• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • Kocaeli : 11 °C
  • İstanbul : 20 °C
  • Sakarya : 11 °C

Türk-Macar dostluk derneği gezisi - 3

Türk-Macar dostluk derneği gezisi - 3
Zigetvar bu gezinin önemli ayaklarından biriydi. Macaristanı bir eyalet olarak Osmanlı ülkesine katan Sultan Kanuni Süleyman’ın ölümü, hasta olarak çıktığı Zigetvar kuşatması sırasında otağı’nda olmuştu.

Kanuni Sultan Süleyman’ın Son Macaristan Seferinde Vefat Ettiği Sigetvar

O’nun son seferini yaptığı Zigetvar (kale ve kasabası) ve buradaki Türk izleri görüldü. Macar-Türk Dostluk Parkı’ndaki  Kanuni’nin bazı organlarının gömüldüğü sembolik mezarı ziyaret edildi. Bu ziyaretin anısına Kocaeli Karatepe Thökhöly İmre-İlona Zrinyi Dostluk Derneği’nin ağacı dikildi. Ağaç; Sigetvar; Macaristan Büyükelçisi Dr. Janos Hovari’nin işaret ettiği gibi; sadece Kanuni Sultan Süleyman’ın hatırası değil “en az 20 000 Osmanlı Türk askerinin işaretsiz mezarı” na idi.

 

40 kadar irili ufaklı yerleşim yerinin merkezi, 12 000 nüfuslu Zigetvar’da Belediye Meclis Salonu’nda kabul edildik. Belediye Başkanı Janos Kolovics’i, göremedik ama Başkan yardımcısının Meclis Salonu’ndaki doyurucu açıklamaları; Zigetvar Kalesi ve oradaki Kanuni Camii, Macar-Türk Dostluk Parkı ve Türk Evi’nin gezilmesi sırasındaki rehberliklerini hep hatırlayacağız.

Uzun kürsünün iki yanında 1566 da Kanuni’nin son seferi Zigetvar Kuşatması sırasında öldürülen Kale Beyi Macar Kahramanı Zrinyi Miklos ile, Sigetvar Kalesi savunmasını destanlaştıran şair Miklos Zrinyi’nin büstleri vardı. Zrinyi’ler duvarlarda diğer bey ve kahramanların fotoğraf ve tabloları arasında yer almışlar. Duvar kenarlarında dizili eski sandalye arkalıkları eski meclistendi. 

 

TİKA

(T.C.Başbakanlık Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı); Tarihi ve kültürel mirasın korunması adına proje ve çalışmalar yürüten Serdar Çam başkanlığındaki TİKA heyetinin 17-19 Eylül 2012 tarihli Macaristan ziyareti Türk ve Macar tarihinin ortak kültürel mirasın korunması konusunda iki ülkenin işbirliğine yönelik önemli temaslar kurulmuştu. 21 Kasım 2012 tarihinde de Ankara  Macaristan Büyükelçiliğinde, TİKA Başkanı Dr. Serdar ÇAM ile Zigetvar Belediye Başkanı János Kolovics, basın mensuplarının da katıldığı törenle iki farklı metne imza attı. İlk olarak Macaristan’daki Osmanlı eserlerinin ve Zigetvar ’da bulunan Türk Evinin restorasyonunu kapsayan ve iki ülke ortak tarihini korumaya yönelik, karşılıklı iyi niyete dayalı bir mutabakat zaptı imzalandı. Ardından Kanuni Sultan Süleyman’ın son seferini yaptığı Zigetvar Kalesinde Padişah’ın iç organlarının gömülü olduğu türbenin yeniden inşa edilebilmesi için yerinin belirlenebilmesi amacıyla Araştırma Destek Anlaşması imzalandı.

5 Şubat 2013 de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Macaristan Başbakanı Viktor Orban’ın nezaretinde TİKA Başkanı Dr. Serdar Çam ile Macaristan Kalkınma Bankası Başkanı Laszlo Jozsef Baranyay tarafından Budapeşte’de imzalanan mutabakat zaptıyla

 

- Zigetvar’da Bulunan Kanuni Sultan Süleyman Camii’nin rekonstrüksiyonu

- Zigetvar da bulunan Türk Evinin restorasyonu ve müze olarak düzenlenmesi

- Kanuni Sultan Süleyman’ın iç organlarının gömülü olduğu türbenin bulunması ve yeniden inşa edilmesi

- Pecs’te bulunan İdris Baba Türbesinin

- Macaristan’daki Osmanlı Dönemi Hamamlarının

- Budapeşte’deki Gülbaba Türbesinin restorasyonlarının yapılması konularında anlaşma sağlandı.

 

Ali Paşa Camii

Zrinyi Meydanı’na açılan Belediye Meclis balkonu, canlı renkleri, çiçekli pencereleriyle  güngörmüş binalara, sol ortada bembeyaz Ali Paşa Cami ve karşısında da kaleye giden caddeye bakıyordu. Bu caddeden yürüdük, dere üzerindeki köprüyü geçip kale kapısına ulaştık.

Molnar’a göre bucağın ortasında eski kentin dört kapısına giden dört yol ağzındadır. Barok kaplamalı bu camiyi 1589 da  yaptıran Ali Paşa’dır. Bugün kilise olan (müze)cami, düzenli, tertipli merkezî bir barok yapıdır. Yarım dairelik kubbesinde István Dorffmeister(1730-1797), Szigetvar’ın hareketli arihini tablo olarak canlandırmıştır. Camiin minaresi 1715 te yıldırım düşmesi ile yıkıldı. Türk çağından sonra ilkin barut deposu olarak, sonra da kilise olarak kullanıldı. 1780 de barok kule yapıldığı sırada caminin kubbeli kutsal yeri 1910 da mihrabı yıkıldı. 1962 de toprağın çökmesi üzerine duvarları ve kubbesi çatladı; çünkü 1790 da bataklıkların ağaçlandırılması(kurutulması) üzerine kalas temelleri çürümüştü. 1964 te özel temeller sağlandı. Büyük boyutlu iç alan kemerleri ile 3 kurna dikkate değer.

Kilisenin kubbesindeki ve dua edilen arka kısımları süsleyen, Sultan Süleyman’la Miklós Zrínyi’nin ölümlerini tasvir eden freskolar István Dorffmeister’a aittir. 1911 de Frigyes Schulek ve  1973 de de Pál Bozó’nun planları doğrultusunda yeniden inşa olunan merkez kilisesinde,  XVI. Yüzyıl Ali Paşa camii izleri bugün pencere ve kapıları ile yaşamaktadır.

 

Zigetvar Kalesi

Zigetvar kalesinin kapısı ardına kadar açıktı. Kapıdan geçerken duvarların kalınlığının farkına vardık. İçerisi cennet gibi. Kavurucu güneş geniş yapraklı derin gölgeli yüksek ağaçların altına işlemiyordu. Yemyeşil çayır kale surlarının iç bedenlerine kadar uzanıyordu. Ortada da uçuk sarı renkli, birbiri içinde; cami, cami mahvillerini ve yanındaki müzeyi de kucaklayan bir bina gurubu vardı.  Bahçede eski zaman topçusu, okçusu, eli kılıçlı silahşörleri dolanıyordu.

Top atışı ile karşılandık. İsteyene top atışı yaptırıldı. İstemeyene ok atma öğretildi,  eski savaş oyunları denendi ve  yarışmalar yapıldı. Seyirciler doğal anfide, oyuncular çayırda, kendilerini oyunlara kaptırdılar.

 

Zigetvar Kalesi’nde Sultan Süleyman Camii

Kalede köprü ile geçilen bölümler vardı. Cami kapısı, kale kapısının tam aksi istikametinda idi. Minarenin olduğu duvar dışında cami duvarları ikinci bir duvarın içinde idi. Yani dış mahvilleri kapalı idi. Minarenin bulunduğu duvarın olduğu taraftan açılan kapı, cami mihrabının dış duvarı boyunca uzanan bir salona açılıyordu. Bu salon caminin yan mahveline açıldığı gibi, müze salonlarının da sahanlığı idi.   Yerlerde top gülleleri, duvarlarda esi kitaplardaki Zigetvar resim ve minyatürleri, çizimler, fotoğraflar.  Dönem zırhları, savaş kıyafetleri, mobilyalar da sergilemede idi.

Cami kapı demirleri ilginç, pencerelerindeki lokmalar tanıdıktı. Caminin taş tabanı ve tavanı belli ki yeni restore edilmişti. Mihrap ve duvarlardaki dönem kalıntıları  yerli yerinde idi. Cami pencerelerinden müze içinde, yan mahfilde ve bahçedeki faaliyetler izlenebilirdi. Mihrabın önüne üç seccade konulmuş,  isteyen namaz da kılabilirdi.          

Selanikî’ye göre cami Türkler tarafından altı haftada yapılmıştı. Evliya Çelebi’ye göre, şerefeye ulaşmak için meşeden yapılmış 110 basamak saydığı kurşun çatılı parlak bir camidir. Molnar’a göre; “General de Vecchi top ararken camiin tüm içini kazdırmış, Sonra kendi konutunu oraya yaptırmıştı. Generalin 1702 de ölümünden sonra cami hastane olarak kullanıldı ve XVIII. Yüzyılda tahıl deposuna dönüştürüldü. Yeni sahibi bu yüzyılın başında manej(at meydanı)’e çevirdi. 1963 te onarılarak müze haline getirildi. Minareden 8 m. yüksekliğinde bir kaideden bir gövde kalmış. “arim de yıkılmış. Onarımlar sırasında cami duvarına bitişik eski medrese bulundu. Duvarlarda Kur’an’dan yazıtlar meydana çıktı. Bunlar Doğu bilgini Hammer Purgstall(1774-1855) tarafından çözüldü(1841)”. 

Tekrar surlardan çıkıp kasabaya yürüdük, Ali Paşa Camii tam karşımızda yol boyu eşlik etti.

           

Zigetvar’da bir Han

Zigetvarda son durağımız, Türkler tarafından tüccarların kalması için inşa edilen bir “han” oldu. Beş yüz yıllık bu sevimli iki katlı binanın inşaasında ince  tuğla kullanılmıştı. Bu malzeme Szigetvar’ın diğer yapılarında olduğu gibi 30_15_3 ölçülerinde düz kiremitten yapılmıştı.  Aşağı kat; mutfak ve yemek alanı, üst kat; konaklama alanı idi. Molnar’a göre bina(1958) “Kur’an okulu idi. Bu okul eski kentin surları dışında bulunuyordu. Uzun planlı bina prizma şeklinde taş çerçeveli orijinal parmaklıkları ile hemen hemen zarar görmeden korunmuştu. Okulun üstünde tonoz kemerli bir tek salon vardı”.

 

Macar -Türk Dostluk Parkı (1994)

Sigetvar kuşatması sırasında 1566 da hem Kanunî, hem de kale komutanı IV. Miklós Zrínyi hayatlarını kaybetmişlerdi. Bu gün hayata gözlerini yumdukları yerde; Sigetvar’daki Dostluk Parkı’nda heykelleri yan yana durmaktadır. Park; Kanuni Sultan Süleyman’ın doğumunun 500. Yılında (1994) Türkiye Cumhuriyeti’nin girişimleri ve maddi desteğiyle kurulmuştur. 1566 Zigetvar kuşatması sırasında padişahın otağı kurulu olduğu yer bu parkta deniliyorsa da bu hala tartışmalıdır.

Heykeltraş Metin Yurdanur’un yaptığı yanyana Kanuni Sultan Süleyman ve Miklos Zrínyi büstlerinin arkasında Kanuni’nin mermerden temsili mezarı ile duvarların dışında da çini kaplı temsili türbesi yer almaktadır. 

 

Kanuni Sultan Süleyman Türbesi

Evliya Çelebi’ye göre; “974 tarihinde Sultan Süleyman’ın oğlu Selim tarafından yaptırılmıştır. Sultan Süleyman Sigetvar fethinden üç gün evvel Vefat etmiş, ve Sokollu Mehmet Paşa Sultan Süleyman’ın vefat ettiğini birden orduya bildirmeyip sağdır diye hizmetleri önceki gibi sürdürmüştür. . Bu arada Sultan Süleyman’ın kalp, ciğer ve barsaklarını çıkartarak vucudunu tahnit eder. Kalp ciğer ve barsaklarını da bir altın leğen içinde orada defneder.  Sonra Selim Han tahta çıkınca bu nurlu türbeyi yaptırır. Sigetvar’a bir saat mesafede Süleyman Han’ın otağı büyüklüğünde yüksek bir tepe üzerinde Sigetvar’ın doğusunda bağlı , bahçeli bir yerde dört köşeden uzuncadır. Bütün Sigetvar sahrası bu kaleden görünür. Bütün Sigetvarlılar buraya gelerek piknik yaparlar.Kuzeye açılan kapısı ve hendek üzerinde köprüsü vardır. 1074 tarihinde düşman gelip kaleyi yakar….1074 Senesinde Sultan Dördüncü Mehmet Han, bu türbe kaleyi daha güzel ve büyük olarak yaptırdı. Çevresi tam  binbeşyüz adım oldu. Palanga duvarları ve hendeği sağlamaştırıldı. Daha önce nurlu türbe, cami mescit, medrese han, hamam, tekke ve dükkanların hepsi İkinci Selim’in iken bu mübarek senede hepsi Dördüncü Murat Han’ın hayratı oldu...”

 

Kanuni Sultan Süleyman’ın Kayıp Türbesi

Evliya Çelebi’nin ziyaret edip bir yasin-i şerif okuduğu Zigetvar’daki Süleyman Hanı’ın Türbesi, palanka, tekke ve diğerlerinden oluşan istihkam kasabası  kayıp. Kalenin fethinden iki gün önce burada hayatını kaybeden ve öldüğü gizlenen Kanuni’nin tahnit edilen bedeni İstanbul’a götürülmüştü. İç organları ve kalbi yakındaki Turbek köyünde defnedildiğine inanılıyor ise de bunun doğru olmadığı anlaşılmıştır. Oğlu Sultan II. Selim tarafından yaptırılan ilk türbenin yeri ile ilgili Macar ve Türk bilim adamları tarafından araştırmalar yapmaktadırlar. Sonuç alabilmek için sadece arkeolojik değil çok disiplinli çalışmalar yapılmaktadır. 

 

Kanuni Sultan Süleyman’ın Sigetvardaki Hatırası

Sigetvar Belediyesine gittiğimizde elimize henüz mürekkep kokuları geçmemiş bir kitap verdiler. 2014 baskılı Pecs Üniversitesi’nden Doğu Akdeniz Bölgesi Balkan Araştırmaları Yöneticisi Doç. Dr. Norbert Pap’ın editörlüğünü yaptığı “önsöz” ve “Sigetvarda Kanuni hakkında yapılan araştırmaların ana noktaları ve 2013 yılı sonuçları” başlıklı yazılarının da yer aldığı bu kitap “Akdeniz Bölgesi ve Balkanlar Forumu “adlı derginin özel sayısı olarak Macar ve Türk dilinde yayımlanmış. Makale başlıkları kitabın tanıtımı için yeterlidir.

*Macaristan Büyükelçisi, Tarihçi Dr. Janos Hovari’nin 20 Eylül 2013 de Sigetvar’da “Kanuni Szigetvar’da” başlıklı bilimsel panelde yaptığı konuşma metni “Sigetvar’daki Osmanlı Türk geçmişi bağlamında 16-17. Yüzyıl Türk Macar ilişkilerinin 21. Yüzyılda yorumlanması için düşünceler”   

*Pecs Üniv. Tarih Enstitüsü Arkeoloji Enst. Başkan Yardımcısı Erica Hancz; “Osmanlı kaynaklarına göre Kanuni’nin Sigetvar’daki otağ yeri ölümü ve türbesi”,

*Pecs Üniversitesi Haritacılık ve Geoenformasyon Bölümünden Doç Dr. Peter Gyenizse-Doktora öğrencisi Zita bognar; “Sigetvar çevresi’nin haritacılık ve jeoenformasyon yöntemleri ile 16 ve 17. Yüzyıl peyzaj rekontrüksiyonu”,  

*Mate Kitanics; Zigetvar-Turbek; 17. Ve 18. Yüzyıllara ait Macarca, Almanca ve Latince kaynaklar temelinde kanuni Sultan Süleyman’ın mezarının oluşturulduğu bölge,

*Doç.Dr.Denes Sokcseits;Hırvatlar arasında yeni dönemlerde Zrinyi Kültü.

*Prof. Dr. Ferudun Emecen; Kanuni Sultan Süleyman’ın “kayıp” Türbesi üzerine notlar.

 

Macaristan Büyükelçisi Dr. Janos Hovari’nin sadece Kanuni Sultan Süleyman’ın hatırası değil “ en az 20 000 Osmanlı Türk askerinin işaretsiz mezarı “ olduğuna dikkat çektiği, 20 Eylül 2013 de Sigetvar’da “Kanuni Szigetvar’da” başlıklı bilimsel panelde yaptığı konuşma metni “Macar - Osmanlı ilişkilerinin 21. Yüzyılda Yorumlanması”   

 

Savaşı Şair Miklos Zirinyi Destanlaştırmış

"Török afium ellen valö orvossâg" (Türk Afyonuna Karşı ilaç) adlı eserinde Türklerin Macaristan'dan nasıl kovulacağını anlatan Kont Miklos Zrinyi, 1651'de yayınladığı, Macar Edebiyatının şaheseri kabul edilen "Szigeti Veszedelem" (Zigetvar Tehlikesi) adlı destanla, atası Miklos Zrînyi'nin 1566 da Türklere karşı yaptığı başarılı Zigetvar savunmasını ebedileştirmiştir. Macarların yenilgisini büyük bir manevi zafere dönüştürmüş, Osmanlının zaferlerini ise elinden geldiğince küçültmüş ve basitleştirmiştir. Zrínyi, kuşatmanın sonucunu Macarların şanlı, mert yenilgisi; Osmanlının sönük zaferi şeklinde göstermiştir. Bir avuç Macar’ın neler yapabileceğini göstererek gelecek nesillere örnek oluşturmuş öğütler vermiş; onlara dini duygular, yurtseverlik ve ailevi bağlılık gibi temel kavramları aşılmaya çalışmıştır. Bunun içinde tarihsel gerçeklik onu pek de bağlamamıştır; tarihçi değil, şairdir. Eserinde “Zrínyi sayısız Osmanlı askerini öldürdükten sonra Sultan Süleyman’la teke tek dövüşür. Sultan Süleyman, Zrínyi’nin dengi bir savaşçı olarak değil, sadece onun gücüne boyun eğen biri olarak gösterilmiştir. Zrínyi’nin Sultan Süleyman’ı öldürmesinin ardından Sultanın ruhu zebaniler tarafından cehenneme götürülür. Buna karşın Zrínyi’nin ölümü azizlere ve kahramanlara yakışacak cinstendir. Önünde kimsenin duramadığı Zrínyi’yi ancak bir yeniçeri uzaktan tüfekle alnının ortasından vurarak öldürülebilmiştir.”

 

Peçevi Tarihi’ne Göre Padişah’ın otağı

Padişah’ın otağı Sigetvar’ın üst yanında göl kenarında kurulmuş bulunuyordu. Fakat burası kaleden atılacak topların menzili içinde bulunduğundan padişahın orada konaklaması uygun görülmedi ve şimdi mübarek türbesinin kurulmuş olduğu yere taşındı. Ancak burafı her tarafı sık ve geçilmesi zor diken ve çalılarla kaplı bir meşelik idi. Hemen mir-i ahurun baltacıları ve padişah has hizmetçileri üşüşerek temizlediler ve eşsiz bir düzlük haline getirdiler. Ondan sonra başka çadırlar da kuruldu ve ilk önce kurulan otaklar kalenin fethine kadar kaldırılmadı.

 

Peçevi Tarihi’ne Göre Kale Beyi Zerenski Miklós’un ölümü

 “...Zerenski Miklós diye tanınmış ve kahramanlığı ile ün salmış bir kafir olan kalebeyi, ne hale düştüğünü anlayınca, başına turna telleri taktı, kumaş giysilerini giydi ve cebine yüz altın koyarak boynunu kesen gaziye armağan olsun dedi. Kafirlerin yazdıklarına bakılırsa, onun atalarından kalma bir kılıcı vardı; onu kuşandı ve İslam askeri üzerine atıldı. Karşı taraftan bir gazi göğsüne bir tüfek vurdu, ondan sonra başına bir ok isabet etti ve pis canını cehennem zebanisine yolladı” (Peçevi, 1992: 294).

 

Zrinyi Ailesinin Macar Kahramanları Miklos Zrinyi –İlona Zrinyi

Sultan Süleyman’ın ordularını Sigetvar’da durduran Miklos Zrinyi, kendi çağında Osmanlı Türk karşıtı mücadelenin belirleyici simalarından biri olmuştur. Torununun torunlarından biri olan Miklos 1566 yılındaki çarpışmalar hakkında müthiş bir destan yazmış, bir diğer torununun torunu Peter, Osmanlı ile ittifak kurmuş, ve bunun için çok sayıda arkadaşı ile infaz edilmiştir. Peter’in kızı, yani  Sultan Süleyman’a karşı Sigetvar’ı savunan Miklos Zrinyi’nin torununun torunu İlona Zrinyi Anadolu’daki İzmit’te Osmanlı’da mülteci olarak yaşayan İmre Thököly’nin eşi olarak 1703 te vefat etmiştir.   Geçen hafta İzmit-Karatepe’de İmre Thököly- İlona Zrinyi Türk Macar Dostluk Derneği’nin organizasyonunda İmre Thököly’nin ölümünün 308. Yıldönümünün oradaki güzel etkileyici  İmre Thököly- İlona Zrinyi anıtı önünde yad ettik.    

Yarın, Shekesfehervar

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim