu, eşinin rahatsızlığı nedeniyle idi. İlkinde olduğu gibi Macarca çevirmenimiz Hüseyin Kaygusuz idi.

 

Geziye Katılanlar

Numan Gülşah, Meral Özesener, İbrahim Sarı, İsa Taşkıran, Ayşen Taşkıran, Müzeyyen Ünal, Selvi Tellioğlu, Arif Başer, Barbaros Gülşah, Nihat Çavdar, Esma Çelik, Bekir Çelik, Hüseyin Kaygusuz, Havva Aktaş, Özkan Mert. Kaptanımız; Kamil Bayazıt.

 

Hareket; 28 Temmuz 2014 saat 15.30

Gezimiz, Tuncay Seyahat’e ait küçük bir otobüsle; İzmit Perşembe Pazarı’ndan 28 Temmuz 2014 saat 15.30 da başladı. Kaptanımız, Karadenizli(Of’) bir genç adam; Kamil Bayazıt. Gurubun kaynaşması, ilk durak yerimiz Edirne’de Selimiye Camii’ne çıkan yol üzerindeki ciğercide oldu. Biz ciğerleri, Edirne sinekleri de bizi yedi. Kapıkule’den çıkarken saat 12 yi geçiyordu. Bulgaristan, Sırbistan, Hırvadistan gümrüklerinden girip çıkmak ayrı bir hüner gerektiriyordu. Gece konaklama otobüste idi. Yol üzerindeki parklarda Meral Özesener, İbrahim Sarı; dolmalı sarmalı, börekli, türlü çeşit peynirli, zeytinli, domatesli biberli ikramlarla donattıkları şahane masalar çok doyurucuydu. Üstüne de sevgili gelinim Seda Ünal’ın baklavaları, “bayramda yolculuk” simgesiydi.

Bürokrat, politikacı, dernek başkanı olarak tanıdığımız Selvi Tellioğlu ile seyahat çok keyifli. Keyif de, rahatsızlık da geçiçi derler, Peşpeşe gelen Temel’li Karadeniz fıkralarına gülüşümüzü, söylediği her şarkıya da seslerimizi katma ustalığını gösterdi. Bekir Çelik ve eşi Esma Hanım da Türk sanat müziği konusunda gerçekten iyilerdi. Uzun seyahatlara doğrusu müzik ve fıkra iyi geliyor. Of’lu kaptanımız Kamil de zaman zaman çoştu, Temel’li fıkraları hiç de aşağı kalmadı. Budapeşte Yunus Emre Kültür Merkezi’nde keyifle dinlediğimiz Özkan Mert’in  İsveç’e geçerken vedası yine şiirle oldu.  Gezmek güzeldi. Fıkralar, şarkılar ve şiirle gezmek çok daha güzeldi.

Bodrum’dan gazeteci Nihat Çavdar’ı “bugün ne giyecek” diye hep merak ettik. Her güne ayrı bir kreasyon. Her kıyafete de ayrı aksesuar. Çoğu zaman bir Şanghaylı idi.. Ankara‘dan katılan Atatürk kitapları yazarı Tarihçi Arif Başer gezinin hiç bir anını kaçırmadı, belgesel kaydını yaptı.

KOÜ Aslanbey Havacılık Yüksek Okulu Öğretim Üyesi İsa Taşkıran ve öğretmen eşi Ayşen Hanım Maşukiye ile Macaristan-Slovakya kırlarını karşılaştırdılar ama  oğulları ile Ohri’de karşılaşamadılar. Kültür gezisine öyle kaptırdılar ki iş güç sahibi çocuklarına hediye diye oyuncak müzesinden aldıkları bebeklerle yetinmek zorunda kaldılar.

“suyun öte yakasından” Bekir Çelik ve sevgili eşi Esma; Üsküp’ü ve Ohri’yi onlarla hatırlayacağız.

Genç Türkolog Havva Aktaş duvarlardaki eski yazıları okuması dikkatlerden kaçmadı ama aklımda miğferli bir amazon, uzanmışken yanındaki tabaktan üzümü almayı külfet gören bir Romalı, taht iddiası olan bir Macar soylusu gibi   zaman ötesi sahnelerde hatırlanacak.       

Genç Makine Mühendisi Barbaros Gülşah; geziye katılanların yaş  ortalamasını düşürdü. Geç vakitlerde yaban ellerin karmaşık şehirlerinde novigasyona bağlanmış gibi yol bulmasını unutulmazdı. Çaresiz o yürüdü biz koştuk. Selvi Tellioğlu ile birlikte “selfi” sözcüğünün aklımıza getirdiği ilk iki isim olacaklar. İnternet hep onlar için çalıştı. Ne olacak “zamane çocukları”.

Geceyi arabada geçirmiştik.  29 Temmuz günü akşamı Macaristan’ın Pecs şehri, Plateneum Oteli’ne vardığımızda saat 22.45’I gösteriyordu. Eski şehrin trafiğe kapalı caddesine açılan merkezi, gösterişli, güzel bir oteldi.  

 

Dünyanın En Kısa En Kanlı Meydan Savaşının İlham verdiği şehir: Mohaç

30 Temmuz sabahı enfes peynirlerini, rengarenk marmelatlarını afiyetle yediğimiz enfes kahvaltıdan sonra Mohaç’a hareket ettik. Mohaç, Peç şehrine çok yakındı. Belediye Binası’nın bulunduğu meydana girdiğimizde gördüğümüz büyük kubbeli yapının, Türk döneminde cami olarak yapıldığını öğrendiğimizde kimse şaşırmadı. Hemen yanında da ağır zırhlı, kılıcı -kalkanı yere dayanmış, başı altın taçlı tükenmiş bir anıt heykel dikkat çekiyordu. 1526 da Osmanlı Devleti ile – Macar Krallığı arasında yapılan Mohaç Meydan Savaşı’nda kahramanca savaşıp ölen Macar Kralı II.Layoş’un haç altında platformsuz heykeli idi. Anıt kemerli bir çatı ile kapanan çok sayıda sütundan oluşan bir mimari yapının önünde idi. Her sütuna 1526 savaşında Kral Layoş gibi ölen kahramanlarının plaketi çakılmıştı (Perenyi Ferenc, Szalkai Laszlo, Tomori Pal vd.).

Macar ordusunun tamamen yok edildiği bu muharebede Macar tarihçi Perces’e göre Kral dışında 28 Macar Soylusu, 7 Rahip, 500 asılzade öldürülmüştür.

 

MOHAÇ ŞEHİR MECLİSİ SALONUNDA

Mohaç Belediye Başkan Yardımcısı Mr. Szeko Jorsef’ın randevusuna yetişmek için meydanda fazla kalamadık. Görevliler tarafından karşılanıp  toplantının yapılacağı Belediye Meclisi salonuna girdik. Salonun uzun kenarındaki pencereleri meydana bakıyordu. Başkanlık divanının yüksek kürsüleri karşısında, Meclis üyelerinin sandalyelerinin arkasındaki duvarda tablo gibi bir kilim dikkat çekiyordu.  Başkan yardımcısı, “Duvardaki resim Paris’te büyük ödülü aldı, Mohaç Savaşı’nda saklanarak kurtulan askerlerin temsili resmidir. Savaşta koyun postuna bürünerek saklanan askerlerle ilgili törenlerde oynanan pek çok oyun var. Hayvan başlıkları takarak, hayvan postlarına bürünerek saklanma Mohaç’ta yapılan festival oyunlarında da yer almaktadır” dedi. “O devirlerde neler olduğunu aslında pek bilen yok. Bu gösterileri(saklanbaç oyunlarını), Hırvatlar kendilerine ait sayıyorlar ama onlar Mohaç’a 45 yıl sonra geldiler. Tarihe mal olmuş bunlar. Türk Hakimiyeti sırasında 150 yıl hiç bir baskı uygulanmamış. Türk- Macar dostluğu bizim için çok önemli” diyen  Szeko Jorsef, bulunduğumuz Meclis salonunda nikah törenlerinin de yapıldığını anlattı. Osmanlı-Macar yakınlığı, Macarca’da ortak kelimelerin olduğu, kökenlerimizin aynı olduğu gibi, yakın tarihimizde de ortak pek çok şeyin varlığını, Beykoz Belediye Başkanı örneği bazı Türk dostlarının kendilerini Macar hissettikleri gibi, O da kendisini “Türk ” hissettiğini ifade etti.

“Bayramın 3. günü burada olmaktan mutluyuz” diye söze başlayan Dernek II. Başkanı Numan Gülşah; Türk –Macar ilişkileri’nin Kocaeli_İzmit bölümünü; Tökhely ve İlona Zrinyi’i anlattı. 2013 te Macar Mülteci Anıtı’nı Gölcük’te açan Belediye Başkanı’nın selam ve mesajlarını dile getirdi. Bay Szeko; Gölcük ile “kardeş şehir” olmaktan memnun olacaklarını, ancak yerel seçimler çok yakın olduğu, Gölcük Belediyesi ile seçilecek yeni meclis ve başkanın yazışmaları sonucunda verilecek kararı beklemenin doğru olacağını” söyledi. 

Macar yerel seçimleri arifesindeki Başkan Yardımcısına iyi şanslar dilendi. Gölcük’lü seramik sanatçıları tarafından Gölcük Belediyesi’ne ait seramik atölye ve fırınlarında İmre Tökeli Derneği’nin siparişi üzerine Macar motifleri ile dizayn edilen tabaklar ile Berggren’in ünlü “İzmit Thökely Caddesi” fotoğrafı,  “İzmit pişmaniyesi” eşliğinde Bay Szeko’ya takdim edildi.

Mohacs Belediyesi’nin kalın kağıt torbalarda verdiği kitap ve broşürler; kent ve bölge ile ilgili eksik kalan bilgi ve görseller yönünden şahane tamamlayıcılardı, teşekkürler. 

Mohaç Belediye Başkan Yardımcısı; saklanbaç oyunları, malzemeleri ile ilgili müze, atölye ve bunlarla ilgili alışveriş yapılabilecek kent merkezinde bir mahal olan Busoudvar ile şehir dışında Mohaç Savaş Meydanı’nın yapıldığı açık hava müze alanına gitmek üzere Belediye binasından ayrıldık.  

 

Mohacs Busojaras Karnavalları-Festivalleri

Avrupa’da festival olayı her yerleşim yerinin yılda bir veya bir kaç kez yaptığı geleneksel değerlerin oyun, müzik, yeme – içme ve yarışlarla ifadesini bulduğu, zaman zaman dini motifleri de içeren hayatlarına renk ve canlılık getiren organize faaliyetlerdir. Ticari ilişkiler ve turizm de peşi sıra gelir.  Günümüzde de sanatın kitlelere ulaşmasında çok büyük katkı sağlamaktadır.  Mohaç müzelerinde ağırlık 1526 Mohaç Savaşı ile ilgili. Macaristan’ın kaderini değiştiren bu olay festivalin de ana temasını oluşturmaktadır; savaştan kurtulanların saklanma yöntemleri, kaçtıkları kayıklar, savaşın korkunç seslerini simgesi “kaynana zırıltısı” diye isimlendirdiğimiz dayanılmaz sesler çıkaran alet.. Koyun başta olmak üzere gerçek hayvan postları, gerçek hayvan başlıkları, ahşap kaynana zırıltıları, müzelerde yerini aldığı gibi, festivallerde kullanılmak ya da hatıra eşyalar olarak yerel sanatçılar tarafından imal ediliyor. BUSOUDVAR Müzesi böyle bir yer. Workshop yapılabilecek yerler, atölye ve satışın bir arada olduğu dükkanlar ve müze bir arada.

Müzeye girdiğimizde kesif bir post kokusu boğazımızı yaktı. Ortada çalı çırpıdan çadırımsı bir kulübe yerlerde ağaç kayıklar, top arabaları ile hayvan başlıklı, post kıyafetli yüze yakın heykel değişik yerlerde guruplanmıştı. Duvarlarda da poster görüntüler. Ayağa kalmış uzun tüylü hayvanlar etrafımızda çok ürpertici bir manzara sergiliyordu. Bazı küçük salonlarda Türk ve Macar gurupları, mutfak ya da odalarda dönemin eşyaları kıyafetleri ya da yaptıkları işle ilgili canlandırma gerçekleştirilmiş.  

Bir görevlinin birine dokunduğunu hissetmemle bir kaç saniye koyun postunun arasında nefesim kesildi. Sanki kıyamet koptu. Heykel diye gördüklerimiz canlandı. Seyircileri sardılar. Ellerindeki kaynana zırıltılarını döndürdükçe dayanılmaz sesler çıkardılar. Neyse ki bu bir kaç saniye sürdü. Sanki savaş anına geri dönüldü. Bu rutin gösterinin bir parçasıymış. 

Mohacs kentinde, koyun postu, mask ve kaynana zırıltısından oluşan 1100 festival kıyafeti (saklanbaç elbisesi) hazırda beklermiş.

 

Peçevi İbrahim Efendi Tarihi’de göre Mohaç Savaşı

 23 Nisan 1526 da Sultan Süleyman’ı Sadrazam ve Rumeli Beylerbeyi İbrahim Paşa Edirne’de askerleriyle karşıladı. Padişahın çadırı 29 Haziran’da Belgrad sahrasında kuruldu. 28 Temmuz 1526 dan sonra Varadin, 8 Ağustostan başlayarak da İlok, Kortik, Dimitriçe, İrik, Gogorofça, Lukay, Sotin, Dalakva, Ardud, Çervinik, Raça, Ösek kale ve palankaları fetholundu. Ösek’te 3 gün içinde tamamlanan köprü 20 Ağustos’ta   geçilerek Macar topraklarına ulaşılınca Padişah buyruğu ile geri dönülmesin diye köprü yıkılarak islam ülkeleri ile bağlantı kesildi.

Drava ırmağı geçildikten hemen sonra orada konaklandı. Önce islam askeri mum donanması yaptı. Sanki dokuz feleğin yıldızları bir yere toplanmış. Her tarafı Nevruz gününün bile kıskanacağı bir görünüme sokmuştu.   29 Ağustos 1526 da Mohaç sahrasında ilkin başlarında Tomori Bal olan Macar alayları ile karşılaştılar. Tomori’nin başı kesilip, padişaha kral başı diye getirildi. Kralın da içinde olduğu alaylar bozguna uğradı. Kral savaş alanından kovulup kaçarken ovanın sonunda bulunan ve kral köprüsü diye tanınan bataklığa vardığında önünde kaçışan kafirler biribirleri üzerlerine öyle yığılmışlardı ki aralarında bir insanoğlunun değil bir köpeğin bile geçebileceği yer kalmamıştı. Arkadan gelenlerin üst üste yığılıp sıkıştırması ile sayısız kafir batağa saplanarak telef olmuşlar. Kral da onlarla beraber batıp uğursuz canını cehennem zebanisine ısmarlamıştı. Saadetli Padişah, İstanbul’a döndükten sonra, kafirler kralı bataklıktan çıkarmış ve İstolni Belgrad’a götürüp öteki kralların yanına gömmüşler.    

 

Mohaç Savaş Meydanında Macar Tarihi Anıt Parkı

Tuna Ulusal Parkı Müdür Yardımcısı Eszter Buchert, 1526 yılında Kanuni Sultan Süleyman ve Macar Kralı 2. Lajos arasında Mohaç ovasında yapılan ve Türklerin büyük zaferiyle sonuçlandığını, savaşın yapıldığı meydanın Macaristan tarafından 1976 yılında park haline getirildiğini, AB tarafından verilen yaklaşık 2 milyon euroluk mali kaynakla savaşın yapıldığı ovadaki parkın restore edildiğini, Macaristan'a gelen Türk turistlerin binlercesinin bu parka gelerek savaşın yapıldığı yeri ziyaret ettiğini açıkladı.

Buchert, park ile ilgili broşürlerin belgesel filmlerin, Macarca ve İngilizcenin yanı sıra Türkçe olduğunu, arkeolojik kazılarda savaş alanında bulunan Osmanlı askerlerine ait kılıç, balta, kalkan ve okların müzelerinde sergilendiğini kaydetti. Dünyanın e n kısa süren meydan savaşının yapıldığı yer olarak tarihe geçen Macaristan'ın Mohaç şehri ve savaşın yapıldığı alandaki anıt-müze- park Macaristan'a gelen Türk turistlerin ilgi odağı.

Savaş alanının Macar ziyaretçilerinin de çok olduğunu, öğrencilerin de buraya yoğunlukla ziyarete getirildiklerini Macarların; bu alanı ve toplu kemiklerin yer aldığı fotoğrafları gördüklerinde Türklere karşı nefret duygusuna kapılmıyorlar mı? Sorusuna, Tarih yaşanmış, geçmiş. Amaç nefret değil, neler yaşandığının bilinmesi. “tarihimizde bir Türk Dönemi” olduğu, bunun nasıl başladığını öğreniyorlar. Kaçış, saklanma hikayeleri ilgilerini çekiyor. Festivallerde oynamaktan da seyretmekten de bıkmıyorlar. Müzelerde bile gösteriler devam ediyor. Eszter Buchert göre park kapısı toplu kemikleri temsil eder. Parkın geneli de temsili mezardır. Laleli havuz ise; hayat suyu.

Kazı alanında sanatçıların ahşaptan ürettikleri temsili ağaç heykeller arasında Kanuni Sultan Süleyman, atlar, silahlar ve bir de çan kulesi dikkat çekiyordu.  Kanuni Sultan Süleyman’ın ahşap heykelinin boynuna astıkları bir filenin içinde de ahşap kesik başlar “savaş böyle bir şeydir” diye gerçekleri hatırlatıyordu. Savaş alanında yapılan arkeolojik kazılar sırasında bulunan toplu mezarlar Mohaç bataklığının kendi insanlarına savaş kadar ölümcül olduğunun kanıtları idi.

Macaristan Tarihi’nin  yazarı F. Eckhart’a göre; Mohaç Meydan Savaşı ile ilgili olarak; Hezimet tamdı. Macar topçu kuvvetlerinin hepsi ve ordunun yarısı mahvolmuştu. Bizzat kral firar ederken yaralanan atından tuğyan etmiş, Csele Patak mansabında düşerek bataklıkta boğuldu. Katledildiğine dair sonradan çıkan rivayetler tamamiyle asılsız uydurmalardır(TTK,1949). 

 

Osmanlı coğrafyasının Avrupa ana karasında en batıdaki bu görkemli zaferinin  sonuçları Macaristan için çok önemliydi. Osmanlı Devleti ile Macar Krallığı arasında yapılan Mohaç Savaşı(29 Ağustos 1526) sonunda Macar Krallığı sona erdi, Osmanlı Devleti’ne, Habsburglar’a ve Osmanlı Devletine bağlı bir voyvodalık olan Erdel ‘e verilmek  üzere üçe bölündü.

 

Mohaç Arkeolojik Alanı

Atalarımızın zaferlerinin uç noktası Mohaç, mağlup olsalar da sonuna kadar kahramanca savaşarak ölen bir kral ve ordusuna saygıyı iliklerimize kadar hissettiğimiz yer oldu.  “Milli Anı Parkı” olarak bilimsel anlamda dizayn edilince, karşılaşan ulusların mirasçılarının ilgisi kaçınılmazdı. Belgesel filmleri, canlandırmaları izlerken “Türkçe” seçeneği de var. Dünyanın en iyi tükologlarını yetiştiren Macarlar, Osmanlı Arkeolojisi konusunda da dünyada çok ilerideler. Mohaç arkeolojik alanı bunun iyi bir örneğiydi.

Yarın  PECS

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim